|
Vasatlıktan kurtulmak lâzım
Murat ERTAŞ
21 MAYIS 2007
Bundan üç sene önce Pacers'ın şampiyon adaylarından biri olduğu dönemi hatırlarsınız. Yavaş yavaş olgunlaşan bir takım vardı, üç senedir kendini geliştiriyordu. Zaten bu sürece alışık, çabuk başarının çabuk düşüş manasına geldiğini bilen insan sayısı düşük değil. İşte 2000 yılında başlayan o yeniden yapılanmanın arkasından öyle güzel hamleler yapıldı ki, o zamanın mevcut bakış açısıyla, bu süreç pek çabuk aşıldı ve takım hemencecik pişiverdi.
Tabii bu oluşum, sadece isim bazında, kağıt üzerinde güzel duruyordu. Gerçek aşamayı kaydetmek konusunda hem oyuncuların, hem teknik yönetimin, hem de yöneticilerin başarılı olduğunu kabul edebiliriz, ama mükemmel iş çıkardıklarını söylemek oldukça güç. Çünkü o olgunlaşma süreci son iki senede yerini ciddi sendromların yaşandığı, kadro içindeki oyuncuların diğer yüzleriyle karşımıza çıktığı bir döneme bıraktı ki, bunları önceden farkedip önlemini almak benim sorumluluğum değildi hiç bir zaman.
Artest konusunu artık unutmuş gibi yaparak sonraki döneme göz atarsak, bu seneki All-Star sonrasındaki 'beklenmeyen' çöküşü açıklayabilir miyiz, bilmiyorum. Artest'in gönderildiği, yerine Peja'nın geçici olarak monte edildiği sürecin bir 'geçiş' olması, takımı takip edenlerin en önemli beklentisiydi. Büyük bır yıldız kaybetmek elbette kötüydü, ancak zarar kapatılabilirdi. Peja'nın takımda tutulmaması çok doğru bir seçim gibi durdu ilk andan itibaren ve sezonu da erken kapatarak pişman olunacak bir durum olmadığını bize ispatladı. Onun sağladığı fayda ile takıma katılan Harrington ise belli noktalarda kendini geliştirmiş göründü ama katkısıyla hiç bir zaman "İhtiyaç duyulan adam" dedirtemedi. Eldeki benzer özellikli ve daha genç Granger yatırımına yüklenmek, zaten çok ileriye gidemeyeceği öngörülen takım için belki daha iyi olurdu. Bunu söylememin tek nedeni Granger değil elbette. Harrington ve S-Jax karşılığında aldığımız iki kontrat, Murphy ve Dunleavy, belki de takımın en karanlık döneminde başrolleri oynamaya aday isimler. Bu tür bir yargıya varmak için erken olsa da, kısa süreli balayı dönemi sonrasında takımın yaşadığı dibe vuruşun sadece uyumsuzluktan kaynaklanmadığını belirtmek gerek.
Bu iki isim çok mu kötüydü de böyle oldu? Evet demem zor. Hiç birşey beklemediğim Dunleavy Jr. yeni takımında çok daha faydalı göründü. Murphy ise performansından ziyade sakatlık problemleriyle düşündüren bir adam. Takımdan giden isimlerin büyük kayıplar olmadığı kesin, o yüzden sadece giden paraya ve ipotek konan piyasa özgürlüğüne acıyabiliriz. Piyasadan çok fazla adam koparabilen topraklar olmadığına göre Indiana, böyle bir 'ya tutarsa' hamlesinin tamamen yanlış olmadığını ama kesinlikle tamamlanması gerektiğini düşünüyorum.
Koç ve sistemi uymadı
Hamleyi tamamlama konusuna hızlı bir giriş yaptı yönetim aslında ve Carlisle ile yolları ayırdı. Savunma ve yarı saha hücumuna inancıyla bilinen, dahası bunun uzmanlarından biri olarak kabul edilen yakın bir arkadaşı işten çıkarmak mutlaka zor oldu Bird için. Yapılması gereken şey ise tam olarak buydu. Eğer takım iki yıllık bir sendromun içinde debeleniyor ve bu sorun kendiliğinden çözülemiyorsa müdahale edilir. "Kadronun içindeki isimlerin bir kısmının Carlisle ile bağlarının koptuğu" söylentilerini de en iyi değerlendirebilecek adamlar Bird ve Walsh. Şimdi mesele, takımı doğru analiz edebilecek bir koç bulmakta.
Temposuz oyunda takımın en önemli silahlarının etkisizleştiğini gördük. Dahası, savunmaya dayalı olduğunu söylediğimiz sistem, net bir şekilde, takımı boğan ve en güçlü yönünü bile kullandırtmayan bir sisteme dönüştü. Yeni gelecek kişinin sabırlı mı yoksa hızlı mı basketbol oynatacağını bilemem. Ama öncelikle, hangisinin doğru olduğunu görecek ve buna oyuncuları inandıracak biri olması şart.
İşin ağır kısmı yönetimde mutlaka. Sadece koç seçiminden değil, kadroda yapılan revizyonun devamından da sorumlular. Bu sene daha derli toplu görünen ama her sezon sonunu sakat geçiren Tinsley ve yavaş yavaş ilgisini kaybetmeye başlayan O'Neal konuşulan isimler. Gönderilmeleri pek ihtimal dahilinde görünmüyor olsa da, radikal bazı hareketler ilgi çekici sonuçlar için gereklidir. Son yeniden yapılanma şansını da sezon içi takasla yok edenler şimdi bu hareketlerden de kaçınırlarsa, yeni sezonda yine vasat bir takım seyretmemiz kaçınılmaz olacaktır.
Kim gelebilir?
Koç adayları hakkında da ufak tefek bilgiler verelim.
İlk aday olarak görünen Toronto Koçu ve eski Pacers oyuncusu Mitchell yeni anlaşmayı imzayınca, bu ihtimal ortadan kalktı. Oyuncularla zaman zaman anlaşmazlığa düştüğü bilinen Mitchell'ın en ciddi aday olmasını yadırgamıştım doğrusu. Diğer iki aday takım içinden. Davis daha önce iki koçluk deneyimi yaşamış ama başarılı olamamış. Chuck Person takımın efsane isimlerinden olsa da, koçluğa ne kadar hazır olduğu tartışılır. Son olarak da Stan Van Gundy var şimdilik listede, görüşülmüş de onunla. Fakat adamı isteyebilecek başka takımlar pusuda bekliyor, Miami kariyeri oldukça parlaktı hatırlarsanız.
Bunlar dışında akla gelen isimlerden Adelman pek Bird tarzı bir adam değil, o yüzden dışarıda kalabilir, yoksa kariyer olarak piyasada en iyilerden sayılır. Allah korusun, Larry Brown az da olsa ihtimal dahilinde, Walsh ile olan yakınlığından kaynaklı. Ve diğer Van Gundy var doğru tercih olabilecek ama onun da kişisel sebepler yüzünden birkaç sene ara vermesi olasıymış.
Durumlar böyle. İki senedir inişe geçen başarı eğrimizi toparlayacak bir koç bulabilir miyiz? Yahut lottery topu bize bir ikram yapar mı? Yazın önümüze güzel takas fırsatları gelir mi? Sorular sorular...
Görüşmek üzere.
|