NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

NBA WALLPAPERS

COURTSIDE

Yalın ÖZTÜRK
26 HAZİRAN 2006, PAZARTESİ

Denver'da yaz başkadır!

Gerçekten eğlenceli, hikâyesi bol bir sezonu geride bıraktık. Miami'yi destekleyen arkadaşları tebrik edelim, Wade'e “helal sana arkadaşım” diyelim, çiftliğimize dönüp Denver ne yapmış ve ne yapacak, ona bakalım.

Aslında size bir önceki (M.Ö. 3500 yılında yazdığım) yazıda, playofflarda bol bol buluşma vaatlerinde bulunmuştum. Sağolsun, Tolga da olmasa, playofflarda Denver'ı yazısız ve yetim bırakacaktık. Bunun için özür diliyorum, ama şimdi Nuggets da, “4-3 kazanırız” dediğimiz Clippers serisinde sadece yalandan bir galibiyet alıp playoffları on günde kapayınca, açıkçası bol bol yazacak pek bir şey de olmadı. Okul finali, NBA Finali derken de, yazı bugüne sarktı.

Clippers play, Nuggets off

Açıkçası baştan "4-3 Denver" dememiz, iyimser demeyelim ama umut dolu, temennilere sarılarak yapılmış bir tahmindi. Peki ne umuyorduk? Boykins döndüğünde eskisi gibi olacak, K-Mart hırsıyla playofflarda varını yoğunu ortaya koyacak, Melo da sezon içinde pek çok kez olduğu gibi en kritik toplarda yüzümüzü güldürecekti. Tarihi şerefli lotaryalarla dolu Clippers da tecrübesizliğinin kurbanı olacaktı. Serinin sonucundan da anlaşılabileceği gibi, dediklerimizin hemen hemen tam tersi gerçekleşti.

Bir kere Carmelo'yla başlamak lazım. Maalesef geçen sene olduğu gibi bu yıl da playofflarda fısladı. %33 isabetle şut attı, özellikle set hücumunda opsiyonu az olan takımın hücumuna bir şey veremedi. Halen çok genç olduğu için acımasızca eleştirmek olmaz. Ama insan Dwyane Wade'in finallerde çatır çatır oynayıp kupayı Cuban'ın elinden sökercesine almasını izleyince de, hayal kırıklığı hissetmiyor değil. Ne diyelim, inşallah büyük oyuncu doğulabildiği gibi, olunabiliyordur da…

Zaten takım olarak rezilce oynarken, bir de K-Mart olayı patlak verdi. İkinci maçın devre arasında, oynama süresi konusunda George Karl'la kapıştı, cezayı yedi oturdu, bir daha da oynatmadık. Ki ben de hayret ediyordum, başımızda Karl varken ciddi kavga nasıl çıkmaz diye... Olayı duyunca rahatladım.

Son cümleme bakmayın, olay tamamen Martin'in suçu. Tabii hemen pişkin pişkin özrünü diledi ama takımda da ciddi huzursuzluk yarattı. Özrünün ciddiyetini de, bir hafta sonra kendisini Miami - New Jersey Serisi'nde bir taraftar gibi Nets'i desteklerken gördüğümüzde, daha iyi anladık. Bilmiyorum bu diziyle ve kontratla ona nasıl bir talip bulacağız ama seneye bir şekilde kurtulmamız lazım. NBA'de her ne kadar sahada takım oyunu bazen yerini kişisel performanslara bıraksa da, 'takım kimyası' denilen şey başarı için en temel şart. Martin'li Denver'ın ise artık pimi çekilmiş el bombasından farkı olmaz. İnanın “Martin gitsin” dememin arkasındaki en büyük sebep bu.

Neticede elendik gittik, fatura da beklenildiği gibi GM Kiki Wandeweghe'e çıktı. Katkılarını es geçmeyelim, sonuçta Denver onunla beraber 'oyuncuların gelmek istemediği takım' durumundan çıktı, birkaç sene içinde başa güreşmeye aday bir takım halini aldı. Fakat hataları da Kiki'nin sonunu getirdi. Neredeyse iki yıldır çok çektiğimiz dış şutör sorununa bir türlü çare bulamadı. Özellikle Clippers serisinde Denver'ın set hücumları iyiden iyiye trajikomik bir hal alıyordu. Playofflarda mâlumunuz yönetim gerekli ayarları-ilâveleri yapamayınca sonunuz her zaman elenmek olur. Hele ki Denver gibi tek boyutlu bir takımsanız ve yıldızınız daha 'olmamış' ise, elendiğinizle kalmaz, rezil de olursunuz. Tıkanıp kalan setlerimizi bir maç olsun açamadık, ki burada suçu Karl'a atamayacağım, eldeki malzeme ortada. Bu yetenekli fakat tek boyutlu kadro yapısını da ben oluşturmadığıma göre...

Herşey için teşekkürler Kiki…(Tazminat falan yok, sözleşmesini yenilemedik, oldu bitti... Knicks Camiası, sözüm sana!)

Off-season

Draft kapıda, takımda altı tane free agent (ikisi restricted), anlaşılması gereken bir Carmelo, sepetlenmesi gereken bir K-Mart var... Ve bizim henüz bir GM'imiz yok! Oyuncu kadrosundan sorumlu yönetici Mark Warkenten, bu görev için en önemli aday olarak gözüküyor şu an. Zaten yukarıda bahsettiğim sorumluluklar da geçici olarak ona verilmiş durumda.

Draft'te 49'uncu sıradan bir seçim hakkımız var sadece. Fakat koçun dediğine göre, 28 Haziran gecesi yapılacak takaslarda taraf olarak daha çok Draft heyecanının içinde yer alabiliriz. Bekleyelim ve görelim.

Gelelim serbest kalan oyuncularımıza…

Biri Eisley, yorum yapmıyorum.

Reggie Evans'la -çok fazla para istememesi halinde- tekrar anlaşılması fena olmaz, topla arası iyi olmasa da çok iyi ribaundçu.

Buckner opsiyonunu kullanmayacağını açıkladı, oyuncu pazarında alacağı teklifleri görmek istiyor. Boykins'le beraber takımın en iyi dış şutörü, o yüzden kalması taraftarıyım. Fakat şunu da söylemem lazım ki, asla Denver ilk beşinin 2 numarası Buckner olmamalı.

Elson'ın kalıp kalmaması tamamen isteyeceği paraya göre değişir, açıkçası benim tuttuğum bir oyuncu değil. Onun oynadığı kadarını minumum kontrata oynayacak uzun rahat bulunur kanımca.

DerMarr Johnson koç Karl'ın çok oynattığı bir oyuncu değil, fakat pozisyonuna göre uzunca boyunun ve kollarının sayesinde zaman zaman savunmada sürpriz katkılar yapabildi. Fakat hiçbir zaman istikrarlı bir dış şuta sahip olamadı. Kalıp kalmaması Karl'ın tutumuna bağlı.

Yukarıda bahsettiğim oyuncular açıkçası çok mühim değiller, "kalsın" dediklerim için bile, gitmeleri halinde, yapılacak küçük takviyelerle durum kurtarılabilir diye düşünüyorum.

Nene için ise aynı şeyleri söylemek imkansız. Bunu söylerken "kesin kalmalı" demiyorum. Demek istediğim, bu konuda verilecek karar, belki de gelecek sezon için verilecek en önemli karar olacak. Onun için ayrı bir paragrafı hek ediyor...

Nene bu yaz restricted free agent ve geçirdiği sakatlığa rağmen birçok tâlibi olacağı muhakkak. Gelecek yıl için 7-8 milyon dolardan başlayacak uzun süreli bir kontratı karşılamak durumunda kalabiliriz. Bu durumda da takım ciddi bir ücret tavanını aşma sıkıntısı yaşar, çünkü Carmelo'ya maksimum kontrat verileceği (extension) kesin gibi. Takımın sahibi Stan Kroenke pek lüks vergisi ödeme taraftarı değil. Paranın dışında, bir sene doğru dürüstü basketbol oynamamış bir oyuncunun eski formunda dönüp dönemeyeceği de soru işareti. Ki Nene'nin sadece eski formunda dönmesi de yeterli değil Nuggets için çünkü daha da gelişmesi beklenen bir oyuncu ve bu açıdan da kafadan bir sezon kaybet(tir)miş durumda. Son gelen haberler, Karl'ın ve Carmelo'nun, Nene'nin kalmasından yana olduklarına dair.

Peki K-Mart'ın durumu ne olacak? Yine koç ve Melo verdikleri demeçlerde Martin'in kalması konusuna olumlu yaklaştılar. Açıkçası bunların politik demeçler olduğunu düşünüyorum. Bence, özellikle Karl'la Martin'in gelecek sezonki muhtemel didişmeleri bütün takımı kaosa sürükler. Gelecek yeni GM'in ne yapıp edip Martin'i bir şekilde yollaması gerekecek.

Kavganın yaşandığı ilk günlerde gündeme hemen Zach Randolph'ın adı geldi. Gerçekten de, K-Mart'ın kontratına çok yakın kontratıyla Randolph'un Nuggets'a gelmesi, gerçekleşebilecek bir takas gibi duruyor. (En azından Denver'dan öyle görünüyor!) Olası bir kan değişimi, hem iki oyuncuya, hem de takımlarına fayda getirebilir. Fakat aynı zamanda bu takas iki takım içinde riskler taşıyor. Portland'da şüpheler Martin'in dizine odaklanacakken, bizde de Randolph'un oyunundaki gelişmenin iki sezondur duraklaması ve bu oyuncunun hırçın yapısı kafaları bulandıracaktır.

Kenyon'a dair bir diğer taze takas dedikodusu ise, Marko Jaric ve bir cap filler karşılığında Minnesota'ya gönderilebileceğine dair. Esasen ilginç bir fikir, üzerinde düşünülerek yorumlanabilir, fakat bu aralar bini bir paraya satılan dedikoduların hepsini de tek tek değerlendirmeye ne yer, ne zaman kâfi... İyi görünen fikirlerini olgunlaşmalarını beklemek, görüş belirtmek için daha iyi bir yol.

Bu takas taslaklarının gerçeğe dönüşebilmeleri için belirleyici bir nokta da, Nene'nin takımda kalıp kalmaması olacaktır tabii.

Benim gönlümde yatan, K-Mart'ı, oyunu kalburüstü ve şutları çok iyi bir 2 numaranın bize geleceği bir takasla yollayabilmek, Nene'yi de riski alarak tutmak. Açıkçası Denver'ın bir üst kademeye geçmesi için bu tür bir kumar oynaması şart gibi gözüküyor. Unutmayın, gelecek sene Batı'da hırslı ve çok güçlü iki Teksas takımı ve Amare'li bir Phoenix olacak.

Gördüğünüz üzere, bizim için çok hareketli geçmesi beklenen bir off-season'ın başındayız. Zaten beklenen hareketi gösteremezsek, önümüzdeki sezonda fazla birşey beklemeyin derim ben…

Herkese güzel bir yaz diliyorum…

Dipnotlar

-- Asistan koçumuz Scott Brooks, Karl'ı satışa getirip Sacramento'da Musselmann'ın ekibine katıldı.

-- Carmelo takım kaptanı olacak. Olsun bakalım da, gelecek sene de playofflara durursa, artık genç-menç dinlemem, söverim!

-- Bir de Shawn Kemp mevzuu var. Yaz ligi kadrosunda olmayacak. Fakat takıma girmesi hâlâ söz konusu! Karl'ın dediğine göre, karar Ağustos'ta verilecek.

yalinozturk@yahoo.com