|
|
Gündem
Kavga ile ilgili ilk görüşüm, Detroit seyircisinin, olayları
bu boyuta getiren -çizginin aşılmasına sebebiyet veren- esas
suçlu olduğu idi. Daha sonra konu ile ilgili basında yer alan
yazıları ve batug.com
forum'daki tüm tartışmayı okudum. Daha sonra David Stern'ün
cezaları geldi. Kanaatim değişmedi; Detroit seyircisi olayı
çılgınlık boyutuna taşıyan unsurdur olayda.
Ancaak... Bunu söylerken Indiana oyuncularını -neredeyse- kahraman
olarak algılamak, kökeni çok ciddi olarak değerlendirilmesi gereken
bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Indiana oyuncuları bu
oyunun satın alıcılarına saldırmıştır ve bu NBA organizasyonu
için kâbustan başka birşey değildir. David Stern -ki ona karşı
olan nefreti anlamakta zorlanıyorum- olayı saha içi ve
saha dışı olarak ikiye ayırmış, saha içi olana gerekli
cezayı vermiştir. Saha dışı olan olaylar ise doğrudan sektörü
etkilemektedir. David Stern buna izin vermedi diye neden tukaka
olmaktadır? Bir franchise'ın sezon kaybetmesinden bahsediliyor.
Bunun sorumlusu herhalde Stern değildir. O formayı giydiği halde
deli gibi tribünlere saldıran oyunculardır.
Konuyu doğru anlamak çok önemli. Sen kavgayı tribüne taşıyamazsın,
ne olursa olsun! Aksi takdirde İsmet Arzuman'ın da, anasına küfredildi
diye tribüne çıkıp herkese ağız-burun demeden girmesi gerekir.
Sen profesyonelsen, bir takım kuralları baştan kabul etmişsin
demektir. Çünkü burada çene yoran bizlerin rüyasında göremeyeceği
paraları alıp çatır çatır yemektesin. Olmaz, olamaz! Ya şiddetten
yanasın, ya şiddete karşı, bunun arası olamaz. Bu delikanlılık
ağızları da mümkünse özel yaşamda olmalıdır. Spor salonu, bir
eski başbakanımızın dediği gibi "bu işlerin ispatlanacağı
yer" değildir. Sözkonusu Indiana oyuncularının kendi
takımlarına bunu yapmaya hakları bulunmamaktadadır. Mümkünse takım
gibi savaşmaları gereken yer saha olmalıdır.
Ha, bazı arkadaşlarımızın bu çete ağızları ile ne yapmaya çalıştıklarını
ben 20 yıldır NBA takip eden biri olarak anlamamaktayım. Her biri
tek tek son derece muhterem ve ağırbaşlı, efendi olan insanların
ağzından bu delikanlılık-gurur lafları düşmemektedir. Gurur, herbirimizin
uğruna yaşadığı şeydir. Ancak bilmeden, farketmeden haksızın
tarafı tutulmakta ve çok yanlış bir davranışın bayraktarı
olunmaktadır. Bu kültür, suç kültürüdür. NBA sadece tribüne
-her ne olursa olsun- saldıran insanları "kahraman"
olarak algılayan insanlara ait değildir. Bu bir iştir ve bu
işten sadece Stephen Jackson, Ron Artest vb. ekmek yememektedir.
Tribündeki kavgayı her ne sebeple olursa olsun onaylamak, Pazar
günü İnönü Stadı'ndaki cinayete kadar giden sonuçlara vardırır
bizi. Çünkü herkesin kendine göre bir haklı sebebi vardır.
Ha, Detroit seyircisi ile ilgili ne yapılacaktır? Kanaatim, şahsi
davaların ötesine geçilmeyecek ve olaylara karşıan seyircilere
maça girmeme cezası verilecektir.
Bu yeterli midir? Bence yetmez ama NBA henüz bu tür bir olayla
hiç karşılaşmadı. Uzun vadede tedbirini alır. Stern işini bilir.
Son söz: Gündeme karşı serin durmakta sayısız fayda
vardır.
ozgur.menemencioglu@abank.com.tr
|