Kötü gidişi doğru CEVAP bitirir

Emil ÇAKIRYAN
18 ARALIK 2006

Yeni sezon başlayalı altı haftadan fazla oldu. Sezona iyi başlamayan Clippers ha düzeldi ha düzelecek derken işler daha da kötü gitmeye ve üst üste farklı yenilgiler gelmeye başladı. Ardından da, son hafta içinde, Iverson'ın takas dedikodularına her gün yeni bir kombinasyonla katılır olduk. Clipper Nation içinde de, "Geçen sezon sadece bir tesadüf müydü, tekrar eskisi gibi mi olacağız?" gibi sorular türemeye başladı. Bir de Batı'daki takımlar (özellikle Lakers) çatır çatır basketbol oynadığı için, Clippers pek bir kötü durmaya başladı.

6-2'lik başlangıçtan sonra üst üste alınan mağlubiyetler, Pasifik'te altlara itti bizi. 10-13 dereceyle, grup lideri Suns'ın 7 ve Kings'in ½ galibiyet arkasında, Pasifik sonuncusuyuz. İç sahada derecemiz 9-5 ve fakat deplasmanda Warriors ile birlikte ligin en kötü derecesine sahip takımız: 1-8. Üst üste sekiz deplasman yenilgisinden sonra nihayet ligin en zayıf iki-üç takımından Grizzlies ile oynadık da, nihayet o tek deplasman galibiyeti alındı. Özellikle Spurs ve Lakers'a karşısında uğranılan dört hezimet ("yenilgi" kelimesi hafif kaçar) herkesin canını çok sıktı. Dün Staples'da Rockets'a da teslim olduk ve yenilgi serisi dört maça çıktı. İki günlük istirahatin ardından içeride Raptors'ı devirip bu işi 4-0'da kesersek isabetli olacak zira ardından çıkacağımız üç maçlık deplasman turunda Dallas, Houston ve Utah'a gidip zorlu maçlara çıkacağız. Raptors maçının muhtemel stratejik önemini anlamışsınızdır.

Takımın durumundan sonra, biraz da takımın oyunu...

Herkes beklenenin altında

İstatistiklerle uğraşmayıp ne gördüysem onu söylüyorum: Ne hücumda ne savunmada çoğu maçta vasatı aşamıyoruz. An itibarıyla sakatlığı da bulunan 37 yaşındaki Sam Cassell şu an takımdaki en istikrarlı oyuncu. Siz düşünün artık.

Neredeyse bütün yazı ABD Milli Takımı'yla geçiren Elton Brand, ara sıra üstün performans ortaya koymasının yanı sıra bazı maçlarda çift haneli sayılara bile ulaşamıyor. Duncan ve Boozer'ı bir yana bırakın, Kwame bile boyalı alanda ezip geçti Brand'i. Sanki üstünde inanılmaz bir yorgunluk var, ribaunt bile çekemez durumda. Arka arkaya 30 küsur sayı attığı iki maç dışında pek ortalarda gözükmedi.

Son dönemde birinci gardlığa terfi eden Shaun Livingston, oyun kuruculuk görevini hakkıyla yerne getirip çok iyi asistler yapmasına rağmen, skor açısından istikrarsız ve kötü isabet oranıyla şut atıyor, zaman zaman da kritik top kayıplarıyla takımın hücumunu kesebiliyor. Biz de halen bekliyoruz, gelişecek de Mr. Triple-Double olacak diye. Belki Sam'in sakatlığının bir faydasını görürüz de, Shaun ilk beş çıktığı bu süreçte artık tecrübe eksikliğini kapatır diye.

Bu yıl ilk beşe iyice yerleşen Quentin Ross alıştığımız savunmasına devam ediyor fakat hücumda gereken katkıyı yaptığını söylemek güç. Ross son maçı terketti fakat sakatlığı ciddi değil. Bazı maçlarda takımın skor yükünü çeken Cuttino Mobley ise hücumda var savunmada yok. Radmanovic'in Lakers'a gitmesinden sonra hem ondan beklenen skor gelmiyor, hem de üçlük sorununu hafifletmek için dört yıllığına 24 milyon dolar sayılan Tim Thomas, panyayla bir sorunu varmış gibi potaya gülleler fırlatıyor. Bir maçta ikiden fazla isabet kaydettiğini gören olmadı. Özellikle bu adamın geçen sezon play-offlarda iki Los Angeles takımını mahfeden adam olduğunu düşününce, kimse ne olduğunu anlamıyor! Bir de, savunmada Brand ile pek anlaşamadığını söylememiz mümkün.

Gelelim Chris Kaman beyefendiye. Eskiden tek laf edebileceğimiz yeri saçlarıydı. Sezon başında "Ben Chandler ve Dampier'dan fazla para almayı hak ediyorum" diyerek uzun pazarlıklar sonucu beş yıl için 52 milyona kontratını uzatan Kaman, karpuz atar gibi şut çekmesinin yanı sıra, sakatlığından sonraki dönemde savunmada geleni buyur ederek saç baş yolduruyor. Ligin en kısa oyuncusu Nuggets'lı Boykins bile Kaman'a box koyup ribaunt aldı!

Bu sezon altıncı adamlık görevini kabul edip takıma kenardan katkı yapan Corey Maggette 14.6 sayı ortalamayla işini iyi yapıyor ama çoğu maçta o da takımın kalanına ayak uydurup yokları oynuyor. Şu anda takımda Cassell dışında beklenenden daha iyi performans gösteren sadece yeni gelen Aaron Williams var. Hem savunmada hem de hücumda gösterdiği mücadele alkış alıyor.

Gördüğünüz gibi, geçen sezon takım basketbolu ile başarılı olan Clippers, bu sezon yine takım halinde başarısız oluyor. Koç Mike Dunleavy'nin en olumlu katıkısı, takım olmayı iyi öğretmiş olması, demek ki. Bu arada o da konratını dört yıl için 22 milyon karşılığında uzattı.

Peki bu durumu ne ya da kim çözer?

Sanırım çoğunluğun aklından aynı CEVAP geçiyor.

Iverson alınsa...

Bir hafta kadar önce 76ers'ın Allen Iverson'ı takas edeceği açıklandığında Dunleavy ve GM Elgin Baylor ilgilenmediklerini söylemişlerdi. Neyse ki fikirlerini değiştirdiler. Öncelikle, söylentiye göre Sixers bizden Maggette, Livingston ve ikinci tur draft hakkı talep etmiş. Clippers da Brand, Livingston ve Kaman dışındaki tüm oyuncuların takasa dahil olabileceğini fakat bu üçlüyü vermek istemediğini bildirmiş. Daha sonra Clippers'ın ne önerdiği pek bilinmiyor ve hemen her gazete ya da internet sitesi birşey söylüyor. Bence AI‘ı takıma katmak bu sezon Clippers'ın yapabileceği en olumlu hareket olacaktır. Elbette pek çok soru işareti de var.

Iversen çok şut kullanmayı seven bir isim, topu da elinde ister. Clippers'da maç başına 20-25 şut şansı bulamayacaktır yahut bulacaksa da bu Clippers için iyi olmayacaktır, çünkü bu Iverson üzerine kurulmuş bir takım değil. Tabii Iverson'ın iki yıl için toplam 40 milyon dolar civarındaki konrtatı da Clippers'ın salary cap düzenini alt üst eder. İlâveten, bahsettiğim gibi, Sixers'ın ısrarla istediği Livingston'ı vermeye de istekli değil yönetim. Takasın önündeki tek büyük engel de bu gibi gözüküyor.

Oyundaki en önemli skorer, Clippers'ın skor sıkıntısını düşünürsek problemleri çözebilir gibi.

Lakers'ın Kobe Bryant ile sahip olduğu süperyıldız potansiyeline Clippers'ın da sahip olmasını sağlar.

6.3 averaj ile en az fast-break atan takım olmamızı, son on yılın en fazla fast-break sayısı atan oyuncusu değiştirebilir.

Iverson'ın takıma katılması, 2007 Finali için Clippers'ı da ihtimallere dahil edecektir. (Tabii bu, Iverson'ın gidebileceği kimi başka takımlar için de geçerli.)

Söylentiler ve düşünceler

Doğrusunu söylemek gerekirse, geçen çarşamba günkü Jazz maçında hem Maggette hem de Cassell'in kadroda olmadığını görünce bir anda, acaba takas gerçekleşti mi, diye heyecanlandım. Maçtan döner dönmez hemen internette araştırmaya başladım haberleri. Clippers'ın Maggette, Cassell, Rebreca ve birinci tur draft hakkı karşılığı Philly yönetimiyle anlaştığına dair bir dedikodu vardı. Gerçeklik payını bilemiyorum ama doğru olup olmadığını zaten ancak bu hafta öğrenebileceğiz, çünkü Cassell üzerindeki trade restriction kontratındadn dolayı cumartesiden itibaren kalktı.

Bence iyi bir anlaşma olur bizim açımızdan, üstelik gerekirse farklı bir kombinasyon teklif edebilecek durumda Clippers. Şu an için takasta kullanılacağı kesin olan tek oyuncu Maggette, ki zaten o da gitmek istiyor (illâ Philly olsun, demiyor tabii!). Onun yanına Cassell - Mobley - Rebreca - draft hakkı -ve hatta Olympiakos'lu Baby Shaq Sofoklis'in hakları gibi birşeyler de- dahil edilebilir.

Yok eğer Sixers halen Livingstone'da ısrar ediyorsa, ben derim, verin gitsin! The Answer için değer. 2004 draftında liseden gelen üç isimden biriydi Livingstone. Yıldız potansiyelini kimse inkar edemez, ama o drafttan gelen diğer iki isimden biri olan Dwight Howard bu gün tam bir pota altı canavarına dönüşmüş, Orlando'yu Doğu'da zirveye taşımış durumda. Biz ise halen Shaun'un potansiyelini sahaya yansıtmasını bekliyoruz. Gelişmiş pas yeteneği çok açık fakat buna rağmen bile Iverson'ın 7+ olan asist ortalamasına yaklaşamıyor. Üstelik Livingstone giderse gelecekte cap problemi olmayacaktır. Tamam, Livingstone 10 yaş daha genç, 20 cm. daha uzun, daha iyi bir savunmacı vs. ama Livingstone bize 30 ve üzeri sayı yaratamaz gibi görünüyor, ki bu takımın başarılı olabilmesinin önceliklerinden biri bu istikrarlı skor/skorer meselesi.

Bir kere, kim giderse gitsin, gelecek oyuncu Iverson olacak. Büyük hedeflere oynamak, büyük oyuncularla olur. Bence Clippers'ın tüm sorulara birden bulabileceği CEVAP çok açık. Üstelik rezil Jazz maçının sonlarında Clipper Nation da "I-ver-son, I-ver-son" diye tempo tutarak bu konudaki görüşünü bildirdi.

Ne yapılacak bilemiyorum ama eski kötü günlere dönülmek istenmiyorsa bir an önce harekete geçilmeli. Çünkü başarısızlık durumunda Clipper Nation'a hesap vermek zorunda kalırlar.

Daha normal sezonun sadece dörtte biri geride kaldı. Ben halen umutluyum ve inanıyorum ki bu sezon geçen sezondan daha kötü olmayacaktır.