İlk
turun ardından...
Milli Takımımız
için beklenildiği gibi geçmeyen ilk turun ardından, şampiyonadaki
genel izlenimlerimi kısaca paylaşmayı arzuluyorum sizlerle.
Takımlar
Indianapolis'e gelirken, otoritelerin ortak görüşü, ABD, Yugoslavya,
Arjantin ve İspanya takımlarının favori konumunda olduklarıydı.
Milli Takımımızın yanı sıra Rusya ve Almanya da sürpriz yapabilecek
takımlar olarak belirtiliyordu.
Favoriler arasında kim ne yaptı?
İspanya
ve Arjantin, kollektif uyum bakımından en üst düzeyde takımlar
olarak göze çarptılar. Performansını herkesin merakla beklediği
Arjantin, "motion offense" tarzı oyunuyla,
Ginobili'nin liderliğinde iddialı olduğunu gösterdi.
İspanyollar
da adeta takım savunması dersi verdiler herkese. En uzun pivotları
2.07 olan Boğalar, yaptıkları yardımlaşmalı savunmayla rakiplerine
pota altında göz açtırmadılar. Yugoslavya'ya karşı aldıkları
galibiyet, son periyodda zorlansalar da, güçlerinin gerçek
göstergesi oldu. Çaylak NBA oyuncusu Gasol, skorda takımını
sırtladı. Navarro ve Garbajosa da ona ayak uydurdular.
Yugoslavya'da
takım içi uyum sorunları ortaya çıktı. İspanya'ya karşı beklemedikleri
bir mağlubiyet aldılar ve savunma zaafları ortaya çıktı. Stojakovic'in
fazla şahsileşen oyunu rahatsızlık yarattı. Bodiroga etkisiz
ve isteksiz bir görüntü çizdi. Vujanic, iyi kumaş olduğunu
gösterdi. Cabarkapa için yorumu erken görüyorum, yeterince
süre alamadı.
Ve diğerleri...
İlk turda
hiç şüphesiz ki Elias "Larry" Ayuso rüzgarı esti.
Porto Rikolu oyuncu, Arroyo'nun sakatlığında takımının
lideri oldu ve bizi de tek kelimeyle yıktı. Maç başına 30
sayı ortalamayla oynaması, takımını ikinci tura taşıdı. Ortiz
de yıllanmış şarap gibiydi.
En fazla
merak edilen ekiplerden biri olan Yao Ming'li Çin,
Almanya ve ABD karşısında iyi mücadele etti. Hücumda Yao Ming'e
eşlik eden olmayınca, mağlubiyetten kurtulamadılar.
Esas sürprizi
ise Yeni Zelanda yaptı. Sean Marks ve Cameron'ın yıldızlaştığı
maçta Rusya'yı yenmeyi başardılar. Yeni Zelanda'nın, kendilerine
"all blacks" diyen şampiyon bir rugby takımından
borç aldıkları ve maç öncelerinde yaptıkları danslarıyla "tall
blacks", anılarda hoş bir yer edinecek. Yeni Zelanda'yı
iyi bir takım oyunu örneği olarak nitelemekte yarar görüyorum.
İkinci turda can yakabilirler.
Kanada,
NBA yıldızlarından yoksun olunca, kolu kanadı kırık görüntüdeydi.
Angola'ya da mağlup olunca, klasman grubuna gittiler. Kimbilir
Nash oynasaydı ne olurdu?
Şampiyonaya
seyirci ilgisinin azlığı üzücüydü. Ev sahibi ABD bile yeterince
seyirci toplayamadı. Bu konuda Milli Takımımızın şanslı olduğunu
vurgulamak lâzım.
Sönük geçen
ilk turun ardından, ikinci tur maçlarının daha renkli geçmesi
dileğiyle iyi seyirler.
egollu@hotmail.com