VGM HOME PAGE
by Bedri Özgür...
powered by Sinan Sarıcı


NBA PANORAMA
by Alim Karasu

ROOKIEWATCH
by Ali Umut Yorulmaz...
powered by Emre Afşar & Ferhat Şoför.

BATUG.COM FORUM
by Murat Yüce... Gir, takıl.

2 RESİM arasındaki 7 FARK
by Ercan GÜLTEKİN

VOTW (visitor of the week)

POWER RANKINGS
by Mete ACAR... Haftalık.


NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

SALARY CAP

TRANSITION
NBA'den haberler...

O DEDİ, BU KODU!
Takas / transfer geyikleri...

WASSUP

ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı... İlaveten, sürpriz yazılar!

KNICKS TARİHİNDEN
Son 10 yıldaki yanlış takaslar


COURTSIDE
Emre GÖLLÜ'den Lübnan-Türkiye recap ve ikinci tur preview

Lübnan'ı çok kolay aştık
hedefte boğalar var artık

İlk iki gün ard arda şok yenilgilerle bozulan moraller, Lübnan galibiyetiyle biraz olsun düzeldi, On İki Dev Adam'da. Her ne kadar Lübnan, bizim ayarımızda olmayan, şampiyonaya katılmayı dahi başarı addeden bir ekip olsa da, özellikle Brezilya'ya karşı alınan son saniye mağlubiyetinin getirdiği moral bozukluğu, "acaba mı?" diye bir şüphe bırakmıştı içimizde.

İlk periyodda biraz zorlansak da, ikinci periyodun başından itibaren oyuna hakim olduk ve yakaladığımız üstünlüğü de, farkı gitgide açarak maçın sonuna kadar devam ettirdik.

Pota altımız kendine geldi

Kanımca bu maçın en önemli kazancı, uzunlarımızın kendini bulması oldu. Sakatlıktan dolayı iyi bir hazırlık dönemi geçirmeyen ve idman eksiği olan Hüseyin Beşok, ilk iki maçta varlık gösterememişti. Lübnan karşısında oyuna sonradan girip uzun süre sahada kalmamasına rağmen pota altında çok etkili oldu. Ribaundlarda rakiplerine göz açtırmadı. Mehmet Okur da, Mirsad dinlendirilince ilk beş başladı ve gerçek oyununu sahaya yansıttı. Vogel, Khouri gibi kendine kıyasla kalın oyuncularla iyi boğuştu. Hücumda da çok etkiliydi. Kaydettiği 27 sayıyla sahanın yıldızı oldu. Bu iki oyuncumuz, adeta üzerlerindeki ölü toprağını atıp gerçek kimliklerine kavuşunca, takımımızın itici gücü oldular.

Kaya, savunmasıyla devleşti bu şampiyonada. Hücum yönünü geliştirmesi ise mutlak bir şart. Özellikle de şutunu geliştirir ve yüzü dönük oynamaktan çekinmezse, savunmada olduğu kadar hücumda da rakiplerin korkulu rüyası haline gelecektir.

Back-court

İbrahim savunmada daha derli toplu ve şut seçimlerinde daha dikkatliydi. Ondan daha fazla verim almak için yapılması gereken, onun liderliğini öne çıkarmak ve rakip savunmanın baskısından bunalmadan skor üretebilmesi için özel set veya setler oynamak. El üzerinden zorlama şut atıp da kaçırdığında, İbo'nun fiziksel ve moral performansında düşme oluyor. Oysa boş pozisyonda attığı cezalandırıcı üçlüklere çok ihtiyaç duyuyor takımımız.

Kaptan Harun, alıştığımız üçlükleriyle skora katkı sağladı. Takımın, onun ağabeyliğine ve tecrübesine önümüzdeki kritik maçlarda ihtiyaç duyacağı muhakkak. Kritik anlarda oyun kuruculuğu üstlenebilmesi de, tempoyu ayarlamamız bakımından önemli bir avantaj olacak kanımca.

Hidayet'in skora katkısı ilk iki maça nazaran daha düşük olsa da, savunma ve hücumdaki dengeli oyunu olumluydu. Gereksiz kahramanlık psikolojisine kapılmayıp zorlama atışlardan kaçındığında takıma hiç şüphesiz daha yararlı oluyor. Hido, çok yönlü ve değerli bir oyuncu. Kendine has özelliklere sahip. Bu özellikleri olumlu katkıya dönüştürebilmek için de daha kontrollü olması ve NBA tecrübesini arkadaşlarını da destekleyecek şekilde sahaya yansıtması şart.

Rakibimiz Lübnan'da takımın lideri olarak gösterilen El Khatib, inişli çıkışlı bir grafik çizse de bize karşı iyi bir oyun sergiledi. John Neumann onu skorer gard pozisyonunda da kullanacak anlaşılan bundan sonra. Tanıdık bir sima olan Joe Vogel, kariyerinin olgunluk döneminde güzel oyunlar çıkardı, takımının tüm maçlarda skor gücünü üstlendi. Lübnan takımında dikkatimi çeken iki isim daha oldu: Charles Bardawil ve Roy Samaha. Bardawil iyi bir şutör, boş şutları hiç affetmiyor yalnız savunması yok denecek kadar etkisiz. Samaha da atletik bir uzun ancak hücumda vücudunu yeterince kullanamıyor. Bu eksikliklerini telâfi ettiklerinde, bu iki oyuncunun adlarından daha da söz ettireceklerini düşünüyorum.

İspanya maçı ne olur?

Şeytanın bacağını kırarak Avrupa Şampiyona'sındaki grup maçında yendiğimiz İspanya ile bu sefer bir ölüm-kalım maçı yapacağız, deyim yerindeyse. İlk turda aldığımız iki yenilginin telafisinde ilk adım için Boğalar'ı yenmemiz şart gözüküyor.

İspanya, üçte üç yaptığı ilk tur maçlarında "turnuvanın en iyi savunma yapan takımı" hüviyetindeydi ve takımın saha içi organizasyonunda uyum üst düzeydeydi. Yani, bizim sıkıntı çektiğimiz hususlarda onlar başarıyı yakalamışlardı. Mücadelenin boyutunu değerlendirmede bu unsur son derece önemli olacak kanımca. Etkili bir uzun oyuncuları olmamasına karşın -burada, Gasol'u nevi şahsına münhasır stilinden dolayı imtina ediyorum- takım kurgusu iyi işleyince Yugoslavya'yı dize getirdiler.

NBA'de başarılı bir çaylak sezon geçiren Pau Gasol, takımın lideri konumunda. Garbajosa ve Navarro da ona ayak uydurunca, takımı hücumda bu üçlü taşıyor. Çiçeği burnunda NBA oyuncusu Navarro, dış şutlarıyla tam bir belâ. İkinci bir Ayuso vakası yaşamamak için onu iyi savunmamız şart. Bu noktada İbrahim aksarsa, kenarda Ömer ve Haluk unutulmamalı.

Paint'te avantajlı olabiliriz

Garbajosa dışında Alfonso Reyes, Felipe Reyes, Paraiso ve Junyent, İspanya'nın diğer uzunları. Gerçi uzun oyuncu kavramının boyutları tartışılır burada çünkü bu dörtlünün en uzunu Junyent 2.07 boyunda. Bizim Mirsad ve Hidayet kadar yani. Mehmet Okur ve Hüseyin Beşok günlerinde olursa pota altında onlara üstünlük sağlamamız kaçınılmaz. Mirsad'ın da onlara katılımı ibreyi lehimize döndürür. Asım ve Kaya gibi kora koru seven iki uzunumuz daha olduğu da unutulmamalı.

Dış şutlarda ise İbrahim, Harun ve Hidayet kozlarımız olacak. İbrahim'e setlerle boş şut attırmamız şart. Büyük olasılıkla Angulo ona baskılı savunma yapacak. Angulo, savunmasının yanı sıra hücumda da ekstra katkı sağlayabilecek bir oyuncu. Felipe Reyes ile de Hidayet'e top aldırmamaya çalışacaklar sanıyorum.

Kronik hastalığımız basit top kayıplarından kaçınmak için Kerem'e büyük görev düşüyor. Takımı iyi organize etmeli ve öncelikle pota altı adamlarımıza top indirmeye çalışmalı oyun kurucumuz.

Kıssadan hisse: Maçın anahtarı pota altında kanımca. Pota altında onlara belirgin üstünlük sağlarsak, savunma dirençlerini daha kolay kıracağımızı düşünüyorum. Porto Riko gibi eşleşmeli alan savunması uygularlarsa da, uzunlarımızın zorlama yapmadan topu dışarı çıkarıp şutörleri devreye sokmaları gerekiyor. Ne olursa olsun, Gasol ve Navarro'ya çok dikkat etmek lâzım.

Haydi On İki Dev Adam, Avrupa Şampiyonası'ndaki galibiyetin tesadüf olmadığını gösterin Boğalara.

egollu@hotmail.com