Forum yine yamuk
yapmaya başladı, havalar da öyle bu ara. Dışarı
adımımı attığım anda yağdıracak bî-insaf. Evde
kalmayı tercih edip Shaq takasının gazıyla
günlerdir devam eden Cavaliers’ı kurtarma
çabalarıma yöneliyorum; ama artık kağıt üzerinde
sıkıcılaşıyor. Kadim dostum NBA 2K9’un kapısını
çalma vakti. Draft sonrası kadroları
ayarlıyorum, Cavs, hayallerim doğrultusunda
Charlie-V ve Anthony Parker takviyeli. Hedo’yu
Oregon’a yolladım, yakışıklı oldu Blazers.
Iverson nereye gidecek, Knicks Rubio’nun
peşinden daha ne kadar koşacak umrumda değil
pek, playoffları çevirsem yeter. Pistons’un
buralarla işi olmaz uzun bir süre; Wizards
yukarılardan playoffta. İlk sürpriz Lakers, yine
ikinci tur; ama bu kez yedinci maçta sevinen
taraf Roketler. Carter – Hedo değişikliğiyle
Otis Smith’in eli hala güzel. Ancak kendisi
acemi bir briçci gibi, oyun planı yapmadan
bodoslama girişiyor. Antreler boşa gidiyor,
elden yere geçemeyince de kabağa batıyor ikinci
turda. Herneyse, Cleveland – Houston finalinden
bütün Çin’in memnun olacağına eminim. Uzun bir
aradan sonra yedi maçlık final serisi ve
şampiyon Cavaliers. Aşı NBA 2K9’da tuttu. Sıra
sende Ferry, beline kuvvet.
Yüzüğü takmak bünyede serotonin miktarını
arttırsa da sıkıntımı dindirmiyor. Derin
arşivlere dalıyorum – burada tozlu raflar
arasından Vintage DVDler çıkardığım bir sahne
gözümün önüne gelse de gerçekte iki tıkla
yetinmek durumundayım. Draft yazılarının
mürekkebi kurumamış daha, NCAA’den bir maç güzel
gider şimdi. Chapel Hill’de, Carter – Duncan
düellosu var, yıl 97. Duncan’ın Wake Forest’taki
son senesi ve “Naismith College Player of the
Year” ödülünü aldığı yıl. Carter ise Final Four
yapan Tar Heels’ın önemli parçalarından.

Son iki senenin ACC şampiyonu Wake Forest’ı Dave
Odom, ’91, ’94 ve ’95 ACC Yılın Koçu,
çalıştırıyor. North Carolina’nın başında ise
takımdaki 40. ve son yılını geçiren efsane Dean
Smith var.
Wake Forest; Duncan, çer çöp ve yaptığı her
hareket homo sapiens olmadığını kanıtlayan, halk
arasında Loren Woods olarak bilinen apaçiden
ibaret. North Carolina’nın kadro ise gayet şık.
Takımı sırtlayan Aaantaaavn Ceymısın, Carter ve
Shammond Williams üçlüsü. Okulaja ve Zwikker
tamamlayıcı parçalar. Zwikker, Hollanda doğumlu,
7-3’lük bir uzun. Sarı saçları, adı ve avarel
ifadesi “kolpa beyaz uzun” tanımına birebir
uyuyor. Maç başında Duncan’ın üzerinden sağlı
sollu attığı hooklar beni bir an korkutsa da
ilerleyen dakikalarda top kayıpları, kaçan
şutlar tavan yapıyor.
İlk yarı spotlar Carter’a çevrilmiş durumda,
hava harekatları muazzam düzeyde. Duncan hızlı
hücumda Jamison’a inanılmaz bir blok yapıyor,
Jamison yerde. The Dean Dome uğultudan yıkılmak
üzere; Duncan’da ise tık yok, buz gibi. Vince
ilk yarıda kariyer rekorunu kırıyor, 21. Tar
Heels 38, Demon Deacons 18. Antawn Jamison, o
zamanlar savunma uzmanı belli ki. Her topa
atlayan, Duncan’a dirsekleri inceden dokunduran
33 numaralı forma.

İkinci yarı Duncan sahneyi kapma çabasında
başarısız sayılmaz. Ancak Carter bu, kolay
değil. Duncan’ın üzerinden o meşhur
smacı
vurarak son noktayı koyuyor. Efsane, Chapel
Hill’den ayrılalı 13 sene olmuş, unutulmamış.
Carter havada bir an 23 numarayı anımsatıyor
North Carolinalılar’a. “That is Jordanesque!”.
The Dean Dome bir kez daha yıkılıyor. Aynı
taraftar iki dakika sonra sakatlanıp yerde yatan
Duncan’ı alkışlarla kaldırmayı da biliyor. 97
Şubat’ındaki buluşmanın galibi Vinsanity. Duncan
hesabı esas ligde halletmek üzere ayrılıyor
Orange County’den.