NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ


COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler vs.

"ABA, buda heşe va mı?"

hepsi hikâye
Hazırlayan:
Selim ATAZ

İbrahim Kutluay, Mehmet Okur ve Kerem Tunçeri'nin rol aldığı Bonusgiller formatlı, afro saçların ön plana çıkarıldığı reklamı izlediğimden beri aklımdaydı bu yazıyı yazmak. Sonra serinin son bölümü vizyona girdi, kıvırcık, kabarık, çalı çırpı yığını saçlı doğal Bonusgil Afro-Amerikalı vatandaşın "İbo, buda heşe va mı?" diye sorması beni tetikledi ve türlü enteresan hadiseyi barındırmış ABA liginin merak uyandırıcı taraflarını kelimelere dökmemi hızlandırdı.

ABA (American Basketball Association) ligi, 1967 senesinden 1976'ya kadar, dokuz sezon faaliyet gösteren bir çok renkli organizasyondu. Ve o dönemde; taraftarların, medyanın ilgisini çekebilmek ve şöhretli oyuncuları kendi takımlarında oynatabilmek için bildiğimiz NBA ligiyle didişmekteydi.

1976 senesinin Haziran ayında, ABA liginin altı takımından dört tanesi New York Nets, Indiana Pacers, San Antonio Spurs ve Denver Nuggets, NBA organizasyonuna katıldılar. Böylece, dokuz sezondur süregelen basketbol ligi savaşları sona erdi ve yeni kulüplerin katılımıyla, 22 ekibin mücadele ettiği NBA ligi, "profesyonel sepettopu branşının en mühim çalenç arenası" durumuna geldi.

ABA tarihe gömülmüş olsa bile, vefalı basketbol tutkunları; üç sayılık atışların ilk kez uygulandığı, maçların kırmızı, beyaz, mavi renklerle bezenmiş gelgelli toplarla oynandığı, koskocaman kıvırcık saçlı, eksantrik görünümlü oyuncuların ahkam kestiği, Julius Erving yani Dr. J (sağda üstte), Moses Malone, Dan "The Horse" Issel gibi cevherlerin ilk kez sahne aldığı modern basketbolün kaynağı bu özel ligi unutamazlar.

ABA ligi takımları, taraftarların merakını uyandırmak ve salonlara çekmek için sayısız orijinal ve gayri ciddi hadiseler yaratmışlardı. Hippi kültürünün türediği ve insan hakları bilincinin sökün ettiği 1960-70 döneminin asi ve başkaldıran atmosferiyle örtüşen sıra dışı ABA ligi, NBA organizasyonunun ciddi, ağırbaşlı, gelenekçi ve sıkıcı tarzı karşısında eğlenceli bir alternatifti. ABA ligi, oynanan görkemli basketbolün yanı sıra, yüksek dozda magazin ihtiva eden olaylarla da gündem oluşturmaktaydı o dönemlerde. Sporcuların bireyselliği öne çıkaran hayat tarzları ve moda yaratan fiyakalı dış görünüşleri, meşhur '68 kuşağının üslubunu yansıtıyordu.

Saç uzatmak ve maçlara devasa hacimli, tortop bir kıl yumağını andıran kafayla çıkmak çok modaydı. Ligin egemen takımlarından, üç kez şampiyonluk yaşayan Indiana Pacers ekibinin kadrosunda yer alan "Dr. Dunk" lakaplı Darnell Hillman (NBA tarihinin resmi olmayan ilk Slam-Dunk şampiyonu - sağda), belki de basketbol tarihinin en geniş kütleli saçlarına sahip oyuncusuydu. Hatta bu özelliği, 23 Ağustos 1997'de tertiplenen "ABA Otuzuncu Yıl Anma Toplantısında" tescil edildi.

Toplantı dahilinde organize edilen ve Dr. J, Freddie Lewis, Larry Kenon, Mike Gale, Artis Gilmore (altta solda), James Silas, Mike Jackson, Rich Jones, Steve Jones ve Darnell Hillman gibi şöhretlerin aday gösterildiği "ABA En Büyük Afro Ödülünü", oy çokluğuyla Hillman kazanmıştı.

Afro saç modası en enerjik çağını 60'ların ortalarından, 70'lerin sonuna değin, "dayanışma" kavramının sembolü olarak yaşadı. Kara tenli ırkın, saçlarının doğal dokusunun avantajıyla başlattığı Afro -diğer adlarıyla "Fırça Saç" veya "Tabii Saç"- akımı, siyah tenli halkın gücünü ve gururunu betimleyen politik bir ifade biçimiydi. Boyut, Afro saçlar için önemli bir kriterdi. Saçın çapı ne kadar büyücek olursa, çevredeki akranlar üzerinde o kadar fazla itibar kazanılıyordu.

Şimdiki NBA ligine döndüğümüzde iki istisnai saç stili görüyoruz. Birincisi Brian Grant'in Jamaikalı "Rastafarian" tarzı gibi uzun, salkım-saçak saçlar; diğeri ise Kevin Garnett stili damdazlak ustura vurulmuş cilalı kafalar. Afro saç şeklinin basketbol alemindeki son temsilcisi Moochie Norris'i de es geçmemek lazım. Bir de Allen Iverson tipi mısır tarlası görünümlü kellesi, Dennis Rodman'ın tabiatüstü renklerle bezenmiş kafası, Latrell Sprewell'in saç örgüleri ve Anthony Mason'ın mesaj panosu gibi harfler kazınmış kellesi da unutulmamalı.

Hayatımıza "alsak alsak bedavaya ne alsak" sloganıyla zınk diye giren, manyaklık derecesinde alışveriş yapan ucube yaratıklar Bonusgiller gibi, ABA şöhretleri de alışveriş yapmaya, giyim kuşamlarıyla gündeme girmeye pek meraklılardı.

Şimdinin muhafazakar Philadelphia Sixers koçu Larry Brown (sağda), giydiği kot tulumlarla ve gökkuşağı renkleriyle süslü son moda kazaklardan ötürü ABA devrinde "Modfather" (Mod: Modern) takma adıyla anılıyordu.

Denver Rockets, Floridians ve son olarak Utah Stars takımlarının kadrosunda yer alan guard Larry Jones'a, sahip olduğu şık şapka koleksiyonundan dolayı "Mad Hatter" (Çılgın Şapkacı) lakabı takılmıştı. Eksantrik şapka modellerini sergilemekten çok hoşlanan Jones, sık sık magazin basını sayfalarında caka satardı.

Bir başka kasket düşkünü Teksas Chaparrals ekibinden Tom Hagan'ın (sağda), takım tanıtımı için çekilen fotoğraflarda verdiği poz hala akıllardadır. Tanıtım demişken 1970-71 sezonunda Pittsburgh Condors takımı için hazırlanan broşürün kapağı için kafasına geçirdiği kocaman Meksika şapkası "Sombrero" ile kamera karşısına geçen John Brisker de unutulmamalı.

Şapka deyince ABA liginin en renkli ekibi Memphis Tams takımından bahsetmek gerekli. Evlerinde oynadıkları açılış maçlarında, koçları Bob Bass (altta solda) dahil, komple ekip olarak sahaya beyaz, yeşil ve altın renklerle işlenmiş acayip şekilli berelerle çıkıyorlardı. Oyuncuların dışında, yine şapkasıyla sivrilen Indiana Pacers maskotu "Dancin' Harry" isimli şahsiyete de değinelim. Molalarda sahne alan, şapkasını hızla çevirerek zıvanadan çıkmışçasına dans ederek taraftarları coşturmaya çalışan bu zat, şimdiki ponpon kızların fonksiyonlarını yerine getirmekteydi. Sömürgeci kıyafetli Virginia Squires maskotu "Mr. Squire" ise, üç köşeli muska tipi şapkası ve bol kıvrımları olan lüle saçlı perukasıyla her yaştan taraftarı oyalamaktaydı.

Ponpon kızları anmışken, şöhretleri Floridians kulübünü gölgede bırakan yetenekli "Ballgirls" (sağda) ekibinden mutlaka söz etmeliyim. Floridians takımının evi Miami Beach Convention Hall'da, maç başlamadan evvel sahaya intikal eden bu alımlı hanımlar; taraftarların kucağına oturarak fotoğraf çektirmeye, hakemlere muziplik yapmaya, molalarda dans etmeye ve devre arasında yiyecek-içecek satma işleriyle uğraşmaya bayılırlardı.

Kalemimiz değmişken, kadınlardan devam edelim... 1970 yılında, Dallas'ta oynana bir maçın devre arasında, kendilerine "WABA" diyen bir grup dişi taraftar; giydikleri mini etekler ve orijinal saç stilleriyle sahayı istila ederek, kendi aralarında maç çevirmişlerdi.

Gangster kostümlerinin ayrı bir havası vardı ABA devrinde. Floridians takımından Sam Robinson, lige katıldığı 1970-1971 sezonunda oynadığı basketbol ile süper bir çaylak portresi çizerken, giysileriyle de takım elbiseli Amerikan eşkıyası modasının öncülerinden olmuştu.

Kentucky Colonels takımından forvet Wendell Ladner (altta solda), giydiklerinden çok, çıplaklığıyla nam salmıştı. Burt Reynolds'ı çağrıştıran çehresi ve verdiği cüretkar pozlar ile bayağı bayan hayran kitlesi oluşturmuştu. Bu ilgiyi keşfeden kulüp yöneticileri, 1973'te bastırdıkları ve Cosmopolitan dergisi ekinde dağıttıkları kısa sürede tükenen dekolte poster ile, Ladner'in albenisini, paraya dönüştürmüşlerdi.

Yani anlayacağınız, basketbolün ABA döneminde, bizim Tele-Vole kültürünü anımsatan bir alay hadise yaşanmış. Ama bunun yanında da, sepettopu sporunun evriminde son derecede ehemmiyetli ve kayda değer bir çalışma alanı olmuş ABA ligi.

Önümüzdeki zamanlarda bu kadim ligi basketbol yönüyle anlatmak dileğiyle hoşça kalın...


atazs@superonline.com


Bu yazı, PİVOT dergisinin Eylül 2002 sayısında yayınlanmıştır.