NBA
TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler
vs.
|
Saldır
numaralı...
Saldıııır, saldır!
(22 KASIM 2004,
PAZARTESİ)
Bu tezahürata yabancı değilsiniz çoğunuz. Bilmeyenler, daha önce
stadlarda vs. rast gelmeyenler için kısaca açıklamak gerekirse;
maçta numaralı tribün önünde (hani şu daha ''elit'' kesmin, daha
aklı başında insanların oturduğu, daha pahalı tribün) saha içi
bir gerginlik yaşandığında, diğer tribünlerdeki taraftarların
numaralı tribünü ''göreve davet ediş'' sloganı. Sanırım
David Stern'ün adalet anlayışından çıkan son cezalardan sonra,
NBA takımlarının salonlarında da geçerli olacak bu saldırı çağrısı.
En azından ben evimin salonundan izlediğim her maçta, sabaha karşı
bir saatte içimden bu sözleri mırıldanacağım. Manyak olduğum için
değil, ortaya çıkan faturanın bu yönde teşvik edici olduğunu
düşündüğüm için.
Olayları hepiniz biliyorsunuz, son olarak Ozan
da yazısında gayet güzel anlattığı için burada bir kez daha hatırlatmayı
gerekli görmüyorum. Verilen cezalara gelince... Yalnızca birkaç
resmi kişiyle olaya karışan tarafa, sezonluk ihraçtan daha hafif
olmayan devasa maç cezası, çoğunlukla sivil mensuplarıyla olayda
yer alan diğer tarafa ise toplam 9 maçlık ceza + sivillere verilecek
hapis ya da herneyse cezalar.
NBA muhtemelen, herkesi müthiş bir şoka uğratan ve imajını zedelediğini
düşündüğü bu olaya karşı masaya çok sert bir yumruk vurarak bir
mesaj vermeye, başka bir deyişle karizma yapmaya çalıştı.
Ama benim gözümde karizma Stern'ün üstüne başına sıçramıştır.
Detroit Pistons, sırf olaya karışanlar sivil kişiler olduğu için
dört oyuncusuna verilen toplam 9 maçlık cezayla (ki 5 tanesi Charlotte
Bobcats maçlarında bitmiş olacak - önemi yok gerçi bu detayın
ama) bu hadiseden sıyrılırken Indiana Pacers'ın bir sezonu
elinden alınıyorsa, hatta son form grafikleri itibariyle benim
gözümde -ve biliyorum ki daha birçok kişinin gözünde- NBA şampiyonluğu
için bir numaralı favori olduğu bir durumda böylesi bir ceza
veriliyorsa, ortada büyük bir haksızlık var demektir.
Detroit taraftarlarının alacağı hapis cezaları beni hiç ilgilendirmiyor.
Yalnızca beni değil, Michigan'da o kişilerin aileleri dışında
da kimseyi ilgilendirmiyor. Peki o zaman söyler misiniz Bay Stern,
Detroit Pistons'ın nesini cezalandırmış oldunuz? Eğer ''Üç-beş
kendini bilmezin yaptığı bir hareket koskoca bir Detroit Pistons
camiasına maledilemez'' diyorsanız - ki dağıttığınız adalet
aynen bunu söylüyor, o zaman tahriklerle kendini kaybeden iki-üç
oyuncunun yaptığı hareketi de koskoca bir Indiana Pacers camiasına
maledemezsiniz. Ama öyle yaptınız! Ron Artest'e 20, diğer ikisine
10'ar maç ceza çakar ama maddi olarak da ümüklerini sıkar, görülmemiş
para cezaları verirdiniz ve o zaman diğer tarafta olduğu gibi
kişiler cezalandırılmış olurdu. Fakat bu cezalar Ron Artest'e,
Jermaine O'Neal'a ve Stephen Jackson'a değil, Indiana Pacers
kulübüne verilmiştir. Hiç bir kabahatleri yokken... Ya da
en azından Detroit Pistons'tan daha fazla kabahatleri yokken...
Ron Artest belki yapmaması gereken bir şey yapmıştır. Ve evet,
bunun karşılığında bir ceza alması gerekir ama hiç kimse bana
bu cezanın ölçülü olduğunu söyleyemez. Ron Artest, kazandıkları
kesinleşen bir maçın sonunda tribüne dalıp ''koduk mu laaan!''
yapmamıştır. Bambaşka bir olay esnasında kendisine yapılan hayvanca
bir harekete karşılık vermiştir. Çok önemli derecede bir fark
söz konusudur. Ozan'ın
da söylediği gibi, kontrat imzalayıp bir NBA oyuncusu oldu diye
robotlaşacak değildir. Bir sorumluluğunu aksatmıştır ama bu sorumsuzluğun
karşılığı da ''sen sezon sonuna kadar git otur da aklın başına
gelsin'' cezası değildir. En azından Detroit'in de canının
o kadar yakılamadığı bir durumda, Artest'e de buna göre bir ceza
verilmeliydi. Zira bu olayda Detroit cephesine çoğunlukla kişisel
cezalar yağacak olması ve camianın yalnızca 9 maçla kurtulması,
bana göre başka olayları tetikler. Başlığa dönüyoruz...
Evet bundan sonra Detroit maçları başta olmak üzere her maçta
tribünlerden sahaya bir müdahale olmasını bekleyeceğim. Madem
şampiyonluk adayı bir takımı safdışı bırakmak bu kadar ucuz, biraz
mide bulandırıcı olacak ama neden bir takımın yöneticisi parayla
kendine intihar komandoları tutup onları rakiplerin üzerine
salmasın ki? Hatta yöneticilere gelmeden, biraz alkol almış fanatik
bir taraftar bundan sonra mesela Garnett'i sezon boyu safdışı
etmek isterse ne olacak?
Bir takım kuruyorsunuz. Mütevazı bir kadro ama koçun disiplini,
kadroyu müthiş bir rotasyonla iliğine kadar kullanışı ve oyunun
her saniyesine hakimiyeti ve de oyuncuların da gerçekten büyük
özverileriyle, o kadro, Doğu Konferansı'ndan da olsa normal sezonu
birinci tamamlıyor. Konferans finalinde yıldızının dizi dönüyor,
ekranlara bakamıyoruz ama o adam cansiperane oynamayı sürdürüyor,
maçı az bir farkla yitiriyorlar. Ertesi maça çıkamıyor ama ne
fayda, öyle bir takım ki 20 civarı farkla alıyor maçı, yıldızından
yoksun ve deplasmanda. Sonunda eleniyorlar ama diş izleri rakibin
üzerinde kalıyor. Bu sezona başlıyorlar, Jermaine'siz yine deplasmanlardan
çıkıyorlar, Artest, Reggie, Foster olmadan gidip Minnesota'yı
sahasında yeniyorlar. İki pivotları da yokken Detroit'e yine deplasmanda
fark atıyorlar. Bu takım kolay mı kuruluyor, mental ve fiziksel
yönden bu kadar sağlam vaziyete kolay mı geliyor? Hayvanın tekinin
attığı birayla bu takımı toptan cezalandırmak bu kadar kolay mı?
Demek bu kadar kolaymış... O zaman ben de diyorum ki:
Saldır numaralı...
Saldıııır, saldır!
orkunco@excite.com
|