VGM HOME PAGE
by Bedri Özgür...
powered by Sinan Sarıcı


NBA PANORAMA
by Alim Karasu

ROOKIEWATCH
by Ali Umut Yorulmaz...
powered by Emre Afşar & Ferhat Şoför.

BATUG.COM FORUM
by Murat Yüce... Gir, takıl.

2 RESİM arasındaki 7 FARK
by Ercan GÜLTEKİN

VOTW (visitor of the week)

POWER RANKINGS
by Mete ACAR... Haftalık.


NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

SALARY CAP

TRANSITION
NBA'den haberler...

O DEDİ, BU KODU!
Takas / transfer geyikleri...

WASSUP

ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı... İlaveten, sürpriz yazılar!

KNICKS TARİHİNDEN
Son 10 yıldaki yanlış takaslar


COURTSIDE
Emre GÖLLÜ'den birinci tur review

İlk turun ardından...

Milli Takımımız için beklenildiği gibi geçmeyen ilk turun ardından, şampiyonadaki genel izlenimlerimi kısaca paylaşmayı arzuluyorum sizlerle.

Takımlar Indianapolis'e gelirken, otoritelerin ortak görüşü, ABD, Yugoslavya, Arjantin ve İspanya takımlarının favori konumunda olduklarıydı. Milli Takımımızın yanı sıra Rusya ve Almanya da sürpriz yapabilecek takımlar olarak belirtiliyordu.

Favoriler arasında kim ne yaptı?

İspanya ve Arjantin, kollektif uyum bakımından en üst düzeyde takımlar olarak göze çarptılar. Performansını herkesin merakla beklediği Arjantin, "motion offense" tarzı oyunuyla, Ginobili'nin liderliğinde iddialı olduğunu gösterdi.

İspanyollar da adeta takım savunması dersi verdiler herkese. En uzun pivotları 2.07 olan Boğalar, yaptıkları yardımlaşmalı savunmayla rakiplerine pota altında göz açtırmadılar. Yugoslavya'ya karşı aldıkları galibiyet, son periyodda zorlansalar da, güçlerinin gerçek göstergesi oldu. Çaylak NBA oyuncusu Gasol, skorda takımını sırtladı. Navarro ve Garbajosa da ona ayak uydurdular.

Yugoslavya'da takım içi uyum sorunları ortaya çıktı. İspanya'ya karşı beklemedikleri bir mağlubiyet aldılar ve savunma zaafları ortaya çıktı. Stojakovic'in fazla şahsileşen oyunu rahatsızlık yarattı. Bodiroga etkisiz ve isteksiz bir görüntü çizdi. Vujanic, iyi kumaş olduğunu gösterdi. Cabarkapa için yorumu erken görüyorum, yeterince süre alamadı.

Ve diğerleri...

İlk turda hiç şüphesiz ki Elias "Larry" Ayuso rüzgarı esti. Porto Rikolu oyuncu, Arroyo'nun sakatlığında takımının lideri oldu ve bizi de tek kelimeyle yıktı. Maç başına 30 sayı ortalamayla oynaması, takımını ikinci tura taşıdı. Ortiz de yıllanmış şarap gibiydi.

En fazla merak edilen ekiplerden biri olan Yao Ming'li Çin, Almanya ve ABD karşısında iyi mücadele etti. Hücumda Yao Ming'e eşlik eden olmayınca, mağlubiyetten kurtulamadılar.

Esas sürprizi ise Yeni Zelanda yaptı. Sean Marks ve Cameron'ın yıldızlaştığı maçta Rusya'yı yenmeyi başardılar. Yeni Zelanda'nın, kendilerine "all blacks" diyen şampiyon bir rugby takımından borç aldıkları ve maç öncelerinde yaptıkları danslarıyla "tall blacks", anılarda hoş bir yer edinecek. Yeni Zelanda'yı iyi bir takım oyunu örneği olarak nitelemekte yarar görüyorum. İkinci turda can yakabilirler.

Kanada, NBA yıldızlarından yoksun olunca, kolu kanadı kırık görüntüdeydi. Angola'ya da mağlup olunca, klasman grubuna gittiler. Kimbilir Nash oynasaydı ne olurdu?

Şampiyonaya seyirci ilgisinin azlığı üzücüydü. Ev sahibi ABD bile yeterince seyirci toplayamadı. Bu konuda Milli Takımımızın şanslı olduğunu vurgulamak lâzım.

Sönük geçen ilk turun ardından, ikinci tur maçlarının daha renkli geçmesi dileğiyle iyi seyirler.

egollu@hotmail.com