VGM HOME PAGE
by Bedri Özgür...
powered by Sinan Sarıcı


NBA PANORAMA
by Alim Karasu

ROOKIEWATCH
by Ali Umut Yorulmaz...
powered by Emre Afşar & Ferhat Şoför.

BATUG.COM FORUM
by Murat Yüce... Gir, takıl.

2 RESİM arasındaki 7 FARK
by Ercan GÜLTEKİN

VOTW (visitor of the week)

POWER RANKINGS
by Mete ACAR... Haftalık.


NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

SALARY CAP

TRANSITION
NBA'den haberler...

O DEDİ, BU KODU!
Takas / transfer geyikleri...

WASSUP

ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı... İlaveten, sürpriz yazılar!

KNICKS TARİHİNDEN
Son 10 yıldaki yanlış takaslar


COURTSIDE
Gökhan ÖZŞAHİN'den "the lighter side of WBC"

WBC: World Basketball Comics!

Merhaba sevgili batug.com takipçileri, basketbol şampiyonası devam ederken aklıma bu şampiyonada gördüğüm komik, garip, eksantrik olayları yazmak aklıma geldi. Yaradana sığınıp yazayım dedim.

Murat Kosova & Mehmet Baturalp'den inciler

-- Ayuso, ismine benzer bir hareketle faul yapıyor. (Aşağıda değineceğim bu olaya)

-- Batur abi sen de her maçı 100-0 alalım diyorsun...


-- Bak adamlar içeriye ne kadarrrr rahat giriyolla, ne kadarr çabuk sayı buluyolla Murat... Hayret yani, hayret! (Yazım hatası değil, Batur abi farkı)

-- Kerem topu arkadaşına aktarırken bana baktı, selam verdi, arada asistini de verdi.

-- Çinli hakemin faul kararlarına şaşırmamak elde değil, herşeye faul çalıyor, mola sırasında bana da çaldı.

-- Mirsad içeriye kıvrıldı ve muhteşem bir turnike...
(Bu esnada senkronize şekilde Baturalp'le "Ouuuv, waaauuv" sesleri çıkarır.)

-- Amerika'da bu harekete cinayet denir, Varajeo (o idi sanırım) katil gibi sayın seyirciler. (İdrak süreci başlar, 2 dakika geçer...) Sevgili seyirciler az önce yaptığım benzetmeden dolayı sizden özür diliyorum. Tabii Varajeo'dan da özür diliyorum.

Not: Murat abi en sevdiğim basketbol spikeridir, Murat Murathamoğlu'ndan bile çok severim ama bu aşırı heyecanlı tepkileri nedeniyle çok pot kırdı, Ayuso örneğinde de görüldüğü gibi...

Şampiyonanın gülleri

-- Yeni Zelanda seyircisini ayakta alkışlamak gerek. Her hareketleri jeneriklik, her davranışları takdir edilmesi gereken bir taraftar türü. Bizim seyircimizin renkli olduğundan dem vurulur ama Yeni Zelanda seyircisi çok daha ilgi çekici hareketlerde bulunuyor. Örneğin Amerika maçında Amerika ilk 5'i anons edilirken gazeteleri kaldırıp "İlgilenmiyoruz" havaları güzel bi başlangıçtı. Maç esnasında da "USA" diye bağıran Amerikan seyircisine inat "SA" (es ey) diye bağırdılar. Olağan hale getirdikleri 3. periyot veya 4. periyot başlangıcındaki "Haka Dansı" da turnuvanın en renkli görüntüsüydü. Ayrıca Yeni Zelanda takımı Haka Dansı'nı yaparken salonda tek ses bile çıkmıyor. Aslında moral bozması gereken bir dans olsa da, şampiyonada "tın" havasında oynayan Amerika takımı bu dansı gülerek izledi, bitiminde de seyircilerle beraber alkışladılar. Yeni Zelanda takımı, şampiyonanın en renkli takımıdır benim gözümde.



-- Gruplar açıklandığında "Porto Riko" takımıyla bayağı bir dalga geçmiştim. İnsan cahil olmayagörsün işte, şu an bu rezilliği yaşıyorsak sorumlusu Porto Riko'dur. İhtiyar delikanlıların muhteşem oynadığı bu takımda Ayuso, Ortiz, ne kadar güçlü olduklarını bize ve benim gibi dikkatsiz, tembel basketbolseverlere göstermiş oldu. İspanya maçından bahsedip Gasol hayranlarını üzmek istemiyorum bile... Otur, 10!

-- Amerika-Yeni Zelanda maçının ilk yarısını izledim ve yatağa gömüldüm, mâlum ertesi gün iş var... İlk yarı 43-40 Amerika lehine tamamlanmıştı ve Yeni Zelanda gayet güzel bir oyun oynuyordu. Yatarken de "kaba hesap 90-80 Amerika alır" demiştim. Halt etmişim! Yeni Zelanda'dan 20 alıp Amerika'ya eklemem gerekiyormuş.

Şampiyonanın dikenleri

-- Sert oyun stili ve yaptıkları çirkeflikle dikenliğe takım halinde aday olan bir takım olacaksa eğer, bu elbet Brezilya Milli Takımı olmalıdır. İyi oynayabilirsiniz, defansif özellikleriniz sert de olabilir ama bu sertlik rakip oyuncuların sağlığını tehlikeye sokacak bir hale geliyorsa, burada bir sorun var demektir. İlginç olan, Brezilya'nın bu tutumunun herhangi bir basketbol otoritesi, kişisi, severi tarafından hiç vurgulanmamış olduğudur. Tamam, "katil" demek spikerlik için çam devirmektir de, olayı görmezlikten gelip "Türk Milli takımı kötü oynadı, yuh size be" demek de abesle iştigâldir.

-- Diğer ülke taraftarlarını pek ilglendirmese de, Türk seyircisi olarak NTV'nin reklam politikası beni ve arkadaşlarımı çileden çıkardı. Hido sağdan kaptırmış gidiyor, bir bakıyorum Hido yok, Hido'nun yerinde bir tüp var, "boşunu Türkiye'nin her yerinden 2.000.000 (yazıyla 2 milyon) TL'ye alabilirsiniz" gibi birşeyler yazıyor. Altında yazı yazmasa, sahaya canlı bomba girdi diyecektim! (Canlı bomba tüple dalıyor, süper hayal gücü varmış bende de!)

Şampiyonanın safları

-- Şampiyonanın safı, kişisel istatistik özürlü yayıncı kuruluş. Maç sırasında kim ne yapmış, takımların şut ortalamaları nedir, kim kaç faul almış, sınırda olanlar kimler, hiçbirini göremedik. Altı kaval üstü şişhane iki cızt bızt kayan resim, bilmem kaç sayı, bilmem kaç ribaunt, o kadar. "Ya bu adamların ortalamaları nedir, ne değildir, insanlar merak eder" diye düşünmediniz mi hiç? Tek kelimeyle REZALET!

Şampiyonanın gafları

-- Sanırım en büyük gafı Murat abi yaptı, o da yaptığı gafı farkedip hatasını telafi ettirdi. Slow motion'larda yine yayıncı kuruluşun yavaş kaldığını gözlemledim. Amerika'nın bloklarına yetişemediler gariplerim... Ayrıca tribünlerin boş kalması, Amerika'ya yaz aylarında organizasyon yaptırılmaması gerekliliğini de gösterdi.

Turnuva devam ediyor... Yazının başında da belirttiğim gibi, şampiyon mantık olarak Amerika olarak gözükse de, çoğu aslanın (sizlerin) gönlünde Arjantin yatıyor. Türkiye'nin de kağıt üzerinde şansı olsa dahi, ben pek ihtimal veremiyorum. Yine de kalbimiz 12 Dev Adam'la... (Detroit News bizimkilere "Team Eminem" demiş. Güzel benzetme!)

Herkese bol smaçlı, bloklu, 360'lı maçlar.

gozsahin@net-urartdutyfree.com