Malezya
GP'si
Herkese
yeniden selamlar. F1'de sezonun ikinci yarışı olan Malezya Grand
Prix'si tamamlandı. Yarışın öyküsünü Emre'ye bırakıyoruz ve tek
tek takımların yarış performanslarını inceliyoruz.
Ferrari:
Önceliği takımım alıyor. Avustralya GP'sinin sıralama turlarının
aksine, bu sefer gayet güzel bir havada sıralama turu yapıldı.
Yine F-2001 ile yarıştık. Buna rağmen -veya sayesinde- Michael
Schumacher ilk sırayı aldı. Rubinho'da 3. sırayı. Mâlum kaza
Schumi'yi yarışın hemen başında son sıraya düşürse de, araba
ve sürücü faktörü onu podyuma çıkartmaya yetti. Schumi'nin bu
performansı gösterdi ki, eğer erken pit-stop yapmak zorunda
kalmasaydı yarışı kanımca yine 1. bitirecekti. Ancak Schumi'nin
Bernoldi'ye geçilmesi oldukça değişik bir espriydi. Acaba Schumi
yaşlanıyor mu? Barrichello motor problemi yüzünden yarışı terketmek
zorunda kaldı. Bu tür şeyler Ferrari'nin de başına gelebilir
elbette.
McLaren
Mercedes: Her haliyle McLaren için kötü bir hafta
sonuydu. Cumartesi günü sıralama turlarında yaklaşık 1.2 saniye
geride kaldılar. Ancak 5. ve 6. sıraları alabildiler. Yarış
günü ise şans onlara güldü. Montoya ve Schumi olayının ardından
3. ve 4. sıralara kadar çıktıktan sonra motorları onları yüzüstü
bıraktı. Demek ki neymiş? Ferrari'nin yaptığı gibi, önce güvenirliliğinden
emin olmadan, bütün yarışı kaldırıp kaldıramayacağını görmeden
motoru kullanmamak gerekiyormuş. "Biz yeni 90 derece açılı
motoru kullanıyoruz" demesi kolay. "Hani, icraat nerede?"
diye sormazlar mı adama?
BMW
Williams: Artık rahatlıkla söyleyebiliriz ki McLaren'ı
geride bıraktılar. Onlar artık 2. takım. Ferrari'yi zorlayabilecek
tek takım. Duble ile gövde gösterisi de yaptılar. Geçen yıl
da böyle çok hızlıydılar. Ancak bu yıl görüldü ki artık arabaları
sadece hızlı değil, ilâveten dayanıklı. Montoya'dan 2 yarışta
2 ikincilik... Ralf geçen sefer kaza yüzünden yarışdışı kalmıştı,
bu sefer birinci. Ayrıca Williams'ın pit ekibi de müthiş çalışıyor.
Sauber:
Nick Heidfeld artık gerçekten olgun bir pilot. Prost'taki günlerini
çoktan geride bırakmış. Cumartesi günü 7. en iyi zamanı yaptı.
Yarışı da 5. bitirdi. Çaylak pilot ise Cumartesi günü tecrübesizliği
yüzünden kaza yaptı, yedek otomobil ile ancak 14. sırayı aldı.
Ancak Pazar günü başarılı bir performans ile puanını aldı. Haftasonunu
güzel geçiren 3 takımdan biriydi bana kalırsa Sauber.
Jaguar:
Tek kelimeyle berbatlar. 3 yıldır beklenen çıkışı bir türlü
gerçekleştiremediler. Geçen yarışta aldıkları 4'üncülüğün maalesef
tesadüf olduğunu bize bu haftasonu gösterdiler. Sıralama turlarında
ancak 17 ve 20. sıraları alabildiler. De la Rosa yarışı 10.
tamamladı. Irvine ise mekanik problem yüzünden yarış dışı kaldı.
Brezilya GP'si öncesinde takım Barcelona'da test yapacak. Şu
anki araçları R3 ile geçen yılki araçları R2'yi karşılaştıracaklar.
Bu testler sonucunda Brezilya'da hangi araçla yarışa katılacaklarını
belirleyecekler. Hangisi ile katılırlarsa katılsınlar, sonuçta
Jaguar için birşey farkedeceğini sanmıyorum. Neden hâlâ gerçeği
göremiyorlar, anlamıyorum. Bir de pişkin pişkin açıklama yapıyorlar:
Neymiş; Jordan'dan, BAR'dan daha hızlılarmış, De La Rosa ön
kanat problemi yaşamasa puan alabilirmiş. Hâlâmın sakalı olsaydı...
Renault:
Görünen o ki, bu yıl Sauber'in tahtını sarsabilecek tek takım
onlar. Button, Williams'daki performansını hatırlatan bir görüntü
çizdi hafta sonu. Önce Cumartesi günü 8. sırayı aldı, yarışta
ise son 2 turdaki süspansiyon problemi olmasa kürsüye çıkacaktı
ama olmadı. Yine de Jenson için büyük başarı. Diğer pilot Trulli'ye
gelecek olursak... Herkes onun iyi bir pilot olduğunu biliyor
ama neden hâlâ istenilen seviyede değil? Sıralama turlarında
ancak 12. olabildi. Motor problemi yarışta onun da başını yaktı
ve yine finiş göremedi.
Minardi:
Minardi hep bildiğimiz, en ezik takım. Avustralya GP'sinden
sonra bayağı bir sevindirik olmuşlardı ama rüya bitti artık.
En yavaş araba onlarda. Maalesef griddeki son 2 yer yine onlarındı.
Ayrıca bir önceki sezonun dayanıklığından eser kalmamış. Bitime
daha 22 tur varken Minardi için yarış bitmişti.
Toyota:
Tamam adamların tonla parası var ama kim ilk sezonunda bu kadar
başarılı olmalarını beklerdi ki? Sıralama turlarında Salo kimsenin
beklemediği bir şekilde 10. sırayı aldı. Ancak otomobildeki
elektronik problemi yüzünden önce garaja girdi. 2 tur sonra
yarışa döndü ve 12. oldu. Pazar gününün adamı ise McNish idi.
Yarışa 19. başlamasına rağmen 7. bitirdi. Son pit-stopunda sorun
yaşamasa (yanlış hatırlamıyorsam 30 saniye falan sürdü) puan
alması işten değildi. Herşeye rağmen ümit verici bir haftasonu
oldu Toyota için.
Arrows:
Cumartesi günü bence iyi bir sonuca imza attılar. HHF 11, Bernoldi
ise 16. oldu. Ancak Frentzen startta kalkış kontrol sisteminde
problem yaşadı. Bernoldi ise geçen yıl Monako'daki performansına
benzeyen bir performans gösterdi. Ama yarışı tamamlayamadı.
Jordan
ve BAR:
İki Honda motoru kullanan takım, 2 yıldır Honda'nın öncelikli
takımı olmak için birbirleriyle yarışıyorlar ama ikisi de birbirinden
kötü.
-- Jordan ile başlayalım... Fisichella gridde 9. sırayı kaptı,
Sato ise 15. Ancak iki takım arkadaşı yarış içinde birbirleriyle
çarpıştı ve Fisichella da olası puan alma şansını kaybetti.
İki araç da yarışı tamamladı ama ben performanslarını kötü olarak
nitelendiriyorum.
-- BAR tam bir hayal kırıklığı. Villneuve yarışa ancak 13. başlayabildi.
Panis'in sıralama turları ise tam komediydi. Zaten yarışta da
varlık gösteremedi ve 9. turda vites kutusu problemi ile yarış
dışı kaldı. Villneuve ise vasattı, ancak 8. oldu.
Son olarak
şunu ekleyeceğim: Başta Serra Demirkol olmak üzere NTV ekibinin
McLaren sempatizanı oldukları zaten bilinen birşey. Ancak bu
yarış öncesi vaziyeti iyice abarttılar... Yahu yarışın başlamasına
15 dakika kala gösterdikleri şeye bak... Adam emekli olmuş,
çoluk-çocuğa karışmış, onlar hâlâ Mika Hakinen'in 1997'e ait
reklam filmini yayınlıyorlar. Pes doğrusu! .
Benden bu haftalık
da bu kadar. Sevgiler, saygılar.
(19 Mart 2002, Salı)
ilker136@yahoo.com
Yeni
sezona girerken
Herkese selamlar.
Formula 1'de sezonun başlamasına çok az bir süre kaldı. Takımlar
yeni otomobillerini tanıttılar, test sürüşleri oldu ve artık Avustralya
GP'sini bekliyoruz. Emre kardeşim çok güzel bir review yapmış,
eline sağlık. Bu yazıda, takımlar off-season'ı da neler yapmış,
yeni sezona nasıl giriyorlar, onları inceleyeceğiz. Buyurun başlayalım:
Ferrari:
Öncelik kendi takımımda. Son 3 sezonu büyük başarılarla kapatan
Ferrari teknik ekibi, kışın boş durmamış... Arabayı daha da
iyi hale getirmişler. Ferrari'nin İtalya'daki pistinde yaptığı
antrenmanlarda pist rekorunu kırması, bunun en büyük göstergesi.
Şasideki değişiklikler sonucu aracın ağırlığı azaltılmış durumda.
Aerodinamiği sürekli tutabilmek için süspansiyonlarda iyileştirme
yapılmış. Ferrari'nin bu yılki bilgisayar sistemlerini ise CPU
üreticisi AMD üstlenmiş durumda. Ayrıca AMD, Ferrari'nin sponsoru
da oldu. Ekibin pilotları değişmedi. Bu yıl da Michael Schumacher
ve Rubens Barrichello, Ferrari takımı adına yarışacaklar. Luca
Badoer ve Luciano Burti takımın test pilotları.
McLaren
Mercedes: McLaren yeni sezon hazırlıklarına en erken
başlayan ekiplerden biriydi. Daha 2001 sezonu bitmeden Hakkinen'in
bir senelik ara vereceği, yerine Sauber'de harika bir sezon
geçiren genç Raikonnen'in geçeceği kesinlik kazanmıştı. Yıllardır
McLarenlerin koltuğunda hep aynı pilotları gören taraftarlar
için sanırım radikal bir değişiklik olmuştur. Yalnız burada
sorulması gereken bir soru var: Raikonen'in altında artık daha
iyi bir araba ve bir yıllık bir tecrübe var. Geçen yıl ki performansını
katlarsa, bir sonraki sezon Hakkinen geri dönebilir mi? Şu an
Raikonnen için her şey parlak gözüküyor ancak F1'de geçmişte
buna benzer vakalar görülmüştü. Örneğin "geleceğin şampiyonu"
diye adlandırılan Jan Magnusen... McLaren'de pilotlardaki bu
değişiklikler otomobile yansımadı. Sadece ön süspansiyonlar
ve civarında modifikasyonlar görülüyor. Takım bu yıl lastiklerini
değiştirdi, artık onlar da Michelin kullanıyor. Bu onlara yol
tutuşunda ilerleme kaydettirecek.
BMW
Williams: 1997'deki şampiyonluktan bu yana fazla
sesi çıkmayan Williams, geçen yıl oldukça iyi bir sezon yaşamıştı.
Ekibin çok hızlı bir otomobili var, zaten geçen yıl 4 pole pozisyon
ve 8 en hızlı tur zamanı elde ederek bunu kanıtladılar. Sorun
şu ki, otomobilin istikrarı yok. Çoğu kez yarı yolda bırakıyor.
Bu kış takım daha çok motoru geliştirmek ile uğraştı. Yeni P82
motorları daha dayanıklı ancak yine de çekiş kontrol sistemi
üzerine çalışmaları gerekiyor. Takımın pilotları bu yıl da aynı.
BMW test sürüşlerinde oldukça iyi sonuçlar aldı.
Sauber:
Geçen yılın en büyük süksesini yapan takım hakkında pek olumlu
konuşamayacağım. Bir kere geçen yıl kullandıkları C20'yi tasarlayan
Sergio Rinland ekipten ayrıldı. Bu yılki C21'de, C20'deki mükemmel
dayanıklılığın korunacağından kuşkuluyum. Sonra genç yetenek
Raikonnen de artık McLaren'de. Yerini Euro 3000 serisinden gelen
Felipe Massa ile doldurmaya çalışacaklar. Ben geçen yılki dördüncülüklerini
koruyabileceklerini tahmin etmiyorum. Tabii sezon sonu bu lafları
yutup yutmayacağımı göreceğiz.
Jaguar:
Büyük Kedi'de görülen en büyük değişiklik teknik müdürde oldu.
Yeni şasisi olan R3'ün tanıtımından sadece bir ay sonra takım,
Steve Nichols ile yollarını ayırdı. Söylentilere göre, yeni
şaside görülen problemler takımı bu kararı almaya itti. Jaguar,
Castrol ile bir teknik destek anlaşması imzaladı. Yeni sezonda
Castrol ekibe malzeme desteği verecek. Takımın pilotları değişmedi:
Eddie Irvine ve Pedro de la Rosa.
Renault:
Renault, 1985'den bu yana ilk defa F1'de ekip olarak yer alıyor.
Ancak motor olarak 1992'den 97'ye kadar 6 yıl imalâtçı şampiyonu
oldu. Takımın bu yılki birinci pilotu, Jarno Trulli. Diğer pilotu
ise Jenson Button. Test pilotu da Fernando Alonso. Geçen yıl
R21 motoru ile dayanıklık problemi yaşayan takım, sezonun son
yarışlarına kadar kötü sonuçlar almıştı. Bu yıl R22 motoru ile
bu sorunları aştıklarını söylüyorlar. Teknik şef Jean-Jacques
His, hedeflerinin ilk 4 olduğunu söyledi. Esasında geçen yılki
hayal kırıklığından sonra biraz fazla iddialı bir demeç gibi
geldi bana ama neler olacağını göreceğiz.
BAR:
Bu yıl oldukça mütevazi bir şekilde sezonu açtılar. Bunun en
büyük sebebi, 3 yıldır takımda bulunan Craig Pollock'un ayrılması.
Takım elemanları arasında bundan doğan sıkıntı göze çarpıyor.
Pollock yerine 1998'de Benetton'un başında bulunan David Richards
getirildi. Ancak Richards uzun zamandır F1'in dışında yer alıyordu.
Takım hakkında söyleyebileceğimiz tek olumlu şey, Honda ve Bridgestone
ile yeniden anlaşılıp istikrarın sağlanması. Pilotlar yine Villeneuve
ve Panis. Görüldüğü gibi BAR yeni sezona sorunlu giriyor.
Minardi:
Minardi yeni sezona olumlu ve büyük değişikliklerle giriyor.
Ama Minardi yine bildiğimiz Minardi. Takımın tek amacı, 1999'dan
bu yana ilk defa puan almak. Ekip bunun için umut veriyor. Bir
kere Prost'un düştüğü hataya düşmedi ve zor durumdayken pahalı
motor kullanmadı. Kısıtlı bütçesiyle yollarına devam ediyorlar.
Takımda herşey iyi gözüküyor. En önemli değişiklik motorda:
Geçen yıl Ford Zetec'in 98 model motorunu modifiye edip kullanmak
zorunda kalmışlardı, bu yıl Asiatech AT02 motorunu kullanacaklar,
ki bu geçen yıl Arrows'un kullandığından daha iyi. En azından
2002 dizaynı bir motora sahipler. Yeni şaseleri PS02'nin geçen
yıldan çok farklı olduğu iddia ediliyor. Ayrıca Alex Yoong'un
takıma katılması ile Malezyalı şirketlerle sponsorluk için anlaşmaya
varıldı. Takımın diğer pilotu, geçen yıl F3000 ikincisi Mark
Webber. Eleman, basına verdiği demeçlerde bu sezon mutlaka puan
alacağını iddia etmiş.
Toyota:
Bu sezon kimse onlardan birşey beklemiyor zaten. Amaçları ellerinden
geldikçe yarış bitirebilmek. Sürüsüyle problem ile uğraşmak
zorundalar. Bir kere rüzgar tünellerine hâlâ kavuşamadılar.
Anlaşılan, bütün sezon boyunca aerodinamik ile ilgili problem
yaşayacaklar. Bunun dışında, otomobil çok ağır. Bunun için ekip
fazla bir çalışma yapmamış yani. Sonra ne diyeyim ki başka...
Motor ve şase uyumu nasıl olacak, tam bir soru işareti. Ve buna
benzer sorunlar... Takımın pilotları ise Mika Salo ve Allan
McNish.
Arrows:
Takımdaki en büyük farklılık, son günlerde yapılan pilot değişikliği
oldu. Son 2 sezondur Arrows'un topladığı puanların %75'ini tek
başına alan Jos Verstappen, sezonun başlamasına 3 hafta kala
tekmelendi yerine batan Prost'un pilotu Frentzen getirildi.
Peki neden yeteneksiz Bernoldi dururken Verstappen kurban edildi?
Yanıt gayet basit: Tabii ki Bernoldi'nin sponsoru Red Bull sayesinde.
Jordan:
Ya bu adamlar hâlâ lansman yapmadılar! Ortalıkta yeni otomobil
EJ12 haberlerinin özellikleri yerine paso sponsor problemleri
dolaşıyor. "Sigara devlerinden Benson&Hedges artık
takımdan ayrılmak istiyor" diye dedikodular çıktı. Ayrıca
HHF'nin takımdan ayrılmasıyla birlikte Deutsche Post Worldnet'de
sponsorluğa sıcak bakmıyor. Bunu takip eden günlerdeki dedikodulara
göre DHL takımın yeni baş sponsoru olacakımış. Bu da sezon açılışı
yapılırken resmen açıklanacakmış.
Prost:
Zavallı Alain Prost'un yöneticilik macerası kötü sonla bitti
ve takım iflâs etti. Ortalıkta dolaşan büyük bir dedikodu var,
şöyle: BAR'dan ayrılan Craig Pollock'un £500.000 karşılığında
tüm ekipmanlarıyla (Magny Cours'daki rüzgar tüneli dahil) satın
alacağı iddia ediliyor. Eğer takım FIA tarafından 2002'de yarışlara
kabul edilirse -ki sadece 3 haftadan daha az bir süre kaldı,
o yüzden pek mümkün gözükmüyor- ilk sene için Prost'un geçen
yılki şasesini, motor olarak da Ferrari'nin 2000 yılında kullandığı
motoru kullanacakmış. Pilot olarak da Arrows'dan olaylı bir
şeklide ayrılan Verstappen düşünülüyormuş. Batuğ ağabeyin deyimiyle,
tam bir balon! Gerçekleşme olasılığı 0'a yakın.
Sezon öncesi
takımları kısaca tanıtmaya çalıştım. Benden bu kadar.
Sevgiler,
saygılar.
(1 Mart 2002, Cuma)
ilker136@yahoo.com