|
Onur TUNCABOYLU
14 AĞUSTOS 2006, PAZARTESİ
Teksaz'da yas... Pardon, Teksas'da yaz
Selamlar sevgili Spurs'lular. Hareketli başlayan, şu anda durgun geçen off-season'ın şu ana kadarki bölümünün değerlendirmesini yapmayı düşünüyorum bu yazıda. Kısa kesip yazıya dalalım tez elden.
Bir başkadır ölü sezon
Dün gibi hatırlıyorum da, Spurs yazarı olduğumda Batuğ Abi'ye, "Ya abi, maçlar oynanırken tamam da, off-season'da ne yazacağım?" diye sormuştum. O da bana, "Birkaç site yollarım takımınla ilgili, oradan takip edersin” demişti.
Geçen beş senelik ve yaklaşık 70 yazılık süreçten sonra farkettim ki, off-season yazısı yazmak, neredeyse play-off yazısı yazmak kadar eğlenceli bir durummuş. Geçmişte ne yazacağımı düşünürken, dedikodular, takaslar, planlar ve dedikodular, free-agent piyasası vs. gibi yazmakla bitmeyecek bir derya olduğunu farkettim, yaz döneminin. O yüzden bu yazıya başlamak çok rahat oldu, gidişi ve bitirişi de öyle olacaktır sanırım.
Draft
59. sıra seçim hakkımızı Bucks'a takas edince, "Yahu oyuncu almadık, bu bölümü boş geçeyim" demek kolayıma gelecekti. Ancak yine de karalanacak birkaç satır var...
Bence, oyuncu almamasına karşın, draft'te kârlı çıkan takımlar arasında bu yaz Spurs'un da adı var. "Son yılların en kısır draft'i" diye nitelendirilen bu sene (bu draft ile rebuilding yapan Portland'a bol şans bu arada), sondan bir önceki sırada seçim hakkımız vardı sadece. Onu da, Bucks'ın Markota'yı istemesi sayesinde, onlara satmayı başardık; üstelik önümüzdeki senenin draft'inde ikinci tur seçme hakkı karşılığında. Tabii ileride Markota yıldız olursa yapılması muhtemel “Spurs ne kadar enayiymiş, bu adamı ikinci tur hakkı karşılığı takas etmişler” yorumunun önünü kesmek için söyleyeyim; zaten takas yapılmış olmasaydı bizim Markota'yı seçme düşüncemiz yoktu.
Bucks her ne kadar güzel takım kurup play-off'a kalacaksa da (gerçi son Magloire takasından sonra tehlikeye girdi biraz) seneye iki tane ikinci tur hakları var ve biz üstte olanı alacağız (bu da 35 ile 45 arasına denk geliyor). İkinci turlar iyidir, bütçeye fazla yük bindirmez, ayrıca Spurs'ün scouting'i de başarılıdır. O yüzden, seneye bu sıradan çekeceğimiz elemanın faydalı olma ihtimalini az görmüyorum. Ya da bir diğer ihtimal; seneye de trade-up yapabiliriz.
Rasho
Bildiğiniz gibi son bir buçuk senedir elimizde "aldığı para/gösterdiği performans" kesiri fazla yüksek olduğu için dalga konusu olan bir pivotumuz vardı elimizde. Hatta geçen sene, NBA kariyeri biten ve kontratı Rasho'dan iki yıl kısa olan Tariq Abdul-Wahad karşılığında Dallas'a gönderilmesi gündeme gelmişti. Dallas bu teklifi kabul etmeyince, Rasho'nun 2009'a kadar bizde oturup semireceğinden emin olmuştum artık.
Geçenlerde "Spurs trade Bonner" konulu bir e-posta gelince Spurs sitesinden, "Hayırdır" diye düşündüm. Açıp "Bonner + Eric Williams for Rasho" yazısını okudum ve bir yarı-mutluluk yaşadım. Mutluluğun tamamlanması için hoopshype'a girip bu iki vatandaşın kontratlarına bakmam gerekti. İkisinin de 2007'de bittiğini görünce, "Mis olmuş!" dedim. Bu kütüğü kalan devasa kontratıyla (üç sene için 25 milyon dolar) Toronto'ya itelemek (hem de biten kontratlar karşılığında) pek inanılmaz bir haberdi, hoş bir sürprizdi, bir başka deyişle.
Takas sonrası görüşlerine başvurduğumuz Raptors taraftarları ve yazarları hallerinden pek memnun, Bosh'u 4 numaraya kaydırabilecekleri için. Tabii Allah mutluluklarını daim etsin, şimdi "Sırf Bosh'u 4 numara oynatmak için o kallavi kontrat alınır mı?" diye sorup da vatandaşların sinirlerini bozmak ayıp kaçar. Ne de olsa, büyük iyilik yaptılar bize.
Nazr tüydü
Ben Wallace'ı önümüzdeki dört yılda başkalarından toplamda 7-8 milyon dolar ucuza oynatmak için pazarlık peşinde koşan Detroit, nihayetinde ligin en iyi savunmacısını Bulls'a kaptırdı. Bundan sonraki iki gün içinde de kendilerine özel bir pivoting deadline sürecine girdiler sanırım. Çünkü bir hışımla Pryzbilla'ya saldırmalarının, o takımında kalınca da (beş yıllığına 32 milyona) Nazr'a hemen sözleşme imzalatmalarının (dört yıl için 25 milyon) başka mantıklı bir izahı yok bence.
Nazr, geçen seneki şampiyonluğumuzda çok faydalı olmuştu, hakkını teslim etmemiz lazım. Özellikle hücum ribaundlarını karıştırması ve atletik yetenekleriyle, aradığımız oyuncu gibi duruyordu. Fakat geride bıraktığımız sezon içinde zayıf savunmasını bir türlü vasata çıkaramaması ve topu potanın içine bırakırken bile zorlanması, gözden düşmesine sebep oldu. Gerçekten de, top Nazr'a geldiğinde yüreğimiz ağzımıza, ha kaptırdı ha kaptıracak düşüncesi de aklımıza geliveriyordu. Bir de son Dallas serisinde mismatch'ten dolayı süre de alamayınca, takımda tutulmasının anlamı kalmadı.
Peki “Stone Hands” Nazr, Ben Wallace gibi, Pistons savunmasının temel direğini oluşturan bir oyuncunun yerini doldurabilir mi? Bence hayır. Bu yüzden Detroit taraftarları Ben'in savunmasını ve bloklarını çok özleyecek. Hücum açısından Wallace'tan fazla benzini olmayan Nazr'ın Detroit'te eksikliğini hissettirmeyeceği tek konu ribaundlar olacaktır.
Bundan ötesi Detroit yazarını ilgilendirir diyelim ve cephemize dönelim. Bizim açımızdan üzülecek fazla bir şey yok, neticede overpaid uzundan dili yanan takımımızın, bahsi geçen paraları altı sayı - altı ribaundluk adamlara böyle devasa kontratlar vermesini istemiyordum, işin açıkçası.
Gidenlerin yerleri doldu
Daha off-season'ın onuncu günü dolmadan Nazr ve Rasho gidince, Spurs'un göbeği açıldı bir anda. Normal şartlar altında her ikisi de Spurs için hayırlı hamlelerdi. Fakat ikisi aynı anda olunca pivotsuz kalmış olduk. Zaten kısır olan FA piyasası, bu eksikliğimizi gidermemizin zor olduğunu gösteriyordu.
Spurs öncelikle Pryzbilla'nın arkasından koştu ve mid-level'dan başlayıp beş senelik bir kontrat önerdi. Tam, “Bizim front-office Rasho hadisesinden hiç ders almamış” diye saydırırken Joel bizi kurtardı ve takımında kaldı. 6-6'lık bir adama bu parayı verseydik, tahmin ediyorum iki sene sonra, tıpkı Rasho gibi, iteleyecek yer arayacağımız bir uzunumuz olacaktı yine. Bundan dolayı Joel'e teşekkür borçluyuz.
Takımın B planı, Zo'yu almaktı. Kendisine ilk beş garantisi vermiştik ama o Miami'de kalmayı tercih etti. Her ne kadar Duncan-Zo ikilisinin mükemmel olacağını düşünsem de, bu kararından dolayı Zo'ya hayranlığım biraz daha arttı. Çünkü o Miami'li Alonzo ve öyle kalmalı.
İlk iki adımdan sonuç alamayan Spurs'un Javtokas'ı getireceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak Spurs herkesi şaşırttı ve 1999 yılından beri yapmadığı bir hamle yaptı bir gece içinde: Sınırlı serbest oyuncuyla (restricted free-agent) sözleşme imzaladı, hem de iki tanesiyle birden. Tabii eskiden bu daha riskli bir davranıştı, çünkü şartlı serbest kaldığı takımının oyuncuyu tutması için 15 gün süresi vardı. Bu süre geçen sene bir haftaya indirilmişti. Spurs'un sözleşme imzaladığı bu oyuncular Denver'dan Francisco Elson ve New York'tan Jackie Butler'dı. İmzalanan kontratların değerleri de, Elson için iki senelik altı milyon, Jackie için üç senelik yedi milyon dolar idi.
Bu sözleşmelerin imzalanmasından sonra bir haftalık sıkıntılı bekleyiş başladı. Denver Elson'ı takımda tutmayacağını açıkladı birkaç gün içinde, ama New York Butler'ı tutmaya kararlı olduğunu söyledi. Fakat onların da pintiliği baskın geldi (tarihte bir ilk mi yoksa!) ve daha fazla lüks vergisi ödememek için Butler'ı bize bıraktılar.
Her şey çok ani gerçekleşti. Bir hafta sonunda Nazr ve Rasho'nun yeri yarı fiyatına doldurulmuştu. Üstelik bu elemanlar ne kadar başarısız olurlarsa olsunlar, kontratları kısa vadeli ve ucuz olduğu için overpaid olmayacaklar, bu yüzden psikolojik bir avantajları var.
Gelenler
Francisco Elson: Avrupa basketboluyla ilgilenenler kendisini Barcelona'da oynadığı zamanlardan hatırlayacaklardır. Elson son üç senedir Denver'da oynayan, son senesinde beş sayı - beş ribaunda yakın ortalamalar tutturan, atletik yetenekleriyle dikkat çeken bir oyuncu. Savunma açısından ortalamanın üzerinde olmasına karşın blok ortalaması düşük. 2.10'un üzerindeki boyu ile Duncan'ın yanında ilk beş başlamasını bekliyorum. Elson, selefi Nazr'ın ribaundlarda sağladığı katkıyı sağlayamaz bence, ama daha iyi olan savunması ve yüksek posttan isabetli şutları sayesinde en az onun kadar faydalı olacaktır bence.
Jackie Butler: 2.08 boyunda, 117 kilo ağırlığında, 21 yaşında bir pivot. Draft edilmemesine karşın, iki sene önce New York tarafından kadroya katıldı ve geçen sene şans bulmaya başladı. İyi bir ribaundçu sayılmaz fakat skor üretme açısından parlak: 20 dakikanın üstünde süre aldığı bütün maçlarda çift haneli sayılara ulaşmış. Ayakları yavaş ve cüsseli olmasına karşın atletik meziyetlere sahip. Çok fazla faul sorununa girmesi, dezavantajı. Geçen senenin son iki ayında oldukça iyi bir çıkış yakaladı ve New York'ta Jerome James ve Eddy Curry'den daha fazla sevilen bir isim oldu. Bu sebepten dolayı New York taraftarları kendisinin bırakılmasına çok kızgın. Ben Gregg'in yerinde olsam bu çocuğa normal sezon içinde her gece 20 dakika süre verir ve gelişmesini seyrederdim. Duncan'la oynayacak olması kendisi açısından büyük şans ve eğer Butler kumarı tutarsa, Spurs önümüzdeki üç sene pivot arama derdine düşmez.
Jacque Vaughn: Tecrübeli oyun kurucu... Geçen hafta annesi vefat eden (başı sağolsun) ve emekliliği düşünen Nick Van Exel'in gitmesinden sonra, bir ara New Jersey'de göze batmış olan Vaughn ile anlaştık. Parker'ın yedeği olabilmek için Udrih ile sıkı bir rekabet içerisine gidecek. Peki, fizik açısından kuvvetli olan Vaughn, şampiyonluğa giden bir takımın yedek oyun kuruculuğunu kaldırabilir mi? Bence şüpheli... Özellikle de Parker'ın play-off zamanı kilitlenmesinden dolayı kendisine çok sık işimiz düşecek ve Vaughn'a güvenmek zorunda kalacağız. Normal sezonda göstereceği performans, kafalardaki soru işaretlerinin bir kısmına cevap olacaktır bence.
Eric Williams: Muhtemelen onu tanıyorsunuzdur, tanımayanlar için biraz bilgi vermekte sakınca yok. Eric, Boston'da yıldızı parlayan, PF de oynayabilen 2.03 boyunda bir SF. Kendisinin kontratında oyuncu opsiyonu vardı ve bunu kullandı. Aslında Eric tam aradığımız özelliklere sahip: Nowitzki'yi yıpratabilecek fizik gücü ve Bowen'ı yedekleyebilecek kadar iyi savunması var. Bu da bizim uzun süredir aradığımız yedek forvetin tanımına uymakta. Fakat kendisi, geçen sene sadece 27 maç oynadığı ve sakatlıklarla boğuştuğu için, pek faydalı olabilecek gibi durmuyor. Zaten Spurs tarafında haberin yayınlanış şekline bakıldığında ("Spurs trade Bonner"), Williams için kadroda kalıcı bir yer düşünülmüyor.
Matt Bonner: 2.12 boyunda ve ligin en iyi üçlük yüzdesine sahip oyuncularından biri. Fakat yavaş bir oyuncu, iyi üçlük atmasına karşın, 4 numara oynayabileceği şüpheli. Yani pivot desek pivot değil, forvet desek forvet değil! Normal şartlar altında bizim takımda çok fazla iş göreceğini sanmıyorum açıkçası ama kontratının bu sene bitecek olmasından ötürü kendini göstermek isteyecektir. Kendisinden biraz umutlu olmamı sağlayan bir argüman bu. Diğeri ise, Toronto taraftarları tarafından çok sevilen bu kızıl saçlı arkadaşın bu sene iki milyon dolar gibi düşük bir meblağ karşılığında oynayacak olması.
FA piyasası
Kontratı biten iyi oyuncu sayısının azlığından dolayı, bereketli bir FA piyasası yok bu yaz. İyi sayılanlardan Terry ve Harpring takımlarından kaldılar, Radmanovic Lakers'a, Tim Thomas Clippers'a, Claxton Hawks'a, Stojakovic de Hornets'a gitti. Ortada vasatın üstünde çok az oyuncu olduğu için, bu oyuncuların hemen kapışılması bekleniyordu. Dikkat çekenlerden Wilcox (Sonics, üç yıl - 21 milyon) ve Harrington (Pacers, altı yıl - 57 milyon - sign&trade) da işi bitirince, geriye Bonzi Wells, Keith Van Horn filan kaldı...
Takımın durumu
Bu kadar haberden sonra, gidenleri ve gelenleri göz önüne alıp takkeyi önümüze koyalım:
Elimizde şu anda kontrat altında Parker, Manu, Finley, Bowen, Duncan, Horry, Barry, Udrih, Bonner, Oberto, Elson, Butler ve Vaughn mevcut. Liste halinde yaparsak;
PG: Parker - Vaughn - Udrih
SG: Manu - Barry - Finley
SF: Bowen - E. Williams - Bonner
PF: Duncan - Horry - Bonner
C: Elson - Butler - Oberto
PG ve SG pozisyonlarında eksiğimiz yok, fazlamız var. Bowen'ın yedeği hâlâ bulunmuyor takımda, Finley'i ya da Barry'i onun yedeği olarak kullanmak zorunda kalacağız yine.
PF ve C pozisyonlarında da çok yönlü altı oyuncumuz var. Kadroda bir kişilik boş yerimiz var ve normal şartlarda yedek SF ihtiyacı için kullanılacaktır. Sözün özü
Nazr ve Rasho'nun gitmesi ve pivotlarımızın değişmesi beni hiç endişeye sevk etmedi, aksine cap bakımından kârlı bir durumdayız. Elimizde hala Oberto, Scola ve Barry gibi takasta gözden çıkarılabilecek ve diğer takımlara cazip gelebilecek oyuncular da mevcut. Off-season bizim için bitmiş gözüküyor ama ben hâlâ bazı hamleler bekliyorum bizim takımın kurmaylarından.
Şimdilik bu kadar sevgili okurlar. Hepinizle yine görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.
tuncaboylu@hotmail.com
Spurs taraftarlarına, e-grubumuza üye olmaları yolunda çağrı... Bu üyeliği gerçekleştirmek için yapmanız gereken tek şey;
silver_spurs-subscribe@yahoogroups.com adresine mail atıp oradan gelecek olan mail'e reply etmektir. Yahoo accountundan üye olmak isteyenler, sign in olduktan sonra, http://groups.yahoo.com/group/silver_spurs/ adresine gelip "join this group" seçeneğini seçebilirler.
|