VGM HOME PAGE
by Bedri Özgür...
powered by Sinan Sarıcı


NBA PANORAMA
by Alim Karasu

ROOKIEWATCH
by Ali Umut Yorulmaz...
powered by Emre Afşar & Ferhat Şoför.

BATUG.COM FORUM
by Murat Yüce... Gir, takıl.

2 RESİM arasındaki 7 FARK
by Ercan GÜLTEKİN

VOTW (visitor of the week)

POWER RANKINGS
by Mete ACAR... Haftalık.


NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

SALARY CAP

TRANSITION
NBA'den haberler...

O DEDİ, BU KODU!
Takas / transfer geyikleri...

WASSUP

ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı... İlaveten, sürpriz yazılar!

KNICKS TARİHİNDEN
Son 10 yıldaki yanlış takaslar


COURTSIDE
Emre GÖLLÜ'den Çin ve Rusya maçları yorumu

Takım gibi oynayınca...

Büyük umut ve beklentilerle gittiği Indianapolis'ten dokuzunculukla döndü 12 Dev Adam. İkinci tur maçlarında ardarda İspanya ve Yugoslavya hezimetlerinin yarattığı moral bozukluğunun etkisi acaba klasman maçlarına da yansır mı diye tereddüt içerisindeydik doğrusu. Neyse ki korktuğumuz başımıza gelmedi.

İlk maçta Çin karşısında başa baş bir mücadele yaşandı. Pota altı savunmamız sürekli aksadı, Yao Ming'i bir türlü durduramadık. Bateer de, oyunda olduğu zamanlarda savunmamızı zorladı. Savunmada başarılı olamayan uzunlarımız, hücumda ise son derece etkiliydiler. Özellikle Mehmet Okur, içeriden ve dışarıdan bulduğu sayılarla kendini gösterdi. İlk periyodda Yao Ming'in yanından dolaşıp vurduğu smaç zihinlerden kolay silinmeyecektir tahminimce. Hüseyin Beşok da savunmada yok gibiydi ancak hücumda kendini gösterdi.

Oyun kurucu pozisyonunda Hakan'ın yerine Hidayet yer aldığında, sahada skor gücü daha yüksek bir beş gördük. Hidayet de, yaptığı asistlerle yerini yadırgamadığını gösterdi. Sevindirici olan unsur, Hidayet'in gereksiz zorlamalardan kaçınıp takımı oynatmayı düşündüğü zaman çok daha faydalı olacağının tescillenmesiydi.

Takım olmanın sinyallerini veren bir oyun ortaya koyunca, savunmadaki pota altı sorunlarımıza rağmen Çin'i devirdik.

Diğer rakibimiz Rusya'da bizim gibi hayal kırıklığı yaşamaktaydı. İlk periyodda takımımızdaki durgunluğu ve "âdet yerini bulsun diye maç oynama" havasını görünce endişelendik. İlk yarıda Rusların dış şutlardaki yüksek isabet yüzdesi, skorun onların lehinde olmasını sağladı.

İkinci yarıda ise sahada özlenen 12 Dev Adam vardı. Haluk Yıldırım savunmayı derleyip toparladı, hücuma hareketlilik getirdi. Hidayet oyun kurucu pozisyonunda takımı iyi organize etti. Kaptan Harun'un son periyodda canını dişine takarak yaptığı savunma ve kritik anlarda kazandırdığı sayılar takımımıza hayat verdi. 17 sayı geriye düştüğümüz maçta öne geçmeyi ve üstünlüğümüzü koruyarak galip gelmeyi başardık. Suskun silahımız İbrahim Kutluay, 20 sayısıyla göze çarptı. Ancak savunmada yine adamını sürekli kaçırdı. Mirsad, tamı tamına 19 ribaunt alarak büyük katkı yaptı.

İlk defa takımızı gerçek kimliği içerisinde gördük ve kendi kendimize "neden son maça kadar beklediniz?" diye sormadan edemedik. 12 Dev Adam'a yakışan mücadele sahaya yansıyınca başarının gelmesi kaçınılmazdı.

Takım gibi oynayınca oluyormuş demek ki... Keşke bunun bilincine daha erken varabilseydik. Avrupa Şampiyonası'na diyelim artık…

Her iki maçta da ortaya koyduğu özverili mücadele için Haluk Yıldırım'a ayrıca teşekkürü borç biliyorum.

egollu@hotmail.com