Kadro eksik, fikstür zor

Kerimcan İPEK
23 KASIM 2006

Öncelikle herkese merhaba. On maç geride kaldı ve artık yorum yapabilecek düzeye geldiğimize inanıyorum. Kings şu an itibarıyla 5-5 dereceyle, bu sene çok çetin bir kapışma yaşanacağa benzeyen Pasifik'te dördüncü sırada. Ben açıkçası Golden State'in Don Nelson'la yakaladığı bu çıkışın geçici olduğunu düşünüyorum. Her yılki geleneksel 1,5 aylık Brad Miller sakatlığının sezon başında gelmesi, sezon ortasında ya da sonunda gelmesinden daha iyidir bence, o dönünce daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Sezonu ve oyuncuları değerlendirmeden önce off-season'ı bir toparlayalım isterseniz.

Off-season

En son “Pek bir gelişme yok, Bonzi ile yeniden anlaşacağımız söyleniyor, ancak Petrie ilk defa açık açık takasa gideceğini, kadroda iyileştirmeye gideceğini söyledi” demişiz. Petrie her zamanki gibi dediğinden farklı hareket etti ve bence yine de takımın yararına olan hareketler yaptı.

Öncelikle Bonzi konusu; kendisi, beş yıl için 36 milyon dolarlık teklifimizi reddederek, gerek ekonomik gerekse kişisel bağlamda verilbilecek en salak kararı verdi ve bence NBA tarihine geçti. Sonra ne mi oldu? Petrie tabii ki geri adım atmadı, Bonzi rezil oldu ve iki yıl için dört milyona imza atarak Houston'a gitti. Artık onunla işimiz kalmadı. Ne kendine, ne de Kings'e bir katkısı oldu giderken… Ve herkes bu mevzuu konuşurken, çoğunun yeni fark ettiği NBA'in yeni skorerini kadromuzda barındırıyor olduğumuz, Petrie dışında kimin aklından geçiyordu acaba? Kevin Martin'i de ayrı bir parantez açma sözü vererek geçiyorum.

Douby pick'inden sonra John Salmons'a neredeyse bütün mle'yi verdik. Ben hâlâ bu adama bu kadar para verilmez diyorum, Batuğ Abi bu konuda ne düşünüyor ayrıca merak etmekteyim. (batuğ'un notu: Bibby'nin yedeği olması açısından, tecrübesi ve basketbol tarzı nedeniyle, Kings gibi bir sistem takımındaki stratejik rolü önemli - en azından mevcut diğer yedek gardlardan daha önemli. Şu kadro yapısında, Bibby veya Martin sakatlanmadıkça veya yorulmadıkça fazla dakika alamayacak bir gard, fakat o ikisinden birine birşey olduğunda da başvurulacak ilk yedek. Bu yüzden sağlam ve hazır kalması önemli, ki sezona öyle başlayamadı. Parasını hak edip edemeyeceğini bunlar belirleyecek ve şimdiden bilemeyiz tabii. Yine de, Kings'in ona ihtiyacı olacağını sanıyorum -Bibby!- sezon içinde. Çok pahalı olmayabilir, kelepir de değil, bence.)

Ancak, özellikle Kevin Martin olayından sonra, Petrie'ye azalmakta olan saygım tekrar arttı, yine de, Salmons'ı hâlâ sorgulamaktayım. Loren Woods ve Mo Taylor da mle artıklarıyla ve kadro derinliği sağlamak amacıyla takıma katıldılar.

Bence off-season'daki en önemli transferimiz Eric Musselman idi. Klasik spor yazarı ayağı yapmak istemiyorum, bu takıma en çok istediğim ve en iyi uyacağını düşündüğüm adam da oydu zaten; genç, dinamik ve savunmayı ön planda tutan bir koç. Adelman'dan sonra kim gelse yadırganacak tabii ancak ben bu adama güveniyorum.

Sezon

Hazırlık sezonunda mükemmel oynayan Bibby'nin bileğinden ciddi bir sakatlık yaşaması ve sezonun ilk iki haftasında oynayamayacağının açıklanması herkesi şoke etti... Ama tabii ki Bibby'yi sezonun ilk maçında sahada gömek kadar değil!

Bibby bence çok acele etti, ki bunu yapmasının nedeninin de, artık mentalitesini değiştirdiğini göstermeye çalışması olduğunu düşünüyorum. Bibby'yi fazla eleştirmek istemiyorum ancak keşke acele etmeseydi, şut bileğinde olan bu sakatlık onu belli ki çok rahatsız ediyor, top kayıpları hat safhada ve çok kötü bir isabet yüzdesiyle oynuyor, umarım sakatlığın etkisinden kendini çabuk atar. Bu arada, Murat Murathanoğlu'nun da Bibby'nin Musselman ile sorun yaşadığını iddia etmesine çok şaşırdım. Bibby'nin sakat olduğunu dünya âlem bilirken kendisinin bilememesi ve Bibby'nin kenarda fazla oturmasının nedenini Musselman'la aralarındaki olmayan soruna bağlaması gerçekten can sıkıcı. Deron Williams olsa Bibby'nin yerindeki, acaba ne derdi, çok merak ediyorum.

Diğer bazı bakarsak... Artest bence düşük yüzdeyle hücum etmesine rağmen tam istendiği gibi oynuyor, ligin top çalma lideri olması bir yana, gerçekten tam bir defensive anchorman rolüne soyundu. Artık takımda tamamen savunma mentalitesi hakim ve bunda en büyük pay kuşkusuz onun. İlâve olarak tek isteyebileceğimiz, zaman zaman yaptığı Antoine Walker tarzı şut seçimlerini minimuma indirgemesi olabilir sanırım. San Antonio maçını kaybetmemize rağmen gördük ki, Artest penetre ederse onu durdurabilecek güçte oyuncu çok az.

Aralarında sezon başında sorun çıkan iki 4 numara Abdur-Rahim ve Kenny Thomas, Miller'ın sakatlığı nedeniyle bu aralar ilk beş rekabetinde değiller, ikisi de süre problemi yok. Oysa sezona Thomas ilk beşte, Reef yedekte başlamışlardı. Thomas'ın maç başına 30 dakikada 4.8 sayı, 4.9 ribaunt ve 0.4 blokluk ortalamaları, ya elemanın bu fırsata layık olmadığını, ya da ara sıra rastlanan bir 'doğal yedek' olduğunu gösteriyor, ikisi de olabilir tabii, mühim olan koçun durumun farkında olup onu doğru biçimde kullanması. Reef ise yedisinde ilk beşe pivot olarak döndüğü on maçta, 30 küsur dakikada 13.2 sayı, 7 ribaunt, 1 top çalma ve 0.6 blok ortalamalarıyla oynadı ve Musselman'ın sezon başındaki o seçimini herkese sorgulattı (batuğ'un notu: Reef 5.4 milyon dolar alırken Kenny T. 6.7 kazanıyor, ne diyorsun Kerimcan, Salmons mı pahalı, Thomas mı?:)

Salmons fena değil ancak henüz o kontratı hak edecek bir performans gözteremedi, zaten geçenlerde bir sakatlanıp iyileşti. Hart ise paçası tutuşmuş halde garbage time'larda tüm topları kullanıyor, bir diğer PG yedeğimizin Ronnie Price olması bence de doğru seçim. Geçen sene iyi bir performans ortaya koyan Francisco Garcia ise skatlıktan çıktı ve yeni yeni ısınıyor.

Bankın en önemli ismi kuşkusuz Corliss Williamson. Corliss kendisini geçen sene hiç oynatmayan Adelman seyretsin diye oynuyor adeta! Kenardan özellikle son üç-dört maçtır iyi katkı veriyor (dünkü Jazz mağlubiyeti hariç - bu arada üç maçtır kaybediyor Kings, orası ayrı). Umarım bu sezondan sonra da bizimle kalır.

Takımı genel olarak gözden geçirdikten sonra, gelelim asıl adamımıza; takımın 1 numaralı skorerine…

Kevin Martin

Gerçekten de Kevin Martin, Geoff Petrie'nin oyuncu seçimlerindeki ustalığını bir kez daha bizlere kanıtladı. Üç yıl sonunda geldiği nokta gerçekten inanılmaz. İlk sezonunda koç kararıyla neredeyse sezonun yarısında oynamayan Martin, özellikle geçen sezon Bonzi sakatken ortaya koyduğu performansla bizleri umutlandırmıştı, ancak kimse Martin'in bizim için Wells'ten daha önemli bir oyuncu olduğunu iddia edemezdi sanırım, geçen sezonun sonunda.

Yazıyı biraz geciktirmemin sebebi biraz da Martin aslında, açıkçası beklemek istedim bu performansının devam edip etmeyeceğini görebilmek için. Maç başına 24 sayıyı %52 isabet ile atmak ve aynı zamanda %43 3-sayı ve %94 serbest atış isabet oranlarını tutturmak, gerçekten de o oyuncunun üst düzey performans gösterdiğine işaret eder. Bu istatistikleri geçen sezon önüme koysanız "Ray Allen" derdim sanırım.

Martin ile ilgili söylenecek fazla söz yok, inanılmaz oynuyor, artık kendisi de çok rahat skorunu üretebiliyor ve inanılmaz yüzdeli atıyor, kısaca Kings front office‘ine kolay gelsin, zira Martin bu oyunuyla sezon sonunda çift haneli bir kontrata doğru adım adım ilerliyor. Bibby'nin var-ama-yokluğunda skoru üstlenen bu genç adam, gerçekten de Kings'in geleceği olabilir. Tabii ki daha da güçlenmesi ve savunmasını geliştirmesi gerekli, ancak sonunda üniversite yıllarındaki o 'saf skorer' kimliğine bürünmesi gerçekten çok sevindirici... Kim maç başına çok yüzdeli bir oyunla 25 atan genç ve çok yönlü bir 2 numara istemez ki takımında? All Star Ballot'a onun ismini koymayan NBA yönetimi, ne düşünüyordu acaba?

Fikstür

Brad Miller gelene kadar (en erken gelecek hafta?) içeriden çok sayı yiyeceğiz bu kesin, sağ olsun Tim Duncan bize net bir şekilde anlattı bunu örnekleyerek. Miller gelene kadar Bibby de tamamen iyileştikten sonra, %60 civarında seyretmemizi bekliyorum.

Önümüzdeki beş maç için tahmin yaparsak... Seattle, Portland ve LA Clippers maçları ortada, ancak ikisini alırız gibime geliyor. Sonraki Teksas turumuz içinse hiç de iç açıcı diyemeyeceğim, deplasmandaki art arda Dallas ve San Antonio maçları bizim için çok ama çok zor geçecek.

Lig zorlu bir maraton ve yeni başladı, ardı ardına üç mağlubiyetten sonra iki Seattle ve Portland galibiyeti, sonraki üç zorlu maçın öncesinde gerçekten takıma inanılmaz moral verecektir. Yazıyı bitirirken gecikme için tekrar özür diliyorum ve herkese sağlıklı- mutlu günler diliyorum.

--------------------------
Yazarın notu 1: Sitenin müdavimlerinden Clippers fanatiği ve Galatasaray Lisesi'nden ağabeyim Yiğit Cem Öztürk'ün ÖSS birinciliği'ni geç de olsa buradan kutlamak istedim, tebrikler tekrar Yiğit Abi. (Ben de kutluyorum; nice başarılar Yiğit biladerim. -batuğ)

Yazarın notu 2: Yazıyı yazmamı sürekli hatırlatan Kemal Kumkumoğlu'na da buradan saygılarımı sunuyorum, Teksas'ta görüşeceğiz tekrar nasılsa sizinle.

Editörün notu: Bu not işini abartma Kerimcan, kendine blog aç! :) -batuğ


MID-LEVEL SALARY EXCEPTION -- This exception allows a team to sign any free agent to a contract equal to the average salary, even if they are over the cap (also note that for 2006-07 they used a defined figure of $5.215 million). This exception may be split and given to multiple players. It may be used for contracts of up to five years in length, and raises are limited to 8% of the salary in the first year of the contract. Signing a player to a multi-year contract does not affect a team's ability to use this exception every year. For example, a team can sign a player to a five-year contract using this exception and still use the exception the following year to sign another player.

If the player is a restricted free agent with one or two years of service and receives an offer sheet from a new team, the player's prior team may use the Mid-Level exception to match the offer sheet.

Note that since this exception is based on the average player salary, the actual value of this exception for any season is not determined until the start of the free agent signing period.

Kaynak: Larry COON, NBA Salary Cap FAQ