|
Çok eğlenceli bir All-Star geçirmesek de; Dallas,
yaptığı organizasyon ile taraflı-tarafsız birçok
kişiden tam not aldı. All-Star arasında yaptığımız,
Caron Butler-Josh Howard eksenli takasla,
haftasonunun gerçek kazananının Doğu Karması’nın
değil, Mavericks olduğunu söyleyebiliriz aslında.
Geçen yazımda yazmıştım, yapılacak bir takasla tüm
havanın değişebileceğini. Öyle de oldu gibi şu
anlık. Sezon başından beri sorun yaratan Josh
Howard’ın yanına Drew Gooden, Quintonn Ross ve James
Singleton eklemesi yaparak, Caron Butler, Brendan
Haywood ve DeShawn Stevenson’ı kadromuza kattık ve
sezonun bizim açımızdan kaderini değiştirebilecek
bir işe imza attık. Takası değerlendirip, kısaca
takımdaki son duruma göz atalım.
İlk önce takas senaryolarından başlarsak; hakkımızda
iki tane önemli söylenti vardı. Birincisi,
Philadelphia ile düşünülen Andre Iguodala ve Samuel
Dalembert eksenli takas, ikinicisi ise adı pek çok
takımla anılan, Caron Butler eksenli takastı ve
ikincisini gerçekleştirmeyi başardık. All-Star
arasından önce, Mark Cuban yerel basına yaptığı
(Josh Howard ve Erick
Dampier’ın biten kontratlarının belirterek);
“ Cap esnekliğini kaybetmeyi düşünmüyoruz. “
açıklamasıyla, aslında takasa pek sıcak bakmadığını
belli etmişti. Fakat, son 7 maçta alınan 5
mağlubiyetin yanında, Batı’daki sıralamada yavaş
yavaş takımların bize yaklaşması ve oynanan kötü
basketbol, artık birşeyler yapılmasının sinyallerini
veriyor gibiydi.
Gelen, Gideni Aratır mı?
Dallas, sezon başından beri shooting guard dediğimiz
2 numarada ve pivot poziyonunda sıkıntı yaşıyordu.
Geçtiğimiz yaz, Shawn Marion’ın Mavericks kadrosuna
katılmasıyla; offseasonda, iki ayak bileğinden
ameliyat olan fakat bir türlü eski ritmini bulamayan
Josh Howard’ın 2 numaraya geçmesi bekleniyordu, öyle
de oldu. Fakat bu pozisyonda, karşısındaki hızlı
guardlara karşı çok etkisiz kalmasının yanında, oyun
mantalitesinin de içeri penetrelerden ve yüzdeli
orta mesafe şuttan sıyrılıp, bencil ve sadece isabet
oranı düşük dış şutlara dönüşmesi artık Dallas’taki
kredisini tüketmişti. Şimdi, onun yerine Caron
Butler’ın gelmesi bizi bir kademe daha yukarı
taşıyor kuşkusuz. Neresinden bakarsak bakalım
Butler, çok daha iyi bir oyuncu Josh Howard’tan.
Ayakları Josh’a nazaran çok daha hızlı ve savunma
konusunda daha iyi olduğu için bu noktadaki
açığımızı fazlasıyla kapayacağını düşünüyorum. Bu
seneki diğer bir sıkıntımız da hücumda sadece
Nowitzki’nin eline bakmamız. Şuta dayalı bir
basketbol oynuyoruz ve şutlar girmediği zaman
tıkanıp kalıyoruz ve rakiplerimiz maç içinde uzun
seriler yakalayabiliyor. Bu sıkıntıyı da Caron
Butler’ın skorerliğini, içeri yapacağı penetreleri
ve atletikliğini kullanarak kapayacağımızı umuyorum.
Ek olarak, bu sezonu pek parlak geçirmeyen DeShawn
Stevenson için Dallas’a gelmek iyi bir değişiklik
olursa, kısa rotasyonumuzun iyiden iyiye
derinleşeceğini düşünmekteyim. Yani neresinden
bakarsak bakalım, bizim için bu takas her yönüyle
pozitif gözükmekte.
Bir paragraf da Brendan Haywood’a açmak gerek.
Dallas’ın gerçek anlamda sadece bir tane pivotu var
ve o da sene başından beri diz sorunları ile
boğuşan, sezona mükemmel başlayıp gerisini pek
getiremeyen Dampier. Artık gerisinin gelmemesi, diz
sakatlığına mı yoksa kontratının şartlarını yerine
getiremeyeceğini anladığına mı bağlanır, bilemem ama
bildiğim tek şey bu takıma vasatın üstü bir pivot
takviyesi gerektiğiydi. Aslında, coach Rick
Carlisle, bu pozisyonda Nowitzki’yi fena
yedeklemeyen Drew Gooden’ı denese de; Gooden, fizik
olarak 5 numarada çok yetersiz kaldığı için maalesef
pek verim alamadık bu formülden ve Brendan Haywood
için onu da gözden çıkartmak zorunda kaldık.
Haywood, bu sezon kariyerinin belki de en iyi yılını
geçiyor. Her akşam 10 sayı, 10 ribauntu garanti olan
bir oyun ortaya koydu şu ana kadar Washington’da.
Dampier’a nazaran içeride çok daha hareketli ve daha
iyi bir blok ortalamasına sahip ve kariyerindeki en
iyi ribaunt istatistiğini de bu yıl yakalamış
durumda. (10.2 ile) Ek olarak, lig genelinde, hücum
ribaundu kategorisinde de Kevin Love ve Zach
Randolph’tan sonra 3. sırada gelmesi bizim için
önemli bir artı olarak duruyor. Haywood, şu ana
kadar 9 maça çıktı Dallas forması altında. Oklahoma
maçında benchten başladı, diğer maçlarda da 30
dakikanın üzerine çıktı. Ortalamaları da 10.8 sayı,
10.0 ribaunt. ( Ben Dallas’ı takip ettiğimden beri
böyle pivot ortlaması hatırlamıyorum. ) Son olarak
Thunder deplasmanında Dampier’ın parmağı kırılıp,
yaklaşık olarak 1 ay sahalardan uzak kalacak olması,
Haywood takviyesini çok daha önemli hale getirdi
şüphesiz. Dampier dönene kadar bolca süre bulacağını
tahmin ediyorum.
Olaya bir de finansal yönden bakalım. Takası
yapmadan önce, elimizde biten 2 tane önemli kontrat
vardı. (Josh ve Dampier, gerçi Nowitzki’nin de
oyuncu opsiyonu bulunuyor bu yaz için ama o konuya
başka bir yazıda gireriz) Josh Howard’ın biten
kontratını Washington’a yollamış olduk, zaten
elimizden başka türlü çıkarma lüksümüzün olduğunu da
düşünmüyorum değeri bu kadar düşmüş bir oyuncuyu.
Gelenlerden ise Caron Butler’ın 10 milyon $
civarında 2 yıllık kontratı bulunmakta. Ayrıca 6
milyon $’lık kontratı bu sezon bitecek olan Haywood
var elimizde. Eğer takımda kalmasını istersek, Larry
Bird Hakları’nı kazanacağı için bizim için kolaylık
olacaktır. Olmadı, capimizi 6 milyon $ civarında
boşaltmış oluruz. Kısacası, takasın ekstradan bir
mali yük getirdiğini düşünmüyorum.
Bundan sonraki en önemli görev Rick Carlisle’a
düşüyor bana göre. Yeni gelen oyuncuların takıma
alışma süreci kısaltılıp, aynı şekilde rotasyonun en
kısa sürede belli bir standarta getirilmesi şart.
Mark Cuban ve GM Donnie Nelson, Carlisle’ın eline
yeterli malzemeyi verdi, bundan sonra artık başarı
bekliyor herkes. Hatta ben kendi beklentimi
söyleyeyim; kafadan Batı Finali oynamalıyız bu sene,
ekstradan bir sakatlık vb. birşey olmazsa.
Umarım sezonun ikinci yarısı, ilkine göre çok daha
güzel olacak. Takımdan gelen şu anki sinyaller çok
iyi. Takası yaptıktan sonraki ilk maçta aldığımız
Thunder mağlubiyetinin ardından 8 maçlık galibiyet
serisi yakalamış durumdayız ve bu seriyi en az 15’e
taşıyabiliriz diye düşünüyorum. Kolay bir fikstüre
sahibiz Mart ayında ve önümüzdeki 7 maçtaki
rakiplerimizden sadece Chicago .500 galibiyet
oranının üzerinde. 16 maçı ise Boston ile içerde
oynayacağız, onu da zaman gösterecek diyelim ve
yazıyı noktalayalım. Diğer yazıda görüşmek üzere.
Saygı, sevgi…

|