|
“Season
Preview şoku yavaş yavaş atlatılırken yeni bir yazının
ancak şu aralar ilgi çekebileceğini düşündüm”, diyerek
hep ertelediğim yazımın bahanesiyle giriş yapalım.
Başlıktan da az-çok anlaşılacağı gibi konu yeni sezonun
“nasıl”larından çok “neden”leri olacak, doğal olarak da
Allen Iverson ve Zach Randolph ağırlıklı olacak.
Peki, neden bu üçlü aynı noktada birleşti? Öncelikle her
üç tarafın da (Zach, Iverson ve Memphis) yeni bir
başlangıca ihtiyacı vardı. Hepsi de geçen seneyi, hatta
son 2-3 seneyi sancılı geçirmiş durumdalar. Sırayla
gidelim.

MEMPHIS GRIZZLIES
Memphis'e gelmeden önce takım sahibi ve koç değişikliği
sayısı neredeyse aynı olan bir takımın (üç takım sahibi
- beş koç) hâlâ satılma ve şehir değiştirme maceraları
devam ediyorsa, Iverson hamlesinin amacı daha net
anlaşılacaktır. Hamlenin doğruluğu yanlışlığı değil de,
nedeni anlaşılacaktır.
Vancouver’dan ayrılırken Grizzlies'in 45 ile 50 milyon
dolar arası zarar ettiği söyleniyordu, burdan
bakıldığında diğer Kanada takımı Toronto'nun da son
yıllarda Avrupa karması gibi olması bir raslantı olmasa
gerek. Her ülke daha fazla sayıda potansiyel müşteri
demek, en basitinden NTVSpor‘un yayınladığı ilk yedi
maçtan beş tanesinin Toronto maçı olması demek (He does,
valla ben değil). Bu noktada hemen Mike Bibby – Jason
Williams takasının yapıldığı dönemde basketbol
operasyonları sorumlusu olan Dick Versace'nin
açıklamalarını yazalım:
“Hızı (J-will), şuta (Bibby) tercih ettik” derken
peşinden de “ayrıca J-will’in bu sezon bilet satışlarını
arttıracağını da düşünüyorum” cümlesini eklemeyi
unutmuyordu. Hatta, birkaç sezon daha ileri
gittiğimizde, Heisley'in Nisan 2000 de takımı satın
almadan önce tavsiyesini aldığı kişi olan Jerry West'in
GM olarak takıma geldiğindeki açıklamalarını yazalım.
“Orada (Los Angeles) bilet satabileceğiniz 10 milyon
insan vardı, burada ise dolarlarınızı daha bilinçli
harcamak zorundasınız”. Kısacası, Grizzlies'ın işin
maddi yönüyle hep bir sıkıntısı oldu.
Herşey ‘tamamen duygusal’ yani.
Aynı mantıkla Memphis’te de “iş”lerin pek iyi gitmediği
bir dönemde, takımı satmak kadar olmasa da radikal bir
karar verildi ve resmen tribünlere oynandı. Iverson ve
geçen sezon başlamadan daha ilk yazımda takası düşünülen
oyuncu olarak belirttiğim Randolph takıma eklendi. 14
yılda sekiz kere ilk beş draft seçimi yapmalarına rağmen
ikinci bir Pau Gasol çıkaramadılar ve hep bir “veteran
yıldız” eksikleri oldu.
Bir tarafta, geçen sezon maç başına 12,700 bilet ile
(biletli seyirci yazasım geldi bi an ama sonra Amerika
için çok saçma bir söz öbeği olduğuna karar verdim)
sonunculuğu kıl payı kaçıran Grizzlies; diğer tarafta
NBA’de oynadığı her sezon forma satışı ilk beşte olan
(ve 3 numaralı formasını geri alan) Iverson var. Bir
tarafta çaylağı hariç adam gibi uzunu olmayan Grizzlies,
diğer tarafta iyi kötü maç izlemeye gittiğinizde
birşeyler gösterebilecek Randolph. Açıkcası hedeflenen
değişimin etkisi sezon başlamadan kendini göstermeyede
başladı. Yao Ming NBA’e gelmeden önce Çin’de forması en
çok satılan oyuncu olan Iverson'ın yeni formaları,
170$’a varan fiyatlarla satışa çıkarıldı. Sezonluk bilet
alanlara Iverson tişörtü verilerek ilk promosyon
yapıldı.
Sonuçta ne mi oldu? Sezonluk bilet yenilemesinde
şimdiden %15 artış (preseason dönemi) ve aynı döneme
göre %50 daha fazla bilet satışı sağlandı. Bu konuda
sonunculuğa oynayan bir takım için amaçladıklarını elde
etmiş oldular.
Olay sadece bilet-tişört satmak da değil aslında.
Marketing sorumlusu John Pugliese’in de belirttiği
önemli bir nokta daha var: Önümüzdeki sene takımın
Memphis şehrindeki 10. yıl kutlamaları yapılacak ve bu
tek atımlık hamlenin, bir senelik kumarın takımın
şehirde kalmasının yanında, şehir sakinlerinin de takımı
sahiplenmesi ve birliktelik sağlanması amacıyla
yapıldığını düşünüyorum. Takımın Memphis’te kalıcı
olması için de kampanyalarına bu konu üzerinden
başladılar, bu seneki tanıtımlarda hep (çarşı herkese
karşı tadında) agresif bir varolma vurgusu yapılıyor.
Mayo ile ''Join The Fight'', Zach ile ''Us Against The
World'' ve Iverson ile ''Answer the Call'' temaları
seçildi. Sezon başlangıcına az bir süre kala da, son
kurşunu attılar: “It’s all about where we’re from”
Memphis şehrinin DNA larına şimdiden Grizzlies'a olan
bağlılığı işlemeye başladılar özetle.
Herşey ‘tamamen duygusal’, yani.
ZACH RANDOLPH
Hazır reklam repliğinden bahsetmişken, özel hayatında da
benzer bir motto ile yaşayan Zach ile devam edelim.
Kısaca geçmişine baktığımızda, herhangi bir takımın
kurtarıcısı olamayacağını rahatlıkla görebiliriz.
Özetlersek;
- 14 yaşında pantolon çalmaktan 30 gün süre ile
gözaltına alındı,
- 15 yaşında dayak atmaktan 30 gün ev hapsi aldı,
- 17 yaşında çalıntı silah satmaktan 30 gün gözaltına
alındı. Araya da yaş sınırı altında alkollü içecek
sıkıştırdı; ama onun standartlarında bu, lafını etmeye
değmez bir olay.
- Takım arkadaşı Ruben Patterson'ı yumrukladı,
- Marijuana eşliğinde araba kullanmaktan yakalandı,
- Kardeşinin bir gece klübünde üç kişiye ateş açtığı
olaydan sonra yalan ifade vermekten suçlandı (kardeşi de
üç yıl hapis aldı),
- Portland caddelerinde yasadışı araba yarışına katıldı,
- Cinsel saldırıdan suçlandı (ancak dava düştü),
- Köpek dövüşü yaptırdığı bir kişi, Zach’ın kendisine
saldırdığı gerekçesi ile dava açtı,
- Indiana maçından sonra taraftara el kol hareketi
yapmaktan bir maç ceza aldı,
- Louis Amundson'ı yumruklamaktan iki maç ceza aldı,
- Madde etkisi altında araba kullanmak kuşkusu ile
tutuklandı (daha sonra dikkatsiz araba kullanmaya
düşürüldü)
...ve tam açıklamasını bulamadığım fakat daha sonra
düşürülen bir suçlama daha. Bu arada, o ilkokuldayken
babasının da hırsızlıktan hapis yattığını hatırlatalım.
Tüm bu kötü imaja rağmen artık bir kızının olduğunu ve
ailevi sorumluluklarının olduğunu söylüyerek
olgunlaştığını belirtti ve ayın sözü köşesini bizden
kaptı. (1)
ALLEN IVERSON
Diğer büyük soru işareti, “veteran yıldız” Iverson ise
Pistons’tan biraz sıkıntılı ayrılarak geldi Memphis’e.
Detriot'te yedekten gelmeyi kesinlikte kabullenmedi,
oluşan durumu ise koçun üzerine attı tamamen. Kendisine
koç tarafından söylenen ile yapılanın tutmadığını
belirterek sert bir şekilde direk Curry’i suçladı, Joe
Dumars'ı da her fırsatta temize çıkardı. “Takım
arkadaşlarımın benden vazgeçtiğini söyleyen bir koçum
olmamıştı daha önce” diyerek koluna yaptırdığı “only the
strong survive” dövmesinin hakkını verdi ve kendi
bildiği doğrudan vazgeçmedi; sonucu kadroya dâhil
olamamak olsa da.
“Kariyerimin en kötü sezonuydu” açıklamasıyla da Pistons
günlerine noktayı koydu. Bu konu ile ilgili hep George
Karl'ın “hâlâ inanıyorum ki Iverson birgün yedekten
gelmeyi kabul etmek zorunda kalacak ve patlayıcı bir
altıncı adam olacak” cümlesi aklıma takılır. Gelecek
sezon 36 yaşında olacak ve bunu kabul edebileceği çok
fazla senesi yok önünde. Karl'a söyleyin, belki evinin
arka bahçesindeki maçta olabilir.
Gelelim bu iki veteran eklemesi ile oluşan Grizzlies'ın
yeni çehresine ve yapacaklarına.
IVERSON + RANDOLPH + GRIZZLIES
Etkisiz eleman Steven Hunter'ı saymazsak Iverson ve
Randolph'un NBA tecrübesi 21 yılla geri kalan tüm takım
toplamından 2 yıl daha fazla. Yazının başında
belirttiğim veteran yıldız eksiğini açık seçik gösteren
bir rakam bu, hatta yıldızsız hâli bile eksik (kendisine
takım bulması için izin verilen Marko Jaric de
çıkarılırsa, geri kalan takımın 2 katı oluyor bu rakam).
Tamam takıma veteranlar geldi...
...ama takımın eldeki bu kozmik çorbayla ne yapacağı da
ayrı bir soru.
Geçen sene en çok şut kullanan ismin çaylak (2)
olduğu bir takıma, topu hep elinde isteyen Allen Iverson
ve Mr. Black Hole lakaplı (3) Zach Randolph’un
katılması, nasıl yansıyacak? Geçen sezon takım olarak
17.4 asist ortalaması ile son 50 yılın en düşük
beşinci asist ortalamasını yakalayan Grizzlies'e, bu
ikilinin eklenmesi nasıl bir takım uyumu/uyumsuzluğu
katacak? Iverson ve O.J. Mayo süreleri nasıl paylaşacak,
ya da hangi pozisyonlarda oynayacaklar? Rudy Gay daha 15
ay önce franchise player iken, şimdi zorlasak dördüncü
oyuncu konumuna geldi; buna tepkisi ne olacak? (4)
Hatta, geçen sene O. J. Mayo ve Rudy Gay'ın daha ön
planda olma konusunda problem yaşadıkları bile
konuşuldu; büyük ihtimalle o günleri bile arayacaklardır
bu sezon. Randolph iddia ettiği gibi antremana gelen ilk
oyuncu olabilecek mi? Soruların sonu yok ama kesin olan,
ilk beşin neredeyse hepsi hem all-star istatistikleri
tutturmaya aday, hem de bire karşı beş oynamaya. Marc
Gasol'un bu karmaşada hem iyi istatistikler
tutturacağını hemde karakter olarak iyi bir imaj
çizeceğini düşünüyorum. Sıradan sayılabilecek özellikler
bile; ego savaşları yaşamaya aday bu isimler arasında
göze görece daha bir güzel görünecektir.
Genel olarak oyun kurucu pozisyonunda O.J. Mayo, şutör
guard pozisyonunda Iverson’ın olmasını bekliyorum. Mayo,
çaylak senesinde oynadığı oyun kurucu pozisyonunu eğer
48 dakika boyunca sürdürseydi 15,9 şut denemesi ve 6,3
asist ortalaması ile sezonu tamamlayacaktı. Aynı
düzeltme şutör guard pozisyonunda oynadığı süreler için
yapıldığındaysa, 20 şut denemesi ve 4,1 asist ortalaması
yakalamış olacaktı ki; takımın bu sene en çok ihtiyacı,
atan değil attıran oyuncu olacak.
Tahminimce Memphis bu sene run-and-gun kadar olmasa da,
daha hızlı bir oyun taktiği ile sahaya çıkacak.
Randolph’un beş numaraya çekildiği small-ball kadrosu
sahada olabilir. Oynadığı her takım 100 sayı
ortalamasının üzerinde olan koç Lionel Hollins, bu düzen
için uygun bir aday gibi görünüyor. Kontratının son
senesi olması ve herhangi bir uzatma/sözleşme
anlaşmasının şimdilik yapılmaması “tren” (5)
lakaplı koçun herşeyini ortaya koymasında etkili
olabilir. Geçtiğimiz sezon 77 şut denemesi ile 29.
sırada olan bir takımın kazanmak için daha fazla şut
kullanması gerektiği açık. (6)
Bir de, Iverson’un yarı saha basketbolundan pek haz
etmediğini eklersek, small-ball tarzı hızlı oyunu sık
sık izleyebiliriz. Koşmayı gerektiren bu taktik için
diğer dikkat çekici oyuncu da, kilolarından arınmış Marc
Gasol. Sanki koşmaya hazırlanırmış gibi bir hali var.
(7)
IS THIS “THE ANSWER”?
Özetle, hem takım içi soruların cevabını, hem Heisley'in
finansal taktiğinin sonuçlarını önümüzdeki aylarda
göreceğiz. Herşeyi özetleyen bir cümleyi, sezonluk bilet
sahibi bir Grizzlies taraftarından alalım:
“Finansal etkiyi göz ardı edemezsiniz. Takımın
Memphis’te kalmasını istiyorsak organizasyonun para
kazanmasına ihtiyacımız var. Eğer Iverson buna yardım
edecekse, bu uzun vadede takıma yararlı olacaktır”. Ben
hem Memphis takımının hem Memphis şehri insanlarının bu
hamlelerden çok da mutsuz olmadığını düşünüyorum; çünkü
şu an için öncelikleri önemli başarılar değil, ayakta
kalmaya devam edebilmek. Onların amacı NBA’deki diğer
takımlar gibi en iyi kasap olmaktan çok, Seattle’dan
sonraki ikinci koyun olmamak.
1) Ayın sözü: “Be the first guy at the gym, come
to practice and work hard every day, because they’re
going to look up to me” - Zach Randolph
2) O. J. Mayo geçen sene toplam sayı, toplam
dakika, FGA, 3FGA ve FT yüzdesi kategorilerinde takım
lideri oldu. FGA ile de franchise çaylak rekorunu kırdı.
3) Vakti zamanında yeterince top alamamaktan
şikâyet eden Zach'a, Nick Van Exel'ın “aklın nerede
senin, her seferinde topu sana veriyoruz” demişliği bile
vardır.
4) Geçen sene Rudy Gay’in de içinde olduğu 3-4
oyunculuk bir gruplaşma olduğu dedikoduları vardı. Hakim
Warrick başta olmak üzere Gay hariç hepsi gönderildi.
Dedikodular doğru mudur, ya da giden oyuncularda etkisi
var mıdır bilinmez ama Rudy Gay'ın o günlere nazaran,
her türlü geri plana düştüğü kesin.
5) Hem vagonları çeken trenin arkasındakilere
liderlik etmesi ile yön verebilen kişiliğini, hem de
İngilizce’de “train”in bir diğer anlamı olan “eğitmek”
ile oyuncuların oyunu daha iyi öğrenmesini
sağlayabileceği vurgulanıyor.
6) Karşılaştırma için; D’antonio sağolsun 86,5
ile New York lig lideri, şampiyon Lakers ise 85,1 ile
hem lidere çok yakın, hem de 77 şut denemesinin çok çok
üzerinde.
7) Gasol geçen sezon koşu parkurunu en kısa 62
saniyede tamamlamıştı. Presesonda kondisyoner Jason
Biles hedeflerinin 60 saniyeye olduğunu açıkladı. Gasol
beklenenden daha iyi bir derece, yani 58 saniye ile,
tabiri caizse ceylan gibi koşarak kendi rekorunu altüst
etti.

|