NBA
TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
NBA
WALLPAPERS
COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler
vs.
|
batug.com's
NBA 
KAAN
KURAL
20
AĞUSTOS 2004, CUMA |
Memo'nun
farkını
farkedeceksiniz
Mehmet Okur'un kariyerinde yeni bir dönem başlıyor.
İki senelik Detroit deneyiminin ardından milli oyuncumuz, kariyerinin
bundan sonraki 6 yılını Utah Jazz'de geçirmek için 50 milyon dolarlık
bir kontrata imza attı. Artık geleceği garanti altına alınmış
durumda. Yeni bir evlilik yaptı. Salt Lake City gibi diğer
NBA şehirlerine kıyasla çok daha sakin bir yerde yaşayacak. Kısacası,
maddi ve manevi olarak hayatında belli doyumlara ulaştı, kafasını
basketbol dışında meşgul edebilecek pek çok şeyden arındı, uzaklaştı.
Zaten kendisi de bunu değişik defalarda ifade etti. Bundan sonra
sadece basketbolunu düşünecek.
Mehmet kariyerinde bir sıçrama yapmak için ideal bir ortama
kavuşmuş durumda. Her şeyden önce Utah Jazz'de artık farkını farkettirebilecek.
Mehmet'i dünya basketbolundaki yüzlerce diğer 2.10'luk oyuncu
arasında "farklı" kılan en temel unsur, pota
altında olduğu kadar orta mesafeden de etkili olabilmesi, hücumda
sahanın her yerinden bir tehdit yaratması. Ancak kariyerinin ilk
iki sezonunu geçirdiği Detroit'te oyun sisteminin farklılığı nedeniyle
bu özelliklerini fazla kullanma şansı bulamamıştı. Yine de koç
Rick Carlisle'la beraber geçirdiği ilk sezonunda çaylak olmasına,
takım pota altında büyük sorunlar yaşamasına karşın Mehmet bu
dış oyun yeteneğinin ipuçlarını vermiş, sahada kaldığı bölümde
ortalama 12 dakikada 1 üç sayılık atış kullanıp bunlarda %34 isabet
kaydederek önemli bir dış tehdit oluşturmuştu. Bu arada hücumda
dışarıdan oynadığı kadar savunmada da Ben Wallace'ın varlığının
da etkisiyle daha cesur davranarak önemli bir gelişme gösterdi.
Aslında Türkiye'deyken fazla güçlü olmadığı bir alan olan ribaundlarını
geliştirdiği gibi, hiç olmadığı kadar önemli bir blok tehdidi
yarattı. Rakamları 48 dakikalık ortalamalara vurulduğunda 11.8
ribaunt, 1.4 blok ortalamalara ulaştı. Yani her koçun hayallerini
süsleyen, pota altını savunan, ribaunt alan, hücumda ise içerden-dışardan
oynayıp, rakibin hareketsiz uzunlarını denize döken, eşleşilemeyen
"farklı" bir uzun profili, en azından potansiyeli
yarattı.
Mehmet'in
Pistons'daki ilk sezonu Doğu finalinde noktalandıktan sonra sezon
sonu toplantısında koç Rick Carlisle ve başkan Joe Dumars kendisine
"Bu yaz iyi çalış. Gelecek sezon ilk beşte yer alacaksın"
demişler, Mehmet'in bu çok yönlü oyununu daha fazla kullanacaklarını
belirtmişlerdi. Sonrası malum. Detroit, Carlisle'ın yerine Larry
Brown'la anlaştı. Brown'ın oyun sisteminde Mehmet pota altına
çakılı oynamak zorunda kaldı. Önce ilk beş çıktı ama sezon ortasında
Rasheed Wallace'ın takıma gelmesiyle dakikaları iyice düştü. Brown'ın
kafasındaki oyun sistemi en az iki oyuncuyla hücum ribaundu kovalamak
ve pota altında tehdit yaratıp rakibi içeride kalmaya zorlayarak,
dışarıda Chauncey Billups ve Richard Hamilton'a daha fazla boş
alan yaratmak üzerine kuruluydu. Yani Mehmet'in dışarıda oynaması
asla istenmiyordu. Nitekim Mehmet'in kullandığı üçlük oranı 12
dakikada 1'den, 33 dakikada 1'e geriledi. Yine de savunmasını
ilerleten Memo, 48 dakikalık ortalamalarda 12.8 ribaunt, 1.9 blok
ortalamalarına tırmandı. Ancak play-off'ta Brown'ın kendisini
kullanmayı fazla düşünmediği iyice belli olunca (play-off'ta
maç başına ortalama 11 dakika oynadı), Mehmet de kariyerini
devam ettirmek için yeni bir takım arayışına girdi. Ve çok iyi
bir seçim yaptı: Utah Jazz.
Jerry Sloan, Memo için büyük şans ve fırsat
Öncelikle Mehmet yeni takımında harika bir koçla çalışma fırsatı
yakaladı. Jerry Sloan, oyunculuk günlerinden kalma enerjisi
hiç bitmek bilmeyen bir koç. 1988'den beri başında olduğu Utah'da
16 sezonda 823 maç kazandı, 15 defa play-off, iki defa NBA finali
gördü. Hiçbir sezon kazandığından fazlasını kaybetmedi. Asla tatmin
olmayan kişiliği ile halen her maçı kazanmak için kenarda en az
oyuncuları kadar enerji sarfeden, içindeki o müthiş rekabetçi
ruhu her defasında ortaya koyan bir isim. Ancak onun asıl gücü
basketbol anlayışından geliyor. Sloan temel basketbol ilkelerine
sonuna kadar sadık bir koç. Ve bunları öğretme ısrarından
asla vazgeçmiyor.
Jerry Sloan geçtiğimiz Haziran ayında uzun süredir kanserle mücadele
eden eşi Bobbye Sloan'u bu hastalığa kurban verdi. Şimdilerde
Jerry Sloan'ın hayata bakış açısının değişip değişmediğini merak
ediyor herkes. O eski hırslı adamın artık biraz yatıştığı, biraz
kabuğuna çekildiği söyleniyor. Ancak daha yaygın olan görüş, hayat
enerjisini basketbol sahasından alan Sloan'un, belki biraz daha
vakur olsa da, takımına daha fazla sarılacağı yönünde. Elindeki
takımın da oynatmak istediği felsefeye ne kadar uygun olduğu düşünülünce,
Sloan'un gelecek sezon belki de bulunmaktan en çok mutlu olacağı
yerin basketbol sahası olacağını tahmin etmek zor değil.
Geçen sezon başında John Stockton ve Karl Malone'un takımdan ayrılmasıyla
tam bir çöküşe gideceği düşünülen, "ligin en zayıf kadrosu"
olarak nitelenen Utah'ın 10 galibiyet bile alamama ihtimalinden
bahsediliyordu. Sloan o takımla tam 42 galibiyet kazandığında,
bu pek çok otorite tarafından "mucize" olarak
adlandırıldı. Hatta ESPN'in ünlü yazarı Marc Stein bir
yazısında "Sloan'un eline NBA maçlarını çeken 12 tane
kemareman verin. İki haftada onlara temel basketbol felsefelerini
öğretip bir sezonda %50 galibiyet oranı yakalayabilir. Bu arada
kameramanlar, maçları çekmeye de devam eder" yorumunu
yapmıştı.
Aslında Sloan'un "mucize" diye tanımlanan başarı
reçetesi öyle çok da karmaşık bir formül değil. Sloan'un özellikle
uzunları dışarda kullanmayı, pota altında yarattığı boşluğa kısalarını
sokmayı seven, ters perdeleri bol bol kullanan bir koç olduğunu
herkes biliyor. Basketbolun temel felsefelerinin üzerinde ısrarla
durup kurduğu hücum setlerini makine düzeninde uygulayan bir takımla
çalışıyor Sloan. Yani genel hücum prensipleri belirleyip oyuncularını
serbest bırakmaktan çok, mükemmel hazırlanmış bir senaryoyu
kusursuz oynamaları üzerine kuruyor sistemini. Oyuncuları
da onu dinleyecek kadar disiplinli olunca, önceden yapılan plana
bağlı kalarak sonuca ulaşıyorlar. Utah'da istatistiklere yansımayan,
tribünlerin görmediği, medyanın önemsemediği detayların öneminin
her zaman altı çizilmiştir. Her bir perdenin, her bir yardımın,
hücumda yapılan her hareketin kusursuz bir plan ve akış içinde
gitmesi gerekir. Oyuncuların değil, sistemin yaratıcılığı
üstüne kurulur tüm hücum prensipleri. Hücum oyuncularının, rakibin
önlem alması en zor özelliklerini öne çıkarır. Utah da buna çok
uygun bir takım kurgusuna sahip. Şu anda sezona başlaması beklenen
ilk beşin dört ismi ABD dışından geliyor: Carlos Arroyo, Porto
Riko; Gordan Giricek, Hırvatistan; Andrei Kirilenko,
Rusya ve Mehmet Okur, Türkiye. Yani NBA'in yıldızlara
dayalı sisteminin dışındaki sistem basketbolunu çok iyi bilen
oyuncular. Utah bu kadroyla NBA'de Avrupa basketbolu oynamaya
hazırlanıyor.
Neden Memo ve ondan ne bekleniyor?
Utah geçen sezon pivot pozisyonunda Greg Ostertag ve Jarron Collins'le
oynarken, hücum yönü kısıtlı bu oyuncuyu genelde sadece perdeler
için kullanıyordu. Ancak mesela Ostertag, Mehmet'ten daha kalın
ve daha çok yer kapladığı için belki de daha iyi savunmacı olmasına
karşın, daha ucuza maletme imkanı olmasına karşın dokuz yıldır
takımda olan dev pivotla sırf bu hücum sorunları yüzünden yollarını
ayırdılar. Utah'ın etkili olabilmesi için dışarıdan tehdit yaratacak
bir uzuna ihtiyacı vardı ve bu nedenle Mehmet'te karar kılıp 50
milyon dolarlık bir yatırım yaptılar.
Bu sezon Sloan'un sisteminde Mehmet'i bol bol orta ve uzun mesafeden
şut atarken görmeye hazırlanalım. Kendisini tutan uzunlar dışarı
çıkmadığı zaman Sloan, Memo'ya şut atması için izin verecek, hatta
zorlayacaktır. Çünkü onun tüm felsefesi hücumda bu tip terslikleri
yakalamak. Mehmet'i "farklı" kılan tüm özellikleri
bu sezon bol bol izleme imkanına sahip olacağız. Ve gerçek Mehmet'i
göreceğiz.
Ancak Mehmet'in rolü arttığı gibi, sorumlulukları da artacak elbette.
Ve bazı özelliklerini daha da geliştirmesi gerekecek. Başta
pas yeteneği. Mehmet şu ana kadar hep bir bitirici
rolü oynadığı için, "etkin pas" vermesi fazla
gerekmemişti. Aldığı topları ya potaya yollamış, ya da dışarıdaki
kısalara "riski düşük" paslar atmıştı. Artık
kendisinin dışarı çıkarak boşalttığı pota altına hızla giren kısalara
daha riskli, daha zor pasları indirmesi beklenecek. Sistemin çalışması
için bunları atabilmesi şart. NBA kariyerinde oynadığı 143 maçta
140 asist yapan Memo'nun 1'in hemen altındaki ortalamasını bu
sezon 2'nin üzerine çıkarması gerekiyor. Ostertag'ın yapamadığı
ve yerine Mehmet'in alınmasına neden olan işlerden biri de bu
pas alışverişiydi çünkü.
Yanındakiler ve arkasındakiler
Ayrıca Utah sisteminde ribaundun önemi çok büyük. Her bir topu
ister hücum, ister savunmada olsun kusursuz bir düzende oynamaya
çalışan Jazz'in, rakibe birden fazla hücum şansı vermeye hiçbir
şekilde tahammülü yok. Geçen sezon maç başına rakiplerinden 4.6
fazla ribaunt alan Utah, bu alanda lig birincisiydi. Sloan'un
bu konuda daha da ısrarcı olmasını beklemek hayalcilik olmaz.
Memo, yanında Andrei Kirilenko ve Carlos Boozer
gibi iki çok iyi ribaundçuyla oynadığı için şanslı. Ancak gerek
Kirilenko, gerekse Boozer pozisyonları için fiziksel açıdan zayıf
(undersized) oyuncular. Orada kalın tek isim Memo. Bu nedenle
rakipleri fiziksel olarak potadan uzak tutmak, orada alan açmak
adına Memo, bir numaralı sorumlu olacak. Kendi aldığı ribaunt
sayısından öte, rakibe verilecek hücum ribaundlarını durdurması
bekleniyor Memo'nun. Ayrıca pota altını iyi savunarak bir blok
tehdidi yaratması, ligin en iyi savunmacılarından Kirilenko'nun
zayıf taraftan getireceği yardımlarda blok ve top çalma yapabilmesi
için yerini sağlam tutması gerekiyor.
Mehmet için bir de hem iyi, hem kötü bir haber var. Utah'ın 2002
NBA draftinde aldığı 2.13'lük Curtis Borchardt, ilk sezonunun
tamamında sakattı. Geçen sezon ise yine sakatlıklar nedeniyle
sadece 16 maç oynayabildi. Ancak Borchardt çok kaliteli ve Stanford
Üniversitesi'nden gelen zeki bir oyuncu. İyi bir yaz dönemi geçirdi
ve iki boş geçen senenin ardından artık oynamak istiyor. Mehmet'in
yedeği olacağı sezonda milli oyuncumuzu dakika almak için sonuna
kadar zorlayacaktır. Bir de kontratı uzatılan, çok etkin olmasa
da fiziğiyle iyi mücadele eden Jarron Collins var. Bu durumda
işin kötü tarafı, Mehmet'in fazla hata payı bulunmaması. Küçük
bir sakatlık veya geçirilecek kötü bir dönemde yerini almaya
hazır, aç iki oyuncu arkasında bekliyor. Ancak Mehmet bu zorlamanın
da etkisiyle, özellikle Borchardt'la sert idmanlar yaparak oyununu
geliştirir, Utah'ın kendisinden beklediği alanlarda ilerleme sağlarsa,
ligin önemli uzunları arasına girerek All-Star takımını bile zorlayabilir
ve ligin saygı duyulan önemli uzunları arasına girebilir.
kkural@gazetevatan.com
Gitmek
mi zor, kalmak mı?
Bu
yaz, NBA'deki iki temsilcimiz Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu için
son derece önemli. Yapacakları tercihler, NBA kariyerleri açısından
belirleyici rol oynayacak. İkisinin de kontratları sona eriyor ve
sınırlı olarak serbest kalıyorlar. Peki ne yapabilirler, finansal,
stratejik, manevi olanakları neler, önlerinde hangi seçimler var?
Ve tabii ki, ikisinden de memnun olan takımlarının onları tutabilmek
için imkanları ve niyetleri ne düzeyde?
Kaan KURAL yazdı ve meseleye noktayı koydu, okumak için
TIKLAYIN
İki Brian'ın
Hikayesi...
Maalesef gerçek hayatta olaylar, filmlerdeki gibi genelde
beklenmedik tatlı sürprizlerle sonlanmaz. Her şey olması gerektiği
gibidir. Ama nadiren de olsa mucizeler gerçekleşir, insana
umut etmenin iyi bir şey olduğunu hatırlatan, hayatın güzel
olduğunu gösteren olaylar olur. Brian Scalabrine ve Brian
Cardinal bu sezon o hayat boyunca peşinde koştukları büyük
fırsatı ele geçirdiler. Ve bunu kesinlikle berbat etmediler.
Bunun için hazırlanmışlardı, başardılar.
Kaan KURAL yazdı, okumak için TIKLAYIN
|
Bir
UFO gördüm sanki
Normal bir zihnin tanık olduğu gerçeküstü olay sayısı günde
"bir"i aşmamalı. Daha fazlası aşırı doz etkisi yaratıp
akıl sağlığını tehlikeye atıyor. Lakers-Spurs serisinin beşinci
maçını izleyenler için durumun bir hayli tehlikeli olduğunu
söyleyebiliriz. Çünkü iki tane mucize gördüler, üstelik aynı
saniye içinde! Kaan KURAL yazdı, okumak için
TIKLAYIN |
Basketbolun
7'nci Harikası...
Miami-New Orleans maçının başlamasına 1.5 saat var. İçim içime
sığmıyor. NBA TV son anda programı değiştirip Wolves-Kings
Batı yarı finali yerine bu maçı vermekle ne kadar doğru bir
iş yaptı. Basketbol açısından her zaman için bir Kings-Wolves
maçını tercih ederim. Ama bu Heat-Hornets maçı sıradan bir
maç değil. Bu bir Game 7. Açık söylüyorum; kimin oynadığı
umurumda bile değil. Kaan KURAL yazdı, okumak için
TIKLAYIN |
NBA,
cebinizdeki son kuruşun peşinde
Zaman içinde kendisini takip etmeye zorluyor NBA. Kendi hazırladığı
programları ulusal kanallardaki yayıncılarına vererek bir
haftada oluşan en can alıcı görüntülerle süslüyor, küçük insan
hikayelerini mükemmel bir anlatımla süper kahraman maceralarına
dönüştürüyor. Daha fazlasını istemenize yol açıyor. Daha fazlasını
istediğiniz anda da para talep ediyor.
Kaan KURAL yazdı, okumak için TIKLAYIN
|
Amerikan
ağaçları yaşken eğilmiyor
Çok değil 10 yıl önce ilk kez NBA'in profesyonel oyuncuları
1992 Barcelona Olimpiyatları'nda ABD adına forma giydikleri
zaman, kendilerine Rüya Takım ismi uygun görülmüştü. Gerçekten
de unvanlarının hakkını verdiler. Ancak günümüze baktığımızda,
Rüya Takım'ın yarattığı örneği ABD'den çok Dünya'nın takip
ettiği görülüyor. Bu sporun anavatanında basketbolun öğrenim
sürecinde önemli değişiklikler var ve bu gidiş de kesinlikle
iyiye doğru değil.
Kaan KURAL yazdı, okumak için TIKLAYIN
|

|