Orkun ÇOLAKOĞLU yazıyor
NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

O DEDİ, BU KODU!
tıkla!

KNICKS TARİHİNDEN
Son 10 yıldaki yanlış takaslar
tıkla!

ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı...

TRANSITION
NBA'dan kısa kısa...

NBA WALLPAPERS

TÖRKİŞBASKETBOL

YUROBASKET


COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler vs.

Bu kadar fazla mı olmalıydı?

Geçen Cumartesi günü, sitemizin 6. adamlarından Arda Arşık, Oytun Özdemir ve Onur Tuncaboylu'yla beraberdik. Efes Pilsen-BJK maçına gidiyorduk ama aslında bu bahâne. Maksat görüşmek, hatta tanışmak. Zira Oytun ve Arda abilerimle yeni tanıştım. Maçtan ise pek bir beklentim yoktu. 20 sayı civarı bir fark bekliyordum ve içimden, ''Yenmeyi bıraktım, hiç olmazsa son dakikalara kadar maçı başabaş götürsek de heyecan olsa'' diyordum. Ama 32 sayı fark da biraz ağır oldu açıkçası.

Maça başlarken isteğim buydu ve biliyordum ki Beşiktaş, çıldırmış gibi dış şut sokamadığı sürece, Efes'le kafa kafaya mücadele edebilmek için tek şansı, sert savunma yapmak, skoru kısır tutmak ve tempoyu olabildiğince yavaşlatmak. Yani Eurobasket 2001'deki İsrail veya birkaç sene evvelki, Fratello'nun Cleveland'ı gibi...

Nitekim ilk çeyreğin yarısı falan, yani 5-6 dakika kadar oyun böyle sürdü. Ancak bu tempo yavaş yavaş arttı ve bu kez de ilk seçenekteki gibi direnmeye koyulduk, yani yüksek yüzdeyle dış şut atarak. Ancak bunun böyle devam edemeyeceği aşikardı. Nitekim Efes, Beşiktaş'ın dış atıcılarını savunmasıyla sindirince maç çözüldü. Çünkü Beşiktaş'ın uzunları, hücum yetenekleri oldukça sınırlı oyuncular. Özellikle Fatih Solak, çok müsait pozisyonlarda dahi, mecbur kalmadıkça potaya bakmıyor. Adeta Detroitli Ben Wallace'ın bir kopyası, sadece savunmada var.

***

''Efes maçı çözdü'' demiştik. Ne zaman çözdü? İkinci periyodun sonlarında. Üçüncü çeyrekte de iyice açtılar farkı. Beşiktaş da doğrusu biraz erken teslim oldu. Ama o gün Ayhan Şahenk'te Beşiktaş'ı arkadan ittirip gaza getirecek bir seyirci olduğu da söylenemez. Tamam, lig rezalet, takım iddiasız, maçın skoru da belli. Ama bu genç oyuncular en azından Efes ve Ülker maçlarını dolu tribünlere karşı oynayabilmeliler. Zira bu seneki Beşiktaş'ın silahı deli gibi mücadele etmek ve takdir edersiniz ki bu da ancak iyi bir motivasyonla olur. İyi de, boş tribünler önünde böylesine yoğun bir motivasyonu, bu genç oyunculardan nasıl bekleyebiliriz ki?

***

Bir de adetim olduğu üzere, bir ayrıntıya kafayı taktım. Koskoca Beşiktaş'ın basketbol takımının forması bu mudur yani? Bu formayı her kim tasarlamışsa gerizekâlıdır! Salaktır! Andavaldır! Ve Beşiktaş'ın bu formayı, daha doğrusu üzerine BJK arması dikilmiş ve boyanmış bu iç çamaşırını giymesine göz yuman, tuvalette büyük abdestini hallederken çizdiği forma dizaynını kıvırıp o adama bir şekilde iade etmeyen yetkili kişi de, en az o salak tasarımcı kadar salaktır!

***

Sonuçta çok kalitesiz ve zevksiz bir mücadele izledik. Peki olan bizim cumartesi günümüze mi oldu? Kesinlikle hayır! Yahu ben Arda Arşık, Oytun Özdemir ve Onur Tuncaboylu'yla, Kadınlar Matinesi'ne bile giderim. Güldük, eğlendik, geyik yaptık, sitemizin müdavimlerinden değerli Murat Kosova'yla tanışma mutluluğunu yaşadık. Daha ne olsun be?

Kapatın sayfayı!

Not: Benim NBA sezonuyla ilgili tahminler var ya... Siz de aynı kategorilerdeki tahminlerinizi orkunco@excite.com adresine gönderin. Yalnız koç tahmini için kafa patlatmayın boşu boşuna, onu katmıyorum.

(26 Ekim 2001, Cuma)