NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
O
DEDİ, BU KODU!
KNICKS
TARİHİNDEN
ENCORE
Haftanın lafı, gafı ve safı...
TRANSITION
NBA'dan kısa kısa...
TÖRKİŞBASKETBOL
YUROBASKET
COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler
vs.
|
Brickyard,
McLaren'a yaradı
(3
Ekim 2001, Çarşamba)
Değerli Efvanseverler. Geçtiğimiz haftasonu yapılan Indianapolis
(ABD) Grand Prix'si ile ilgili yazımı birkaç gün gecikme ile yazdığım
için hepinizden özür dilerim.Bunun sebebi, iş nedeni ile İstanbul
dışında olmam idi. Fakat şehir dışında olmam tabii ki yarışı seyretmeme
engel teşkil etmedi. Sadece cumartesi günü yapılan sıralama turlarını
seyredemedim.
Şimdi gelelim pazar günü yapılan yarışa...
Pole pozisyonda
(bu sene alıştığımız gibi) Michael Schumacher, ikinci sırada Ralf,
üçüncü sırada Montoya, arkasında Mika (aslında sıralama turlarında
ikinci oldu fakat antrenmanlarda kırmızı ışıkta piti terkettiği
için yarışa dördüncü sırada başladı, bu da başka bir tartışma
konusu!) beşinci sırada Barrichello ve altıncı sırada Heidfeld
vardı. Belirteyim, Coulthard yedinci sırada idi (McLaren'ciyiz
ya!)
Barrichello
çok hızlı başladı
Yarışın başlaması
ile Montoya, Ralf'i geçerek ikinciliğe, Barrichello da Hakkinen
ve Ralf'i geçerek üçüncülüğe çıktılar. Bu arada Coulthard da bir
sıra yükselerek altıncı oldu.
2. turda Raikkonen, takım arkadaşı Heidfeld ve Trulli'nin arasına
sıkıştı ve ön kanadını kaybetti. Bu arada Barrichello (az benzin
alması nedeni ile) git gide hızlanıyordu ve 3. turda Montoya'yı
da geçerek ikinci oldu. İlk iki sırada Ferrariler vardı. Barrichello
devamlı "fastest lap" yapmaya başladı ve 5. turda M.
Schumacher, Barrichello'ya yol vererek takım arkadaşının liderliği
ele geçirmesini sağladı. Barrichello bu arada M. Schumacher'den
de kopmaya başladı. Williams ve McLarenler yerlerini koruyorlar
fakat Ferrarilere fazla yaklaşamıyorlardı.
Williamslar
sırayla yarış dışı
25. turda
Ralf pite girdi, orada 12.5 saniye kaldı (sol arka lastikte problem
çıktı), böylece Ralf yarışa döndüğünde kendini dokuzuncu sırada
buldu. Montoya ise hızlanmaya başladı ve M. Schumacher'e iyice
yaklaşarak yakın takibe aldı. Bu arada 27. turda Barrichello pite
girdi ve çıktığında Coulthard'ın arkasında dördüncü olarak yarışa
devam etti. 34. turda Montoya, M. Schumacher'i geçerek ilk sıraya
yükseldi, ayrıca 36. turda 1.14.448'lik zamanı ile yeni pist rekorunu
da ilan etmiş oldu. Fakat aynı turda pite girdi ve çıktığında
beşinci sırada idi.
Tam bu sırada Williamslar için kabus başladı: 38. turda Ralf Schumacher
kendini pist dışında buldu ve yarış dışı kaldı, sonraki turda
ise Montoya da motor problemi nedeni ile diskalifiye oldu. Bu
haftasonu Williamslar için bitmişti.
Schumi
pite girdi, Mika lider oldu
39. turda
M. Schumacher pite girdi, çıktığında dördüncü sırada idi ve yarışın
lideri Hakkinen oldu. 43. turda D. Coulthard ikinci iken pite
girdi, oradan M. Schumacher'in arkasında, dördüncü olarak çıktı.
46. tura geldiğimizde ise Hakkinen pite girdi ve gerçekten iyi
bir çalışma sonucu M. Schumacher'in önünde ikinci olarak yarışa
döndü. Bu arada sıralamada ilk altı şöyleydi; Barrichello, Hakkinen,
M. Schumacher, Coulthard, Heidfeld, Irvine.
50. turda Barrichello ikinci pit stop için pit alanına girdi ve
yarışın lideri yeniden Hakkinen oldu. Barrichello her tur Hakkinen'e
biraz daha yaklaşıyordu, aynı şekilde Coulthard da M. Schumacher
ile arasındaki farkı kapatıyordu.Yarışın bitmesine 6 tur kala
Barrichello'nun Ferrarisi daha fazla dayanamadı ve motor iflas
ederek yarış dışı kaldı.
Sonuçta Hakkinen, sezonun ikinci birinciliğini ABD'de almış oldu.
Yarış sonunda ilk altı şöyle idi: Hakkinen, M. Schumacher , David
Coulthard, Trulli, Irvine ve Heidfeld.
Fakat yarışın bitiminden bir kaç saat sonra Trulli, arabasının
teknik kurallara uygun olmaması nedeni ile diskalifiye edildi.
Böylece Irvine dördüncü, Heidfeld beşinci ve Alesi de altıncı
oldular.
McLaren
vaziyeti düzeltti
Bu haftasonunun
en kârlı takımı hiç şüphesiz McLaren oldu. Williamsların ikisinin
de yarış dışı kalması, McLaren'i takımlar sıralamasında ikinci
yaptı, ayrıca Ralf ve Barrichello'nun da yarış dışı kalmaları,
sürücüler şampiyonasında ikincilik için David Coulthard'a büyük
bir avantaj sağlamış oldu.
Ayrıca tüm bunların dışında, bu yarışta çok iyi performans gösteren
(dördüncü başladı, birinci bitirdi) Mika Hakkinen'i gelecek sezon
pistlerde görememek herkes için üzücü olacak.
Bakalım M. Schumacher ile başbaşa rekabet edebilecek bir pilot
seyredebilecek miyiz?
15 gün sonra yapılacak olan sezonun son yarışı olan Japonya Grand
Prix'sinde görüşmek üzere, herkese selam ve saygılar.
soysalera@turk.net
Williams,
McLaren'e yaklaştı!
(17
Eylül 2001, Pazartesi)
Merhaba sevgili Efvanseverler. Bildiğiniz gibi bu haftasonu Monza'daydık.
İsterseniz yarıştan önce tüm haftasonuna gözatalım.
Cuma günü yapılan serbest antreman turlarının ilkinde Ferrari,
ikincisinde ise Williamsların üstünlüğünü gördük. McLarenlar ise
zaman ve sıralamadaki yerleri ile mücadeleden ne kadar uzak olduklarını
gösterdiler.
Cumartesi günkü sıralama turlarında ise yine Ferrari-Williams
çekişmesi yaşadık ve ilk dört sıra Montoya, Barrichello, M. Schumacher,
R. Schumacher şeklinde oldu. Bizim McLarenlar ise David Coulthard
önde, Hakkinen arkada olmak üzere 6. ve 7. sıraları alabildiler.
Bu arada Jordan'dan Trulli, iyi bir performansla 5. sırayı haketti.
Start öncesi
gerginlik
Pazar günkü
yarış biraz gergin başladı. Sizlerin de görmüş olabileceği gibi
Michael Schumacher önce kameramanları fırçaladı, sonra da Coulthard
ile arasında (bence küfürlü) hararetli bir konuşma oldu. Bunun
nedeni de Schumacher'in ABD Grand Prix'sinin (15 gün sonra) iptal
edilmesi arzusunda olması, ayrıca Monza'da da yarışmak istememesi
idi. Tabii sebep, ABD'de yaşanan terör olayları ve Cumartesi günü
Almanya Lausitzring'de yapılan CART yarışında Alex Zanardi'nin
(eski Williams pilotu) çok büyük bir kaza geçirerek iki ayağını
kaybetmesi nedeniyle morallerin bozuk olmasıydı.
Önce Coulthard,
ardından Hakkinen yarış dışı
Neyse,
yarış olaysız bir şekilde başladı. İlk viraja gelindiğinde McLaren'da
Hakkinen virajı iyi alamayıp 6 sıra kadar geriye düştü ve 13.
sıraya oturdu. Bu arada Montoya çıkıştaki birinciliğini korudu,
Barrichello ikinci sıradayken, Michael ve Ralf arasında yaşanan
üçüncülük çekişmesinin galibi de Michael oldu. İyi start alan
Jaguarlar da 6. (Pedro de la Rosa) ve 7. (Eddie Irvine) sıralara
kadar çıktılar.
Daha sonra Barrichello, Montoya'yı iyice yakından takip etmeye
başladı, sonunda da liderliğe oturdu. 7. turda Coulthard 5. sıradayken
arabanın arkasından dumanlar çıktı ve arabayı kenara çekti. McLaren-Mercedes'in
motoru iflas etmişti!
Ferrari'de pit-stop hazırlıkları başladı ve ilk pite giren Michael
Schumacher oldu. Ondan bir tur sonra hemen Barrichello pite girdi.
Fakat o da ne, Ferrari ekibi benzin pompasında bir karışıklık
yaşadı ve Barrichello pitten 16 saniyede ayrılabildi.
Montoya tekrar yarışın liderliğini almıştı. Kameralar bu defa
da Hakkinen'in McLaren'ini pist kenarına çekilmiş olarak gösterdi.
Hakkinen de vites problemi nedeniyle yarış dışı kalmıştı. Bu hafta
sonu McLaren için gerçekten kabus gibi geçti.
Tek pit-stop
Williams'a yarışı kazandırdı
28. turda
Montoya pite girdi... Pitten 11.3 saniyede çıkan Montoya, 3. olarak
piste döndü. Bu arada Ralf Schumacher yarışın lideri, Barrichello
da ikinci sıradaydı.Ralf'in de 36.turda pite girmesiyle, Barrichello
liderliği tekrar aldı, Montoya da ikinciliğe çıktı. Fakat Barrichello'nun
ve Schumi'nin birer pit stopu daha vardı.Çünkü Ferrari bu hafta
sonu için iki pit stop stratejisi uyguluyordu. Williams ise tek
pit stop stratejisiyle yarışıyordu.
Ferrarilerin tekrar pite girmeleriyle, Williamslar artık ilk ve
2. sıradaydılar. Fakat Barrichello tekrar hızlanarak Ralf'e yetişti
ve rahat bir şekilde onu geçti. Bundan sonra da yarışta herhangi
değişiklik olmadı ve Juan Pablo Montoya sezonun ilk birinciliğini
almış oldu.Yarışın sonunda oluşan sıralama şöyleydi:
1- Montoya
2- Barrichello
3- Ralf Schumacher
4- Michael Schumacher
5- Pedro de la Rosa
6- Villeneuve
Şu anda takımlar
sıralamasında McLaren ve Williams arasında ikincilik için, pilotlar
sıralamasında de yine ikincilik için Coulthard, Barrichello ve
Ralf Schumacher arasında mücedele sürüyor. Sanıyorum oldukça çekişmeli
yarışlar seyredeceğiz. Kalan son iki yarış için açıkçası Williamsların
şansı, McLaren'a oranla daha fazla gibi geliyor.
Neler olacağını hep beraber göreceğiz.
Herkese selam ve saygılar.
soysalera@turk.net
McLaren,
Belçika'da sevindi
(3 Eylül 2001, Pazartesi)
Sevgili Efvanseverler, hepinize tekrar merhaba. Almanya Grand Prix'sinden
beri sizlere yazı gönderemedim, bu arada Emre Yalçın'a da benim
yerime Macaristan Grand Prix'sini yazdığı için bir kez daha buradan
teşekkür etmek istiyorum.
Gelelim şimdi Belçika Grand Prix haftasonuna...
Antrenman ve sıralama turları
Cuma günü
yapılan serbest antrenman turlarının sonucunda Michael Schumacher'in
üstünlüğü tartışılmazdı. Fakat antreman turlarının sürpriz ismi
Trulli oldu. Gönül verdiğimiz takımımız McLaren ise sadece Hakkinen
ile vardı ve o da Cuma gününü 4. ve 5. olarak bitirdi.
Cumartesi günü ise sıralama turları başladığı sırada Belçika'da
sağanak yağış vardı. Bu yüzden ilk yarım saat piste çıkan araç
olmadı. Bu da sıralama turlarının son dakikalarının çok çekişmeli
geçeceğinin habercisiydi.
Geriye kalan yarım saatin ilk 15 dakikasında Schumacher, Hakkinen,
Coulthard ve Barrichello çekişmesi gördük. Açıkçası sonuça böyle
olacağını tahmin etmiştim (çünkü bu sıralarda Williamslar orta
sıralardaydı.) Fakat pist kurumaya başladı ve lastik değiştirmeler
de başlayınca Williamslar müthiş bir atakla birdenbire ilk iki
sırayı aldılar. Schumi 3. sıradayken Prost'tan Frentzen hala inanamadığım
bir şekilde 4. sırayı kaptı. Barichello 5. Villeneuve 6. , Hakkinen
7 , Fisichella 8. ve Coulthard da 9. sırada yarışa başlama hakkını
elde ettiler.
Startta iki aksilik
Pazar günü
yarış saati geldiğinde SPA pistinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu
ve herkes yağmur yağacağına kesin gözüyle bakıyordu. Fakat umulan
olmadı ve tüm yarış kuru pistte geçti.
Yarış için herşey hazırdı ve tam formasyon turu başlayacaktı ki
Prost'tan Frentzen (4. sıra) ellerini sallayarak motorunun durduğunu
söyledi. Bu da Frentzen'in yarışa son sıradan başlaması demekti.
Tabii durum böyle olunca start işlemleri yeniden başladı. Tüm
sürücüler yeni formasyon turu için start aldığında, bu sefer de
Williams'tan Montoya'nın arabası yerinde kaldı ve diğer arabalar
çıktıktan sonra çalıştı. Montoya yarışa son sıradan başlayacaktı
(Montoya bu yarış için benim favorilerim arasındaydı ama çok şanssız
bir adam.)
Yarış için start verildiğinde problemsiz bir çıkış oldu ve Ralf
birinciliğini korumayı başardı. Derken Schumi gerçekten çok hızlı
bir şekilde Ralf'i geride bıraktı ve gerçekten uçmaya başladı.
Bu arada, start anında Benettonların ikisi de iyi çıkış yapmışlardı,
Fisichella dördüncülüge, Button da sekizinciliğe çıktı. Hakkinen
ise iyi start alamadı ve iki sıra yükselerek 5. sıraya oturdu.
9. sıradan start alan Couldhart iyi bir çıkışla altıncılığa yükseldi.
Hakkinen, Fisichella'yı geçerek dördüncülüğe, Couldhart da Villeneuve'ü
geçerek 5. sıraya çıktılar.
Diskalifiyeler ve iki kaza
Yarışın 3.
turunda Fernando Alonso yarış dışı kaldı, yine bu turda Kimi Raikkonen
de Villeneuve'ü geçerek altıncılığa yükseldi. Bu arada 5. tura
gelindiğinde Luciano Burti (Prost) ve Eddie Irvine (Jaguar)arasındaki
çekişme sırasında iki araba arasında yaşanan temas sonucu gerçekten
üzücü ve korkunç kaza gerçekleşti. Burti'nin arabası lastik bariyerlerin
içinde yok oldu. İşin sevindirici yanı, sonradan verilen bilgilere
göre Burti'nin çok önemli bir yaralanmasının olmadığı idi.
Bu kaza sonucunda yarış durduruldu ve start işlemleri tekrar başlatıldı.
Yeni starta geçilmeden önce yapılan formasyon turunda bu sefer
şanssızlık Ralf'i buldu ve arabası yerinde kaldı. Ralf yeni starta
en son sıradan başladı. Bu startta Fisichella mükemmel bir çıkışla
2. liğe yükseldi. Şanssızlık Belçika'da Williamsların peşini bırakmıyordu,
bu sefer de Montoya'nın motoru bitti ve yarış dışı kaldı.
Yeni starttan sonra tüm pilotlar ilk pit stoplarını yapıp tekrar
piste döndüklerinde oluşan sıralama şöyleydi: M. Schumacher, Fisichella,
Coulthard, Hakkinen, Barrichello ve Trulli.
Otobüs durağı şikanında Barrichello yaptığı bir hata ile ön kanadını
kaybetti ve tekrar pite girmek zorunda kaldı. Aynı yerde aynı
hatayı Button da yaptı ama Barrichello kadar şanslı değildi ve
duvara çarparak yarış dışı kaldı.
Bu arada Coulthard, Fisichella'yı iyice sıkıştırmaya başladı.
Sonunda gerçekten güzel bir geçişle ikinciliğe yükseldi. 5. sırada
bulunan Trulli de, Jordan Honda'sının azizliğine uğradı ve motor
problemi yüzünden, puan alabileceği bu yarışı terketti.
Yarışın son turlarında ise 6. sıradaki Alesi (Jordan) ile 7. sıradaki
Ralf Schumacher'in çekişmesini seyrettik fakat sonuç değişmedi.
Yarışın sonucunda oluşan ilk altı sıra:
1- Michael Schumacher
2- David Coulthard
3- Giancarlo Fisichella
4- Mika Hakkinen
5- Rubens Barrichello
6- Jean Alesi
Tabii bu yarışın
sonucuna McLaren taraftarı olarak sevindik. Çünkü David Coulthard
bu ikinciliği ile sezon sonunda pilotlar sıralamasında ikinci
olma şansını sürdürdü ve rakipleri ile arasındaki puan farkını
biraz daha açtı. Aynı şekilde hem Coulthard, hem de Hakkinen'in
puan alması ve Williamsların bu yarışta puan alamamaları, takımlar
sıralamasında da McLaren'e çok önemli puan avantajı sağladı.
15 gün sonra yapılacak Monza (İtalya) Grand Prix'de görüşmek üzere.
Herkese sevgi ve selamlar.
soysalera@turk.net
Almanya Grand Prix'sini sadece 10 araç bitirebildi!
Sevgili efvanseverler,
bugünkü Almanya Grand Prix'sini seyrettikten sonra bu yazıyı yazmakta
gerçekten zorlanıyorum. Bizim McLaren'in durumu harbiden çok boktan.
Dün (28 Temmuz 2001) yapılan sıralama turlarında Williamsların
müthiş performanslarını görünce, bugünkü yarış için açıkcası fazla
bir ümidim de yoktu. Ama Hakkinen'in 3. ve Coulthard'ın da 5.
sırayı kapmaları, en azından yarışı McLarenlerin 3 ve 4. sırada
bitirebilecekleri umudunu doğurdu.
Yarış kazayla başladı!
Yarış
için start verildiğinde, Hakkinen ve Coulthard gerçekten iyi çıkış
yaparak Ferrarilerin önüne geçtiler. (Schumi'nin arabasında bir
problem olduğu belliydi.) Tam bu sırada Luciano Burti (Prost)
Schumi'nin Ferrari'sine arkadan çarptı ve uçarak pist dışına çıktı.
Gerçekten acaip bir kazaydı. Tabii böyle bir kazadan sonra hakemler
biraz geç de olsa yarışı durdurdular. Bu da Schumi'nin tekrar
yarışabilmesi demekti (bu adam kadar şanslı başka pilot yok!)
2. start verildiğinde problemsiz bir çıkış oldu ve ilk 6 sıradailer,
yerlerini koruyarak yarışa başladılar. Williams'lar zaten kopup
gitti, bu arada Schumi Hakkinen'i, Barrichello'da Coulthard'ı
1-2 tur sonra geride bıraktı.
McLaren'ler, Williams ve Ferrari ile mücadele edebilecek performansta
değildi. Barrichello bu haftaki yarışın en iyilerinden biriydi,
çift pit stop stratejisine göre yarıştığı için hafif arabası ile
McLarenleri geçtikten sonra, Schumi'yi de geride bırakarak problemsiz
bir şekilde yarışmaya devam etti.
Montoya bu arada devamlı fastest lap yapmaya devam ederek Ralf
'a bile her turda 1 saniyeye yakın fark atmaya devam ediyordu.
Montoya'da çift pit stop stratejisine göre yarışıyordu, ilk pit
stop için durduğunda pit ekibinin azizliğine uğradı. Pitten yaklaşık
30 saniyede çıkabildi ve çıktığında 4. sıradaydı. Fakat yarış
performansına bakarak, yine de Ferrarileri geçip 2. sıraya çıkması
mümkün diye düşündüm. Ama şanssızlık yakasını bırakmadı ve birkaç
tur sonra Montoya'nın arabasından mavi dumanlar çıkmaya başladı,
Yarış, Montoya için bitmişti. Bu duruma kişisel olarak gerçekten
çok üzüldüm çünkü başından beri çok iyi bir yarış çıkarıyordu
ve bence 1. sırayı haketmişti.
Schumi'nin şansı bu kez devam etmedi
Aynı şekilde
Schumi de pit stoptan sonra arabasının azizliğine uğrayarak kenara
çekildi ve yarışı oradan seyretmeye devam etti. Bu durum tabii
ki bizim McLaren'cilere bir umut verdi çünkü DC, Schumi'nin yarışı
bırakmasından sonra 3. sıraya yükseldi. Ama 28. turda DC pit stop
yaptı. Pit ekibi de gerçekten iyi bir çalışma çıkardı. Fakat DC
piti terkettikten biraz sonra McLaren'den de mavi dumanlar çıkmaya
başladı. Böylece McLaren, bu haftasonunu, her iki arabasının da
yarış dışı kalmasıyla, hüzünlü bir şekilde kapattı.
Yarışın bundan sonraki bölümlerinde de fazla bir değişiklik olmadı.
Ralf rahat bir birincilik aldı, Barrichello'nun ikinciliği sağlamdı
zaten (her ne kadar o da pit stop ekibinin azizliğine uğradıysa
da, Villeneuve ile arasında çok zaman farkı vardı), Villeneuve
3, Fisichella 4, Button 5, Alesi de altıncı sırada bitirdiler.
İlginç bir not; bu haftaki yarışı toplam 10 araba bitirebildi.
Ralf ve Williams, iki kategoride de McLaren'i zorluyor
Ralf bu birincilikle
pilotlar sıralamasında Barrichello'yu geride bırakarak üçüncülüğe
yükseldi ve DC'yi yakın takibe aldı. Eğer Williams böyle devam
ederse, pilotlar sıralamasında Ralf, DC'yi geçip ikinci de olabilir
(şu anda aralarında 6 puan fark var), ayrıca McLaren'in takımlar
sıralamasında da ikinciliği Williams'a kaptırma olasılığı var
(puan farkı 10.)
Bundan sonraki yarışlarda McLaren ile Williamslar arasında büyük
bir çekişme göreceğiz. Bu durum gerçekten biz McLarenciler için
büyük bir utançtır.
Almanya
Grand Prix'si küçük takımlara daha çok yaradı çünkü Benetton takım
olarak yarıştan 5 puan, Bar ve Villeneuve 4'er, Alesi ve Prost
da 1'er puan aldılar.
Bu arada Jordan'ın her iki arabasının da yarış dışı kalmasına,
geçen hafta içi Frentzen'i takımdan atan Eddie Jordan'a kıl olduğum
için çok sevindim.
Frentzen'in avukatları da hafta sonu Eddie Jordan'ı ziyaret ederek
yaklaşık 15 milyon dolar tazminat istediler, bakalım bu durum
nasıl sonuçlanacak. Frentzen'in arkasındayız. Eğer ilgilenen varsa
Frentzen'in web sitesine girerek destek mail'i atabilir. Adresi,
http://www.frentzen.de
Bundan sonra ki Macaristan Grand Prix'si üç hafta sonra yapılacak.
Bu üç haftalık ara, test ve dedikodularla geçeceğe benziyor. Her
türlü gelişmeden haberdar edeceğim sizleri.
Herkese selam ve saygılar.
soysalera@turk.net
İngiltere'de sevinç ve hüzün
birarada...
(16 Temmuz 2001,
Pazartesi)
Sevgili Efvanseverler, bu haftasonu hem sevinci, hem de hüznü birarada
yaşadık. Alınan sonuç ise uzun süredir hasretini çektiğimiz galibiyetti.
Şimdi dün yapılan İngiltere Grand Prix'sine şöyle bir gözatalım.
Cumartesi
günü yapılan sıralama turlarında McLaren ve Ferrari arasında uzun
süredir ilk defa bir fark yoktu - bu iki takım arasında en kötü
sıralamaya Barrichello sahip oldu. Bu da Pazar günü yapılacak yarışın
zevkli geçeceğinin işaretiydi.
Hakkinen,
startı da aldı, yarışı da...
Pazar
günü televizyon karşısında yarışın başlamasını beklerken, normal
olarak içimizde yine Mika Hakkinen'in start alıp alamayacağı kuşkusu
vardı. Fakat o da ne! Mika yine geçen seneki performansına kavuşmuş,
start anında birinci çıkan Schumi'yi yakın takibe almıştı. Ve
her turda Schumi'ye yaklaştı, 5. turda da zekice bir atakla geride
bıraktı, geçer geçmez de aradaki farkı her turda anormal bir şekilde
açıp devamlı ''fastest lap'' yapmaya başladı. Mika uçuyordu!
McLaren bu yarış için "çift pit stop" stratejisini seçmişti
ve bu stratejiyi gerçekten çok iyi bir şekilde uygulayıp birinciliği
de rahat bir şekilde aldı. Mika finiş çizgisini geçtiğinde Schumi
ile arasında 33.646 saniye fark vardı.
Bu birincilik gerçekten Mika için çok önemliydi, çünkü geçen seneki
Belçika Grand Prix'sinden beri ilk birinciliğiydi. En azından
moral olarak hem Mika'ya, hem de takıma çok iyi geldiği kesin.
Bu kez
Coulthard şanssızlık kurbanı oldu
David Coulthard
yarışa 3. sıradan başladı... Gerçekten iyi bir çıkış yapıp ilk
viraj dönüldüğünde pozisyonunu korumuş durumdaydı ki, viraj çıkışı
Jarno Trulli'nin azizliğine uğradı. Jarno, DC'ye sağ arkadan bayağı
şiddetli bir şekilde çarptı. Zaten bir tur sonra da, çarpma sonucu
meydan gelen amartisor sorunu yüzünden, DC yarışı bırakmak zorunda
kaldı.
Bu sonuçta, Schumi'nin neredeyse şampiyonluğunu ilan etmesi gibi
birşey oldu.
Artık tüm ümitlerimiz önümüzdeki seneye kaldı. Ayrıca bundan sonra
yapılacak Almanya Grand Prix'si sırasında McLaren'in resmi olarak
sürücüleri açıklaması bekleniyor. Büyük bir problem olmazsa sürücüler
yine Hakkinen-Coulthard ikilisi olacak.
Williams
ve Sauber de iyi yarış çıkardı
Dün yapılan
yarışta Ferrari ve McLaren dışında göze çarpan takımlar yine Williams
ve Sauber'di.
Yarışın ilk başında çok iyi bir çıkış yapan Montoya, Schumi'yi
geçip ikinciliğe kadar çıkmayı bildi. Williams da stratejisini
McLaren gibi "çift pit stop" olarak belirlemişti fakat
bunu gerektiği gibi iyi kullanamadılar. Montoya yarış sonunda
4'üncülüğü aldı.
Sauber çok istikrarlı bir şekilde bu yarıştan yine her iki arabasına
da puan alarak çıkmayı başardı. Raikkonen 5'inci, Heidfeld ise
6'ncı oldu. Aldıkları bu 3 puan sayesinde, Jordan ve BAR ile aralarındaki
farkı biraz daha açtılar.
Bir yarış haftasonunu da böylece geçirmiş olduk. Artık hepimiz
bundan sonraki Almanya Grand Prix'sini beklemeye başladık.
Tabii bugünlerde transfer olaylarında da bir takım sürpriz gelişmeler
olursa sizlere anında haber vermeye çalışacağız. Bizi izlemeye
devam edin.
Hepinize saygı ve sevgiler.
soysalera@turk.net
Sonuç, sıralama turlarından belliydi
(3 Temmuz
2001, Salı)
Yaklaşık 10
günlük bir aradan sonra tüm efvanseverlere selamlar.
Bu arada yazamadığımız Fransa Grand Prix'si yapıldı ama neyseki
Alim Karasu yarışın güzel bir değerlendirmesini yapmış.
Son iki haftadır alınan sonuçlardan kişisel olarak hiç memnun
olmasam da, dünkü yarışı genel olarak değerlendirelim.
İyi start
alanlar kürsüde ve tabelada
Dün yapılan
Fransa Grand Prix'sinin sonucunu, aslında cumartesi günü yapılan
sıralama turlarından sonra tahmin etmek çok zor değildi. Sıralama
turlarında da gördüğümüz gibi, başa güreşen Ferrari ve Williamsların
zamanlarına McLarenler pek yaklaşamadı bile (diğer takımları hiç
saymıyorum.)
Pazar günkü yarışta ise starttan itibaren Ralf'in Williams'ının
süper bir çıkış yaptığını ve ilk pit stoplara kadar liderliği
bırakmadığını gördük. Bu arada Schumi ve DC de gerçekten iyi çıkış
yaptılar.
Start anında en çok şaşırdığım olay, Barrichello'nun da iyi bir
çıkış yapmasıydı. Fakat sonradan anlaşıldığı gibi, bunun nedeni,
diğer arabalara oranla daha az bir yakıtla başlamasıymış. Barrichello'nun
stratejisi üç pit stop için yapılmıştı. Bu fikir de tabii ki Ross
Brawn'ın müthiş zekasını ortaya koyuyor. Sonuçta bu strateji sayesinde
Barrichello yarışı 3. olarak bitirdi.
Schumi yine iyi bir yarış çıkararak birinciliği aldı ve bu senenin
şampiyonu olmaya artık çok yaklaştı (başka bir sonuç fazla beklemiyorum
ama yine de temkinli konuşmak gerek.)
McLaren
bari ikinciliği kaptırmasa
Bizim takım
olan McLarenlere gelince... Mika yine bizi şaşırtmadı ve start
anında arabası her zaman olduğu gibi yerinde kaldı. Bu sene buna
çok alıştık! DC'ye gelince, gerçekten iyi bir yarış çıkarttı ama
yapılmayacak kişisel bir hata sonucu pit alanında gidilmesi gereken
hız limitini aşınca, 10 sn. dur-kalk cezası aldı ve bu sayede
yarışı ancak 4. sırada tamamlayabildi.
Genel olarak McLaren takımına baktığımızda, bu sene büyük bir
düşüş görmekteyiz. Bu adamlar ne yapıyor, hiç anlayamıyorum.
Daha önceki yazılarımda da söylemiş olduğum gibi, gerçekten bu
senenin takımı Willams ve her yarışta arabalar daha iyi oluyor.
Ama şampiyonluğa oynamaları için önümüzdeki seneyi beklememiz
gerekecek. Tabii bu arada Williams'ın 2001 hedefi, takımlar sıralamasında
3. olmaktı... Bu sonuç zaten kesin gibi. Ama McLaren böyle giderse
Williams rahat bir şekilde sezon sonunda 2. bile olabilir.
Bu arada enteresan bir durum da, Sauber'in Jordan ve BAR'ı geride
bırakarak takımlar sıralamasında dördüncülüğe oturması.
Dün yapılan Fransa grand Prixinin sonuçları ise şöyle oluştu:
1- Michael
Schumacher - Ferrari
2- Ralf Schumacher - Williams
3- Rubens Barrichello - Ferrari
4- David Couldhart - McLaren
5- Jarno Trulli - Jordan
6- Nick Heidfeld - Sauber
Son
dakika notu: David Couldhart, bugün yaptığı açıklamada
McLaren ile olan anlaşmasını bir sene daha uzattığını açıkladı.
soysalera@turk.net
Avrupa
Grand Prix'sinde Schumi
favori, David Coulthard iddialı
(21
Haziran 2001, Perşembe)
Değerli Efvanseverler, merhaba...
Kanada'da yapılan son yarıştan sonra, tüm takımlar bu hafta sonu
yapılacak Avrupa Grand Prix'si için hummalı bir çalışmaya başladılar.
Hemen hemen bütün takımlar geçen hafta İngiltere'deki Silverstone
pistinde test sürüşleri yaptılar. Yapılan test sürüşlerinde en hızlı
takım, her zaman olduğu gibi McLaren idi. Genelde test sürüşlerinde
sonuç McLaren için iyi oluyor ama herifler yarışlarda tam anlamıyla
farklı bir takım haline dönüşüyor. Silverstone'da yapılan test sonuçlarına
gelince:
1. Alexander Wurz - McLaren - 1.22.07 - 45 tur
2. Mika Hakkinen - McLaren - 1.22.61 - 55
tur
3. Rubens Barrichello - Ferrari - 1.22.71 - 67 tur
4. Michael Schumacher - Ferrari - 1.23.14 - 68 tur
5. Ricardo Zonta - Jordan - 1.23.18 - 71 tur
6. Kimi Raikkonen - Sauber - 1.23.44 - 52 tur
7. Olivier Panis - BAR - 1.23.81 - 54 tur
8. Jos Verstappen - Arrows - 1.24.03 - 92 tur (baba abartmış!)
9. Jarno Trulli - Jordan - 1.24.18 - 82 tur
10. Jacques Villeneuve - BAR - 1.24.25 - 60 tur
11. Pedro de la Rosa - Jaguar - 1.24.29 - 90 tur
12. Ralf Schumacher - Williams - 1.24.38 - 63 tur
13. Juan Pablo Montoya - Williams - 1.24.41 - 60 tur
14. Jean Alesi - Prost - 1.25.17 - 60 tur
15. Enrique Bernoldi - Arrows - 1.25.26 - 74 tur
16. Luciano Burti - Prost - 1.25.44 - 73 tur
17. Narain Kathikeyan - Jaguar - 1.26.14 - 23 tur
18. Mark Webber - Benetton - 1.26.34 - 45 tur
Bu
hafta sonu Nurburgring pistinde yapılacak Avrupa Grand Prix'si için
otoritelerin favorisi yine Michael Schumacher. Fakat bu yarış için
iddialı olan diğer isimler de yabana atılacak cinsten değil.
-- David Coulthard bu haftanın en iddialı pilotlarından ve aradaki
puan farkını kapatması gerekiyor.
-- Mika Hakkinen şanssızlığını yenmek istiyor. Ama bu arada Hakkinen,
geçen hafta içinde yaptığı basın açıklamasında söylediği gibi takım
emirlerine (şu anda takımdan herhangi bir emir gelmedi ama bu yarıştan
itibaren gelebilir) uymazsa, Coulthard'ın işini zorlaştırmış olacak.
Umarım Hakkinen böyle bir şey yapmaz ve Coulthard'a yardımcı olur.
-- Ralf Schumacher geçen seferki başarısını bu sefer kendi evinde
tekrarlamak istiyor. Pistin hızlı pistlerden olduğunu da düşünürsek,
bu hafta sonu gerçekten çekişmeli ve güzel bir yarış seyredeceğiz.
-- Bu arada Monaco yarışında sakatlanan Frentzen de bu hafta sonu
tekrar direksiyon başına dönüyor, bilgilerinize...
Efvan bölümünü benimle yeni paylaşmaya başlayan Alim Karasu'ya buradan
selamlar. Alim'in güzel yazısını gerçekten beğenerek okuduk, yeni
yazılarını da merakla bekliyoruz.
Herkese buradan selam ve saygılar. Haftasonundaki yarışın ardından
yeni yazılarımız gelecek.
NOT: Alim, Schumi'ye fazla takılma abi... Ralf ve Montoya
var!
soysalera@turk.net
Kanada'nın ardından sezona genel bakış
(11
Haziran 2001, Pazartesi)
Merhaba sevgili efvan severler. Öncelikle batuğ kankamıza, sitede
biz efvan severlere bir köşe açtığı için içtenlikle teşekkür etmek
istiyorum.
Ben yaklaşık 10-12 yıldan beri efvan ile ilgilenmekte ve McLaren
takımını tutmaktayım. Bu açıklamayı yapmamın nedenine gelince...
Bilindiği üzere Schumacher (Michael) taraftarları bir hayli fazla
olduğundan ve özellikle efvan olayına yeni yeni başlayanlara göre
Schumacher'in üzerine pilot bulunmadığından, bunlar, başka takımları
ve pilotları tutanlara bir anlam verememektedirler. Ama biz bu olaya
başladığımızda Senna, Mansell, Prost gibi pilotlar vardı ve o zamandan
beri de McLaren'e gönül vermişimdir. Yani kısaca, 98-99 yıllarında
Hakkinen şampiyon oldu diye McLaren'i tutanlardan değilim. Olayın
geçmişi var!
Neyse, artık eski zamanı bırakıp bugüne dönelim.
Hakkinen ve Coulthard'ın şanssızlıkları
Aslında sezonun yarısı bitti gibi ve bu yazıyı da Kanada yarışından
sonra yazıyorum. Şöyle bir sezonun geçmiş yarışlarına baktığımızda,
Ferrari'nin (özellikle Schumacher'in) bir üstünlüğünü görmekteyiz.
Fakat bu üstünlükteki en büyük faktör, bence diğer takımların, özellikle
de başta McLaren ve Williams'ın başarısızlıkları ve şanssızlıklarıdır.
Mesela...
Zavallı Hakkinen bugünkü Kanada yarışı da dahil olmak üzere toplam
üç yarış bitirebildi. Diğer yarışları bitirememesinin tek nedeni,
teknik problemler. Aynı şekilde Coulthard (herif bu sene gerçekten
süper) yaşadığı teknik problemler olmasa belki Schumi ile aynı puanda
olacaktı.
Williams'a gelince; herkesin aynı şeyi düşündüğünü zannediyorum,
bu senenin en iyi çıkış yapan takımı ve bence önümüzdeki sene için
"gümbür gümbür geliyoruz" diyorlar. BMW ve Michelin ortaklığı iyi
yürüyor.
Birinci-ikinci farkı geçen yılkinden az
Ferrari bu sene yine iyi bir otomobile sahip fakat geçen senelerdeki
(ki kaç kez yarış kazanmalarını sağlayan) pit stop stratejilerinin
üstünlüğünü bu sene McLaren'e kaptırmış gözüküyor. Dünkü Kanada
yarışında da Williams'ın pit stop stratejisi sayesinde Ralf rahat
bir birincilik aldı.
Tabii şu anda Michael Schumacher pilotlar şampiyonasında, Ferrari
de takımlar şampiyonasında lider durumda. Ama Coulthard'ın bu sene
şampiyon olmayı kafaya taktığını, ayrıca geçen sene de Kanada yarışından
sonra Michael ile ikinci arasında 22 puan fark olduğu halde, şampiyonun
senenin sondan bir önceki yarışında belli olduğunu hatırlatırım.
Üstelik bu yıl birinci ve ikinci arasındaki puan farkı sadece 18.
Diğer takımlara baktığımızda ise, bu seneye kadar devamlı ortanın
altında mücadele eden Sauber'in inanılmaz çıkışı (şu anda takımlar
sıralamasında dördüncü) gözden kaçmıyor. İyi bir çalışma yapmışlar.
Şimdi bazıları "Ferrari motorundan" diyecekler -ki bir bakıma doğru-
ama Prost'un da aynı motoru kullandığını unutmamak gerekir. Bu başarıda
Heidfeld ve Raikkonen'in iyi pilotajları da önemli bir neden.
Valla Jordan ve BAR bence yine ortalıkta dolaşıyor. Sadece BAR geçen
seneye göre puan açısından daha iyi ama pek de parlak değil. Diğer
takımlar ise yine bildiğiniz gibi... Özellikle, bir zamanlar çok
umut bağlanan Jaguar yine ortalıklarda gözükmüyor. Sadece Monaco'da
puan alabildiler. Ama son dedikodulara göre McLaren'in efsanevi
şef dizaynırı Adrian Newey ile anlaştıkları doğruysa (ki Jaguar
doğruluyor ama McLaren yalanlıyor) bu Jaguar'a çok şey kazandıracak.
McLaren o zaman ne yapacak, merak ediyorum!
Bu ilk yazım olduğu için sadece sezona genel bir bakış yaptık...
Sonraki yazılarda ise yarış kritikleri ve efvan dünyasından yeni
haberler ile karşınızda olacağım.
soysalera@turk.net
|