Brezilya'dan
acı kahve!
Kan ağlıyoruz
iki gündür. Ekran başında gözlerimize inanamıyoruz. On İki
Dev Adam'a neler oluyor, anlayamıyoruz.
İlk gün
Porto Riko kazâsı oldu, turnuvaya iyi başlayamadık. Ortiz
ve Ayuso, Mincy'den de bir nebze destek alıp bizi dağıttı.
Gereken dersleri ivedilikle alalım da, Brezilya'ya karşı bu
yenilgiyi telâfi edelim diye umduk. Ama yine üç adama teslim
olduk: Machado, Rogerio Klafke ve Anderson Varejao.
Kararlı
ve etkili başladık ama...
Aslında yazmaya hiç de isteğim yok. Dün akşam maçın sonundaki
duygularımı kelimelerle tarif edemiyorum. Üzüntü, hayal kırıklığı,
çaresizlik; sanki hepsi bir yumak oluvermiş bir anda. Ne güzel
başlamıştık maça oysa... Daha agresif, yırtıcı bir beş sahadaydı.
Brezilya'nın sertliğine aynı şekilde cevap verecektik. Hücumda
da daha dengeliydik. Acele şut atmıyorduk. Oyuncularımız adeta
parmak ısırtan asistler yapıyorlardı birbirlerine.
Hidayet
ve Mirsad çok etkiliydi skorda. Machado biraz parlayınca,
üzerine Hidayet verildi ve onu biraz olsun durdurdu. Brezilya'da
skoru sürükleyecek başka adam da yoktu ilk beşte. İbrahim
de oyuna isabetli bir üçlükle başlamış, gününde olacağının
sinyallerini vermişti. Pota altında Asım, hücumda katkı yapamıyor
ancak iyi savaşıyordu. Ne yazık ki basit faulleri çok çabuk
aldı ve en ihtiyaç duyacağımız dönemde oyun dışı kaldı.
Diğer
uzunlardan da hiçbir katkı gelmemesine rağmen, Hidayet ve
Mirsad'a oyunda olduğu zamanlarda Harun'un da katılmasıyla
skorda liderliği bırakmadık. İbrahim'in 13 sayısı var ama
istatistiklerine bakınca değerlendirme farklı oluyor maalesef:
0/5 iki sayı, 3/9 üç sayı. Neredesin gerçek İbo? Oysa o kadar
ihtiyacımız vardı ki sana.
İlk
üç periyoddaki oyunumuza "maşallah" dedik tahtaya
vurduk, nazarımız değmesin diye korktuk. Farkı 16 sayıya kadar
çıkarmıştık, takım havaya girmişti. Üçüncü periyodun sonunda
da 14 sayı ilerideydik. Olacaktı galiba bu sefer.
Bir anda bambaşka bir takım!..
Ama...
Dördüncü periyotta sanki sihirli bir el dokundu oyuncularımıza.
Üç periyot boyunca hücumda sürekli hareket halinde olan, birbirine
harika asistler yapan, dış şutlarda yüzdeli oynayan, savunmada
çok iyi yardımlaşan, ribauntlarda rakibe ezici bir üstünlük
kuran oyuncularımız artık dilimize pelesenk olan o "klasik
ve kronik sendroma" yakalandılar birdenbire.
Savunmada
dengemiz bozuldu. Rakibe kolay pozisyonlar vermeye başladık.
Hücumda o hareketlilik ve çeşitlilikten eser kalmadı. Zorlama
dış şutlar başladı. İlk periyodda hiç top kaybı yapmamıştık,
"inşallah maçın tamamında böyle devam ederiz" derken
basit top kayıpları ardarda geliverdi.
Son 4
dakikadaki paniğe ne demeli. Galip olan taraf biziz, Brezilya'nın
telaşlanması lâzım, tam tersi yaşanıyor sahada! Ortam gerginleşmiş,
sâkin olacağımıza daha da telaşlanıp onların ekmeğine yağ
sürüyoruz. Neden acele atışlar? Genç Kaya gerçek bir cengâver
gibi savaşırken ona yardımcı olamamak niye? Takımın en genç
oyuncularından biri Kaya Peker. Yüreğini ortaya koyarak mücadele
ediyor. Kritik bir ribaund almış potamızın altında, rakip
hemen ona baskı yapıyor. Topu gidip alan yok ondan. Orta sahaya
pas atmaya çalışıyor, top rakibe gidiyor. Bir başka pozisyonda
da topu yandan oyuna sokuyoruz, Kaya'ya pas veriliyor. Baskı
karşısında yine aynı durum. Gereksiz bir faul geliyor sonuçta,
topa sahip olup zamanı lehimize kullanacağımız yerde haybeden
sayı yiyoruz.
Dört faul
atışı kaçırıyoruz. İbrahim bir, Mirsad bir ve son 15 saniyede
Kerem iki. Ya Hidayet'in hava atışından çeldiği top sonrasındaki
basket faule ne demeli. Hidayet, hava atışına çıkacağı rakibinden
uzun. Topu çeleceği yer de belli. Biz, orada bir tek Kerem'i
bırakmışız. Kerem'den 20 santim uzun Anderson Varejao adeta
saldırıp kapıyor topu ve basketi kazandırıyor takımına, bir
de faul. 4 sayı ilerideyken fark aniden bire düşüveriyor.
Kerem'in yanında bir adam daha dursa topu rahatça alacağız
oysa. Hadi oyuncularımız son dakikaların gerilimi ve heyecanı
içinde boş bulundular diyelim. Oyun durmuşken, kenar yönetimden
neden kimse ikâzda bulunmadı?
Şanssızlık lafına sığınmamalı
Machado,
gecenin adamı oldu. Son periyodda tam 12 sayı attı potamıza.
Biz de izledik. Hidayet takımın skor gücünü çekerken yorulduysa
ve onu savunmada zorlanıyorsa neden Haluk ya da Machado'yu
baskıyla rahatsız edebilecek Ömer düşünülmedi? Rogerio Klafke
de bir gün önce çok yüksek yüzdeli oynamış ve oyuna girdiği
andan itibaren skorda etkili ise neden hiçbir önlem alınmadı
ona karşı? Üçlük basket ve faul sonrası yediğimiz 4 sayının
hesabını acı mı ödemeliydik böyle?
Son top
herhalde hiç unutulmayacak. Varejao'nun faul atışından sonra
dengesizce gidip boş döndüğümüz hücum sonrasında rakibin tek
top yapacağı belli olmuş. Machado arkadaşlarına dibe gidin
diye işaret yapıyor, belli ki driplingle zaman geçirip son
topu üçlük kullanacak. Ya herru, ya merru vaziyetinde. Biraz
seyrettik adamı, sonra da onu tutar pozisyondaki Mirsad geri
çekildi, üzerine çıkmadı. O da şutu sokup maçı bitirdi.
Yine
yıkım, yine hüsran
Tamam, iki hakem de rezaletti. Ucuz fauller çaldılar, ilk
devrede geri pası görmezden geldiler. Kerem'in şutu çemberin
üzerindeyken Varejao topu çıkardı. Bunlar en bâriz görünen
yanlışlar. Rakip çirkefti. Sürekli sertlik yaptılar. Bunların
tümüne şahit olduk. Ancak, yine de mazeret mi onaltı sayı
öne geçilen maçta? Topu kenardan oyuna sokarken topa sahip
olunamazsa, alınan hava atışında rakibin topu kapması izlenirse,
bu farkı korunması mümkün mü?
Tam dokuz
tane faul atışı kaçırmışız maç boyunca, dördü yukarıda belirtiğim
gibi son dört dakika içinde. Bunun üzerine de fazla söze hacet
yok herhalde.
Ekran
başında kahrolurken, ABD'nin dört bucağından Milli Takımımızı
desteklemeye gelmiş, içinde hasretle oraya koymuş insanların
yaşadığı acıyı ve hayal kırıklığını hissettim. Daha da üzüldüm.
Gurbetteki o vatandaşlarımıza da yazık değil mi? Hangi takımın
böyle seyircisi var? Ev sahibi ABD'ye bile doğru dürüst destek
yok.
Yüzdük yüzdük,
kuyruğuna gelemedik. Hafızlarda uzun süre kalacak acı bir yenilgi
aldık. İkinci tura büyük avantajla girebilecekken, artık İspanya
ve Yugoslavya'yı düşünmemiz lâzım. İşi çok zora soktuk, yazık
ettik kendimize ve yeşeren umutlarımıza.
egollu@hotmail.com