NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler vs.
|
TRT 6'ncı Adamlar Gençlik
Korosu
14 TEMMUZ 2005, PERŞEMBE
Merhaba. Herkesin sezonu kapadığı şu günlerde
biz de geleneğe uyarak bu sezona bir hatime çekelim dedik ve hafifmeşrep
bir yazıyla, bir süreliğine kepenk indirelim istedik.
Öncelikle San Antonio takım ve taraftarlarını sekiz-dokuz
aylık yorucu bir maratonun ardından kazandıkları ve sonuna kadar
hak ettikleri şampiyonluktan ötürü tebrik edelim. Tahminimiz de
nitekim bu yönde idi ve sezonun hemen her noktasında bunu çoğumuza
hissettirdiler. Ama Detroit takımını da en az Spurs kadar
tebrik etmeliyiz; zira ikinci kez üst üste "underdog"
olarak çıktıkları bir finali daha kazanmak üzereydiler ve
kazanamasalar da zihinlerinde ciddi bir "şampiyon takım
felsefesi" barındırdıklarını ele güne ispatladılar. Ama
hedefe çok yaklaşan takımların hayalini yıkmada aktif oyuncular
arasında bir numara olan Horry yüzünden, benim de bir ara
inanmaya başladığım şampiyonluk hayalleri yıkıldı. Gerçi o müthiş
inkisar-ı hayalin (hayal kırıklığı) ardından, hem de San Antonio'da
maç kazanmak her babayiğidin harcı değildi; ama dediğimiz gibi,
daha çok hak eden kupayı ve yüzükleri aldı gitti.
* * *
Bildiğiniz gibi bu site, fedakâr 6'ncı adamlarla ayakta duruyor.
Sürekli yorumlarını okuma gerektiğini hissettiğimiz 6'ncı adamların
her biri kendine has bir üslup ve bakış açısıyla kalem (yahut
klavye) oynatıyor. Peki hiç düşündünüz mü, hepsinin birleşiminden
nasıl bir şey çıkardı?
Hiç üşenmedim ve biraz kafa yordum. Ortaya çıkan tablo bana şu
sözün tersini hatırlattı: "Aslında bir korodakilerin çoğu
karga seslidir. Ama o kadar karga birleşince ortaya kakofoni değil,
iyi bir şeyler çıkar." Burada ise hepsi tek tek kıymetli
6'ncı adamlarımızın birleşiminin böyle bir sonuç vermediğine şahit
olacağız galiba. Buyurun başlayalım:
Merhaba Sevgili batug.com'cular, sayın patron, takımın cefakar
taraftarları, buraları yıkılıyo kimden yıkılıyo deme cesaretini
gösteren ponponlar, Mösyö Haydar ve diğerleri. (Giriş için
bu kadar uzun bir hitap yeter de artar bile.)
Sezona başlamadan önce bir bakalım kim gitmiş, kim olduğu yerde
saymış, kim iki ileri üç geri yapmış görelim. (Usta birazdan
tek tek tanıtımlara geçer.)
XY: Harikasın be oğlum, sana verdiğimiz extension da helal
olsun. Bu takımın kralı, âlemin franchise oyuncusu sensin. Biliyor
musun, posterin odamın duvarında asılı. Yatmadan önce karşına
geçip geçen sezon bize yaşattığın hatıraların önünde saygıyla
eğiliyor ve hepsini tek tek yâd ediyorum. Harikasın, süpersin,
geçen seni izledim de bu yaz ağırlık çalışarak 5 kilo kas 3 kilo
yağ 2 kilo hıyar eklemişsin vücuduna. Artık takımı şampiyonluğa
ulaştırmanı bekliyorum bu sene. Ama biliyorum, sen de dertlisin.
Diğerleri yata yata karpuzları büyütüyor. Allah seni nazarlardan
saklasın. Hey, takımın diğer tembel elemanları, bakın da örnek
alın ağabeyinizi. Ne, sadece 22 yaşında mı!? Olsun, saygı yaşta
değil ilimdedir… (Anlaşılacağı üzere bahsi geçen takımın lideridir
ve elemana her türlü Komili Sırma, Olin, Ona muamelesi yapılır.)
ABC: Ulan boyundan posundan utan! 2.55 boyundasın hâlâ
1.2 sayı, 0.8 ribaunt ile oynuyorsun. Kontratının da maşallahı
var… Allah belanı versin, Allah müstehakını versin, Allah… Yıkıl
karşımdan, çok sinirlendim, mazlumu getirin. (Bu da takımın
yatan kazması.)
KGB: Ey ajan kılıklı herif. Geçen sene 15 sayı - 10 ribaunt,
bu sene 5 sayı - 3 ribaunt. Yapılır mı bu bize be, ha? Var mı
öyle kontratı alıp üstüne yatmak? Acaba yok mu bu adamı alacak
bir takım? Old York Spinnings'e satabilir miyiz ki? (Bu da
kontrat alan - üstüne yatan bir tip.)
OÖBP: Aferim be Redkit Dede. 51 yaşındasın ama hâlâ takımın
için canını dişine takıyorsun. Arkadaşlarının pek çoğu şu an aramızda
değil ama olsun, ne önemi var 0.0 sayı - 0.1 ribaundun. Varlığın
yeter. Sana ömür boyu kontrat teklifi yapsak yeridir. Gençlere
çok iyi örnek oluyorsun. Gerçi kendi oğlun FOS'ye faydan yok ama.
Adam sünepenin teki. Zaten oldu 32 yaşında. En iyisi basketbolu
bıraktıralım. Zaten yaşlandı. (20 yıllık NBA kariyeri olanlara
duyurulur.)
... Efendim bu sene artık şampiyonluk gelecek. Hiç uçarı kaçarı
yok. Ligler başlasın görüşürüz…
… Dememiş miydim muhteşem oynayacağız diye. 4'te 4 yaptık. Gerçi
yendiklerimiz playoff yapacak takımlar değil ama olsun, güçlülerine
de aynı tarifeyi uygulayacağız. (Takım gayet iyi bir başlangıç
yapmıştır.)
…Geçen haftaki yazımdan (ki genelde çoğu haftalık yazmaz, aylık
veya emekli üç aylığına benzediği olur) bu yana çok kötü gidiyoruz.
Halbuki sezona ne kadar da güzel başlamıştık ama 4-0'dan sonra
bir anda derecemiz 6-13'e düştü… Hadi toparlanın artık. Kimse
XY'ye yardım etmiyor. Biraz OÖBP çalışıyor. Haydi canlanın biraz.
Çocuk hücumda hep yalnız kalıyor. Ha gayret KGB. İlk dört maçtaki
gibi. Hadi oğlum! (Takım tökezlemeye başlamıştır.)
… Ee, işlerimin yoğunluğu, sınavlarımın bunaltıcılığı, akşam serinliği,
kıl-tüy ve bilumum dış etkenlerden ötürü yazamıyordum, kusura
bakmayın. Bu arada durumumuz biraz daha kötüye gitti; ama daha
sezon başı ve vaziyeti düzeltmek için şansımız sürüyor. 8-25 o
kadar da kötü değil. Tek yapmamız gereken 9-10 maçlık bir winning
streak yakalamak… (Sanki NBA'de her tarafta "winning streak"
bolluğu var da, herkesin kafasına yağmur gibi yağarken bunlara
da düşecek!)
… Bu kadar da olmaz. Bu hakemler resmen şerrrefsiz, bu lig satılmış,
biz de kakılmış. Gördünüz mü son dakikada verilemeyen faulü?!
Belki o verilse farkı 9 sayıya düşürerek son dakikada bir mucize
yapma ihtimalimiz doğacaktı; ama o alçak hakemler yok mu… Tamam,
gerçi maçı izlemedim, internetten takip ettim; ama izleyen arkadaşlar
da öyle diyo... (Hedef saptırmaya devam.)
… Şu transferin son günü gelmeden FOS'u da yolladık ya, ölsem
de gam yemem. Hem yaşlı, hem disiplini bozuyor. Ben de diyordum,
neden bu kadar kötü gidiyoruz? Biraz uğraşırsak All-Star arasından
sonra yakalayabiliriz öndeki grubu. 14-36 ne ki? Haydi aslanlarım.
Oğlum Sercan, sizin kelaynaklar bu sene de playoff yapamayacak.
Dikkat et ağır yükten kurtulduk. Hafif bir şekilde uçacağız üstünüze…
(Umut fakirin ekmeği...)
…Tam vizelere denk gelen normal sezonun son maçları hakkında sizi
bilgilendiremedim, kusura bakmayın. Sonradan atağa da kalkmıştık.
Toplam derecemiz 30-52 olabilir; ama son 32 maçımız 16-16. Dikkatinizi
çekerim, dikkat edin, dikkaaat! (Her türlü mazeret itina ile
üretilir.)
… Bu sezon da şanssızlıklar yakamızı bırakmadı, 11 değişik oyuncu
toplam 318 maç kaçırdı. Yoksa kesin lig birincisiydik. Baksana,
en güvendiğimiz eleman bile tendinitis gakguksakatikis oldu. (Bu
da, takımı sakatlardan çok çeken bir eleman.)
… 4-78'lik dereceyle harika bir tecrübe kazandık. İki ayda bir
maç kazandık. Güzeldi doğrusu. Dikkat ettiyseniz tam 45 buçuk
maçımızı 25 sayı ve altındaki farklı yenilgilerle kapadık. Demek
ki tecrübesiz bir ekibiz. Ama o da olacak. (Yeniden yapılanan
veya yeni kurulan bir takımdan söz ettiğimizi anlamayan yoktur
herhalde.)
… Zaten favoriydik ve bize ısınma gibi gelen sezonun ilk bölümü
tamamlandı, 60-22 ile konferans birincisiyiz ve önümüze gelene
bin tekme… (Muzaffer bir kumandan edasıyla…)
… Oh be, son anda kapağı attık. Artık elensek de gam yemem...
(Sanki eleme ihtimali daha yüksek gibi konuşuyor!) Savaştık,
başardık, veni vidi vici. Bir dakika aklıma harika bir slogan
geldi:
Veni vidi vici / Bizim takım bir inci / Çekil önümüzden pis kinci
/ Yaşasın Çemişkezek Sırtlanları
Görüyorsunuz takım için canım feda. Seneye de bir marş besteledim
mi tamamdır. (Edebi bir arkadaş.)
… Bu takımı yeneriz, hatta ezeriz, hatta ikiyle çarpar, bire böleriz,
sonra sıfır ekler, eksi iki çıkarırız. Seri tahmini: 4-0 (Seri
başlar ve 4-1'le elenirler.)
… Patlıcanlar-Armutlar serisinin kaderini bench deirinliği belirleyecek.
Seri tahmini: 4-2 Patlıcanlar.
(4-1 Armutlar alır.)
… Bir sezon daha böyle noktalandı. Bir şey yapamadık ama bizim
Sercan'ın kazma takımına da geçilmedik. Naniiik. Yuuuh! Seni Şezlongcuların
arasına katmak ne güzel. (İyi ki varsın Sercan, yoksa yazı
yazamayacağız.)
… Bir Şampiyonluğun Hikayesi: Önce sezon açıldı. Sonra ilk gün
maçları oynandı, ardından bizim de maçımızın olduğu ikinci gün
ve sonra… Ama hep azimliydik… Bir an ümitsizliğe düşer gibi oldum;
ama sonra…
Dark blue, dark blue, hey hey hey
We're gonna catch 'em all
On a dark desert highway
We'll kick your butts…
İşte takımıın dans grubuna eklenen son eleman. Bakın da gözünüz
gönlünüz açılsın. Heyt beeaa!
Ayrıca hiçbir yerde bulamayacağınız XY posteri de yanında hediyem
olsun. Kıymetimi bilin…

XY-43: Simply the Best Player on Mars.
Görüşmek üzere, sevgi, saygı, şefkat, merhamet, kin, nefret, intikam
ve hıyanet… Dağılın len!
And the "keçileri kaçııır..."
Not: Yeni mail grubumuz açılmıştır: hayalinizdeyenersinizbiziulankoftehorlar@abidikgubidikgroups.com
Hepinizi gruba üye olmaya davet ediyorum. Manhattan Sıpaları olarak
gurur ve azmimizi devam ettiriyoruz. Ceddin deden…
* * *
Evet, gördüğünüz gibi çorba gibi bir şey
çıktı ortaya. İşte bu yüzden hepsini ayrı ayrı beğeniyorum arkadaşların.
Gerçi daha değinmediğimiz birçok nokta var sezonla alakalı olarak
ama fazla sıkmayalım. Hadi Allahaısmarladık…
Not: Burada hiç kimse hedef alınmamıştır, kimseye garez yoktur,
hemen herkesten ufak tefek bir şeyler eklenmeye çalışılmıştır.
Eski bir altıncı adam olarak, şahısları rencide etmemek için gerekli
hassasiyeti gösterdiğime inanıyorum. Sürç-i lisan ettiysem affola.
Bu sitenin SEVGİLİ ALTINCI ADAMLARI. GAYRETİNİZ, SARFETTİĞİNİZ
ÇABALAR AKLIMDA. HEPİNİZİ GERÇEKTEN SEVİYORUM. BU YAZIYI DA ENGİN
HOŞGÖRÜNÜZE SIĞINARAK YAZMIŞ BULUNUYORUM. HAKKINIZIHELAL EDİN…
Eylül ayında yeni mr. highriser yazılarıyla
bu köşede buluşmak üzere hoşçakalın.
kemalbudak@hotmail.com
DİĞER MR. HIGHRISER YAZILARI
Sezon
sonu ödülleri ve playoff çeşitlemeleri
Basketbolda "Tanrı"
sorunsalı
All-Star
izlenimleri
Point
guard'lar
"Bizim
çocuk", ligin geleceği
|